<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Genel - Aykut Hukuk Danışmanlık</title>
	<atom:link href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/k/genel-tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 25 Apr 2025 19:32:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/06/favicon.png</url>
	<title>Genel - Aykut Hukuk Danışmanlık</title>
	<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>6284 Sayılı Yasa Nedir?</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/6284-sayili-yasa-nedir/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/6284-sayili-yasa-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[efe]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Dec 2024 12:27:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=1065</guid>

					<description><![CDATA[<p>6284 Sayılı Yasa Nedir? Kamuoyunda 6284 sayılı yasa olarak anılan Ailenin Korunması ve Kadına Karşı  Şiddetin Önlenmesine dair Kanun şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. KORUMA TEDBİRİ [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/6284-sayili-yasa-nedir/">6284 Sayılı Yasa Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><span class="s2">6284 Sayılı Yasa Nedir?</span></h1>
<p>Kamuoyunda 6284 sayılı yasa olarak anılan Ailenin Korunması ve Kadına Karşı  Şiddetin Önlenmesine dair Kanun şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.</p>
<h2><span class="s2">KORUMA TEDBİRİ NEDİR? </span></h2>
<p>Şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru kişilerin korunması için hakim veya mülki amir tarafından hükmedilebilen şiddet mağduru kişinin korunması sağlayan tedbirlerdir.</p>
<h2><span class="s2">KORUMA TEDBİRLERİNDEN KİMLER FAYDALANIR?</span></h2>
<p>Koruma tedbiri kararlarından, şiddete maruz kalan veya şiddete maruz kalma tehlikesi bulunan;</p>
<p>Kadınlar,</p>
<p>Çocuklar,</p>
<p>Aile bireyleri,</p>
<p>Tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişiler yararlanabilir.</p>
<h2><span class="s2">KORUMA TEDBİRLERİ NELERDİR?</span></h2>
<p>6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında iki çeşit koruma tedbiri kararı vardır. Bunlardan ilki koruyucu tedbiri kararı ikincisi ise önleyici tedbir kararıdır.</p>
<h2><span class="s2">MÜLKİ AMİR TARAFINDAN VERİLECEK KORUMA TEDBİRLERİ NELERDİR?</span></h2>
<p>Mülkî amir tarafından verilecek koruyucu tedbir kararları şunlardır.</p>
<p>a) Kendisine ve gerekiyorsa beraberindeki çocuklara, bulunduğu yerde veya başka bir yerde uygun barınma yeri sağlanması.</p>
<p>b) Diğer kanunlar kapsamında yapılacak yardımlar saklı kalmak üzere, geçici maddi yardım yapılması.</p>
<p>c) Psikolojik, meslekî, hukukî ve sosyal bakımdan rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi.</p>
<p>ç) Hayatî tehlikesinin bulunması hâlinde, ilgilinin talebi üzerine veya resen geçici koruma altına alınması.</p>
<p>d) Gerekli olması hâlinde, korunan kişinin çocukları varsa çalışma yaşamına katılımını desteklemek üzere dört ay, kişinin çalışması hâlinde ise iki aylık süre ile sınırlı olmak kaydıyla, on altı yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık net asgari ücret tutarının yarısını geçmemek ve belgelendirilmek kaydıyla Bakanlık bütçesinin ilgili tertibinden karşılanmak suretiyle kreş imkânının sağlanması.</p>
<p>(2) Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde birinci fıkranın (a) ve (ç) bentlerinde yer alan tedbirler, ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde mülkî amirin onayına sunar. Mülkî amir tarafından kırksekiz saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.</p>
<h2><span class="s2">HÂKİM TARAFINDAN VERİLECEK KORUYUCU TEDBİR KARARLARI NELERDİR? </span></h2>
<p>a) İşyerinin değiştirilmesi.</p>
<p>b) Kişinin evli olması hâlinde müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi.</p>
<p>c) 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunundaki şartların varlığı hâlinde ve korunan kişinin talebi üzerine tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması.</p>
<p>ç) Korunan kişi bakımından hayatî tehlikenin bulunması ve bu tehlikenin önlenmesi için diğer tedbirlerin yeterli olmayacağının anlaşılması hâlinde ve ilgilinin aydınlatılmış rızasına dayalı olarak 27/12/2007 tarihli ve 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu hükümlerine göre kimlik ve ilgili diğer bilgi ve belgelerinin değiştirilmesi.</p>
<h2><span class="s2">ÖNLEYİCİ TEDBİR KARARI NEDİR?</span></h2>
<p>Şiddete uğrayan veya şiddet uğrama tehlikesi bulunan kişinin bu şiddete maruz kalmaması için kanunda sayılan önleyici tedbir kararlarına hükmedilebilir. Önleyici tedbir kararları sadece Aile Mahkemesi Hakimi tarafından verilebilir.Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde 5.maddenin birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde yer alan tedbirler, ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde hâkimin onayına sunar. Hâkim tarafından yirmidört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar. Önleyici tedbir kararları şunlardır.</p>
<p>a) Şiddet mağduruna yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması.</p>
<p>b) Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi.</p>
<p>c) Korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması.</p>
<p>ç) Çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı varsa, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, kişisel ilişkinin sınırlanması ya da tümüyle kaldırılması.</p>
<p>d) Gerekli görülmesi hâlinde korunan kişinin, şiddete uğramamış olsa bile yakınlarına, tanıklarına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmaması.</p>
<p>e) Korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi.</p>
<p>f) Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi.</p>
<p>g) Bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahları kolluğa teslim etmesi.</p>
<p>ğ) Silah taşıması zorunlu olan bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı kurumuna teslim etmesi.</p>
<p>h) Korunan kişilerin bulundukları yerlerde alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması ya da bu maddelerin etkisinde iken korunan kişilere ve bunların bulundukları yerlere yaklaşmaması, bağımlılığının olması hâlinde, hastaneye yatmak dâhil, muayene ve tedavisinin sağlanması. ı) Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması ve tedavisinin sağlanması.</p>
<p>Bu Kanunda belirtilen tedbirlerle birlikte hakim, Çocuk Koruma Kanununda yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirler ile Medeni Kanun hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında karar vermeye yetkilidir. Şiddet uygulayan, aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan ya da katkıda bulunan kişi ise Medeni Kanun hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla hâkim, şiddet mağdurunun yaşam düzeyini göz önünde bulundurarak talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir.</p>
<h2><span class="s2">TEDBİR KARARINA UYMAMANIN YAPTIRIMI NEDİR?</span></h2>
<p>Bu Kanun hükümlerine göre hakkında tedbir kararı verilen kişinin, bu kararın gereklerine aykırı hareket etmesi hâlinde, fiili bir suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur.  Tedbir kararının gereklerine aykırılığın her tekrarında, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre zorlama hapsinin süresi onbeş günden otuz güne kadardır. Ancak zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez.</p>
<h2><span class="s2">TEDBİR KARARINA İTİRAZ NASIL YAPILIR?</span></h2>
<p>Bu Kanun hükümlerine göre verilen kararlara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilgililer tarafından aile mahkemesine itiraz edilebilir.  Hâkim tarafından verilen tedbir kararlarına itiraz üzerine dosya, o yerde aile mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde aile mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde asliye hukuk mahkemesine, aile mahkemesi hâkimi ile asliye hukuk mahkemesi hâkiminin aynı hâkim olması hâlinde ise en yakın asliye hukuk mahkemesine gecikmeksizin gönderilir.  İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.</p>
<h2><span class="s2">TEDBİR KARARINI KİM İSTEYEBİLİR?</span></h2>
<p>Tedbir kararı, ilgilinin talebi, Bakanlık veya kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet Savcısının başvurusu üzerine verilir.</p>
<h2><span class="s2">TEDBİR KARARI NEREDEN İSTENİR?</span></h2>
<p>Tedbir kararları en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer Aile Mahkemesinden , mülki amirden ya da kolluk biriminden talep edilebilir.</p>
<p>Gerek tedbir kararlarının alınması gerekse bu kararlara itiraz edilmesi aşamalarında uzman bir <a href="http://Www.aykuthukukdanismanlik.com/iletisim">avukattan</a> yardım almanızı tavsiye ederiz.</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/6284-sayili-yasa-nedir/">6284 Sayılı Yasa Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/6284-sayili-yasa-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Unutulma Hakkı Nedir?</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/unutulma-hakki-nedir/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/unutulma-hakki-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[efe]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Mar 2024 21:02:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=1017</guid>

					<description><![CDATA[<p>UNUTULMA HAKKI NEDİR?  Günümüzde herhangi bir kişi hakkında bilgi alabilmek için arama motoruna o kişinin isminin yazılmasıyla bir çok bilgiye ulaşmak mümkün. Bu kapsamda kişinin geçmişte paylaştığı bir fotoğrafa, hakkında yazılan bir içeriğe kolayca erişilebilmektedir. Böylelikle kişinin bilinmesini istemediği deneyimleri geride bırakması ve geleceğini bu bilgilerden bağımsız olarak şekillendirmesi gitgide zorlaşmaya başlamıştır. Bu endişelerin neticesinde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/unutulma-hakki-nedir/">Unutulma Hakkı Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><b>UNUTULMA HAKKI NEDİR?<span class="Apple-converted-space"> </span></b></h1>
<p>Günümüzde herhangi bir kişi hakkında bilgi alabilmek için arama motoruna o kişinin isminin yazılmasıyla bir çok bilgiye ulaşmak mümkün. Bu kapsamda kişinin geçmişte paylaştığı bir fotoğrafa, hakkında yazılan bir içeriğe kolayca erişilebilmektedir. Böylelikle kişinin bilinmesini istemediği deneyimleri geride bırakması ve geleceğini bu bilgilerden bağımsız olarak şekillendirmesi gitgide zorlaşmaya başlamıştır. Bu endişelerin neticesinde düzenlenmesine ihtiyaç duyulan “Unutulma hakkı”, dijital hafızada yer alan bireylere ait rahatsız edici her türlü kişisel içeriğin, yine bireylerin talebi üzerine bir daha geri getirilemeyecek biçimde ortadan kaldırılması silinmesi olarak tanımlanmıştır. Kişisel içerik, yazı, görüntü veya ses gibi çeşitli formatlarda olabilecektir.</p>
<p>Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/6/2015 tarihli ve E.2014/4-56, K.2015/1679 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir :</p>
<p>“…Unutulma hakkına gelince; unutulma hakkı ve bununla ilişkili olan gerektiği ölçüde ve en kısa süreliğine kişisel verilerin depolanması veya tutulması konuları, aslında kişisel verilerin korunması hakkının çatısını oluşturmaktadır. Her iki hakkın temelinde bireyin kişisel verileri üzerinde serbestçe tasarruf edebilmesini, geçmişin engeline takılmaksızın geleceğe yönelik plan yapabilmesini, kişisel verilerin kişi aleyhine kullanılmasının engellenmesini sağlamak yatmaktadır. Unutulma hakkı ile geçmişinde kendi iradesi ile veya üçüncü kişinin neden olduğu bir olay nedeni ile kişinin geleceğinin olumsuz bir şekilde etkilenmesinin engellenmesi sağlanmaktadır. Bireyin geçmişinde yaşadığı olumsuz etkilerden kurtularak geleceğini şekillendirebilmesi bireyin yararına olduğu gibi toplumun kalitesinin gelişmişlik seviyesinin yükselmesine etkisi de tartışılmazdır.</p>
<p><b>Unutulma hakkı; üstün bir kamu yararı olmadığı sürece, dijital hafızada yer alan geçmişte yaşanılan olumsuz olayların bir süre sonra unutulmasını, başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilerin silinmesini ve yayılmasının önlemesini isteme hakkı olarak ifade edilebilir…”</b></p>
<p>Ülkemizde 5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun”a ek olarak, 1 Ekim 2020 tarihinde yürürlüğe giren 7253 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile unutulma hakkı düzenlenmiştir. Yapılan düzenleme ile, “internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talep etmesi durumunda hâkim tarafından, başvuranın adının bu madde kapsamındaki karara konu internet adresleri ile ilişkilendirilmemesine karar verilebilir. Kararda, Birlik tarafından hangi arama motorlarına bildirim yapılacağı gösterilir.” maddesi eklenmiştir.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<h2><b>İNTERNET HABERİNİN UNUTULMA HAKKI KAPSAMINDA İNTERNET’TEN ÇIKARILABİLMESİ İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR NELERDİR?</b></h2>
<p>-Yayının içeriğinin ne olduğu</p>
<p>-Yayında haberin veya içeriğin<span class="Apple-converted-space">  </span>kaldığı süre</p>
<p>-Olayın güncelliğini yitirip yitirmediği, (Unutulma hakkının ileri sürülebilmesi için olay güncelliğini yitirmiş olmalıdır.)</p>
<p>-Tarihsel bir veri olarak kabul edilememe,</p>
<p>-Kamu yararına katkısı ,toplumsal açıdan haberin değeri, haberin geleceğe ışık tutan niteliği (Unutulma hakkının ileri sürülebilmesi için haberin internette bulunmasında hiçbir şekilde kamu yararı bulunmamalıdır.)</p>
<p>-Habere konu kişinin siyasetçi veya ünlü olup olmadığı,</p>
<p>-Haber veya makalenin konusu, bu bağlamda haberin olgusal gerçekler ya da değer yargısı içerip içermediği, halkın ilgili veriye yönelik ilgisi gibi hususların her somut olay açısından incelenmesi gerekmektedir.</p>
<h2><b>ERİŞİMİN ENGELLENMESİ VEYA İÇERİĞİN ÇIKARILMASINA KARAR VERECEK YETKİLİ VE GÖREVLİ MAHKEME HANGİSİDİR?</b></h2>
<p>1. Görevli Mahkeme: Unutulma hakkı nedeniyle internetten içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararını vermeye görevli mahkeme, Sulh Ceza Hakimliği’dir (5651 sayılı kanun m.9/1).</p>
<p>2. Yetkili Mahkeme: Unutulma hakkı nedeniyle içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararı vermeye yetkili Sulh Ceza Hakimlikleri şunlardır:</p>
<p>İnternet sitesinin Türkiye’de bilinen bir merkez adresi varsa, bu adresteki Sulh Ceza Hakimliği içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararı vermeye yetkilidir.</p>
<p>Mağdurun yerleşim yeri ve oturduğu yer Sulh Ceza Hakimliği de içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararı vermeye yetkilidir (5271 sayılı CMK m.12/5).</p>
<h3><b>ÖRNEK YARGITAY KARARI</b></h3>
<p><i>Yukarıdaki açıklamalar ışığında kanun yararına bozmaya konu dosyadaki somut olay değerlendirildiğinde;</i></p>
<p><i>www.sabah.com.tr adlı internet sitesinde yer alan 08.06.2016 tarihli &#8216;Av. &#8230; ağır cezalık&#8217; başlıklı haberde; başvuran avukatın, vekili olduğu şirketin müşteri portföyünü gizlice ele geçirip bu kişilerden aldığı vekaletnamelerle eskiden vekili olduğu şirket aleyhine davalar açtığı iddiasıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu&#8217;na aykırılık suçundan Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı yönünde bilgiler verildiği görülmektedir.</i></p>
<p><i>Başvuranın 11.12.2019 tarihli dilekçesinde, açılan davanın beraatle sonuçlandığı ve kararın ilgili Bölge Adliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan denetim sonucu kesinleştiği, hakkında internet sitesinde halen erişime açık olan haberin güncelliğini yitirdiği, herkesin erişimine açık olan bu bilgilerin &#8216;unutulma hakkı&#8217; gereği kişilik haklarını da ihlal eder bir hal aldığından bahisle erişimin engellenmesini talep ettiği; ancak talebin Sulh Ceza Hakimliğince kişilik hakkını ihlal eder bir haber olmadığı gibi başvuranın çekişmeli yargıya başvurarak koruma tedbiri isteyebileceği gerekçesiyle reddedildiği, yapılan itirazın da reddedilerek bu kararın da kesinleştiği anlaşılmıştır.</i></p>
<p><i>Yukarıda yazılı genel kuralların, somut uyuşmazlığa uygulanmasına gelince;</i></p>
<p><i>&#8211; Başvuruya konu haberin konusu olan avukatın topluma örnek nitelikte bir meslek sahibi olduğu, yerel ölçekte tanınan bir kişiliği olduğu, hakkında açılan kamu davasının toplumun ilgisini çekebilecek nitelikte olduğu, haberde anlatılanların haber değeri taşıdığı,</i></p>
<p><i>&#8211; Başvuran hakkında yapılan yayın içeriğinin o tarihte (08.12.2016) gerçek bilgilere dayalı olarak yapıldığı ve kamu yararına katkı sunduğu, kişilik haklarını ihlal etmediği, dolayısıyla basın özgürlüğü çerçevesinde kaldığı,</i></p>
<p><i>&#8211; Haberin başvuru tarihine kadar geçen 4 yıla yakın süre yayında kaldığı, ancak bu sürenin unutulma hakkı kapsamında kişilik haklarına aykırılık doğurması için uzun bir süre olma</i></p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/unutulma-hakki-nedir/">Unutulma Hakkı Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/unutulma-hakki-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gaiplik Nedir?</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/gaiplik-nedir/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/gaiplik-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[efe]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Feb 2024 10:30:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=1005</guid>

					<description><![CDATA[<p>GAİPLİK NEDİR? Bir kimsenin ölüm tehlikesi içinde olduğunun bilinmesi ama ondan çok uzun bir süre haber alınamaması ya da çok uzun bir süre yitip gitmiş bulunması durumunda, ilgili kişilerin başvurusuyla, yitikliği yargıç kararıyla onaylanıp kişiliğine son verilmesine gaiplik denir. Gaiplik, Türk Medeni Kanunu 32 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu 32. Madde gaipliğin tanımını [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/gaiplik-nedir/">Gaiplik Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><b>GAİPLİK NEDİR?</b></h1>
<p>Bir kimsenin ölüm tehlikesi içinde olduğunun bilinmesi ama ondan çok uzun bir süre haber alınamaması ya da çok uzun bir süre yitip gitmiş bulunması durumunda, ilgili kişilerin başvurusuyla, yitikliği yargıç kararıyla onaylanıp kişiliğine son verilmesine gaiplik denir.</p>
<p>Gaiplik, Türk Medeni Kanunu 32 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu 32. Madde gaipliğin tanımını şu şekilde yapmıştır.</p>
<p>“ &#8211; Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir.”</p>
<h2><b>Gaiplik Kararı Verilebilmesinin Şartları Nelerdir?</b></h2>
<p>Gaiplik kararının verilebilmesi için 3 şart bulunmaktadır. Bu husus Türk Medeni Kanunu’nun 33. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenmiştir Bunlar;</p>
<p>Ölüm tehlikesi içinde kaybolma, (Örneğin uçak kazası veya deprem sonrası bulunamama vs. gibi durumlar)</p>
<p>Uzun süre boyunca haber alınamama, (örneğin işe gidiyorum diye evden çıkıp bir daha haber alınamama vs.)</p>
<p>Kanunda öngörülen sürelerin geçmiş olmasıdır.</p>
<p>Gaiplik kararının istenebilmesi için, ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması gerekir.</p>
<h2><b>Gaiplik Kararı Nasıl Alınır?</b></h2>
<p>Gaiplik kararının alınabilmesi için , hakları ölüme bağlı kişilerin mahkemeye başvurması gerekir. Bu davalarda Yetkili mahkeme, gaipliğine karar verilmesi istenen<span class="Apple-converted-space">  </span>kişinin Türkiye&#8221;deki son yerleşim yeri; eğer Türkiye&#8221;de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer; böyle bir kayıt da yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesidir. Görevli mahkeme ise Sulh Hukuk Mahkemesidir.</p>
<p><span class="Apple-converted-space"> </span>Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilânla çağırır. Bu süre, ilk ilânın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır. Uygulama da en az iki kez ilan yapılmaktadır.</p>
<h2><b>Gaiplik Kararını Kimler İsteyebilir?</b></h2>
<p>Gaiplik kararını hakları ölüme bağlı kişiler ile TMK 588.maddesinde belirtilen şartların varlığı halinde Hazine isteyebilir.</p>
<h2><b><span class="Apple-converted-space"> </span>Gaiplik Kararının Hüküm ve Sonuçları Nelerdir?</b></h2>
<p>Gaiplik kararının hükmü Türk Medeni Kanunu’nun 35. maddesinde hükme bağlanmıştır.</p>
<p>İlândan sonuç alınamazsa, mahkeme gaipliğe karar verir ve ölüme bağlı haklar, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır. Gaiplik kararı ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur.</p>
<h2><b>Gaipliğine Karar Verilen Kişinin Eşi Yeniden Evlenebilir mi?</b></h2>
<p>Bu sorunun cevabı Türk Medeni Kanunu<span class="Apple-converted-space">  </span>131. Madde de düzenlenmiştir.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>“Gaipliğine karar verilen kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez. Kaybolanın eşi evliliğin feshini, gaiplik başvurusuyla birlikte veya ayrıca açacağı bir dava ile isteyebilir. Ayrı bir dava ile evliliğin feshi, davacının yerleşim yeri mahkemesinden istenir.<span class="Apple-converted-space">  </span>“</p>
<p>Bu düzenlemeye göre gaipliğine karar verilen kişinin eşinin, yeniden evlenebilmesi için öncelikle mahkemeden evliliğin feshi kararı alması gerekir. Bu karar alınmadan yeniden evlenmesi mümkün değildir.</p>
<h2><b>Gaip Kişinin Mirası Nasıl Paylaşılır?</b></h2>
<p>Bu sorunun cevabı Türk Medeni Kanunu 584. Madde de düzenlenmiştir.</p>
<p><b><span class="Apple-converted-space"> </span>Madde 584</b>&#8211; Hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimsenin mirasçıları veya mirasında hak sahibi olan kişiler, tereke malları kendilerine teslim edilmeden önce bu malları ileride ortaya çıkabilecek üstün hak sahiplerine veya gaibin kendisine geri vereceklerine ilişkin güvence göstermek zorundadırlar. Bu güvence, ölüm tehlikesi içinde kaybolma durumunda beş yıl, uzun zamandan beri haber alınamama durumunda onbeş yıl ve her hâlde en çok gaibin yüz yaşına varmasına kadar geçecek süre için gösterilir. Beş yıl, tereke mallarının tesliminden; onbeş yıl, son haber tarihinden başlayarak hesaplanır.</p>
<p><b>Madde 585</b>&#8211; Gaip ortaya çıkarsa veya üstün hak sahibi olduklarını ileri sürenler bu sıfatlarını ispat ederlerse, tereke mallarını teslim almış olanlar, aldıkları malları zilyetlik kuralları uyarınca geri vermekle yükümlüdürler.</p>
<h2><b>Gaip kişi Mirasçı ise Ne olur?</b></h2>
<h3><b>Bu konu da TMK 586. Maddede düzenlenmiştir.</b></h3>
<p>“ Madde 586- Ortada bulunmayan ve mirasın açıldığı anda sağ olup olmadığı ispat edilemeyen mirasçının miras payı resmen yönetilir. Mirasın açıldığı anda ortada bulunmayanın sağ olmaması hâlinde onun miras payı kendilerine kalacak olanlar, gaipliğe ilişkin sürelere ve usule uyarak o kimsenin gaipliğine karar verilmesini ve miras payının kendilerine teslimini isteyebilirler.<span class="Apple-converted-space">  </span>Miras payının teslimi, gaipliğine karar verilen kimsenin mirasının mirasçılara teslimine ilişkin kurallara tâbidir.”</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/gaiplik-nedir/">Gaiplik Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/gaiplik-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnançlı İşlem Nedir?</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/inancli-islem-nedir/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/inancli-islem-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[efe]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jan 2024 09:15:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=985</guid>

					<description><![CDATA[<p>İNANÇLI İŞLEM NEDİR? İnançlı işlem, doğrudan kanunda düzenlenmemekle birlikte uygulamada ve öğretide geçerliliği kabul edilen borçlandırıcı bir işlemdir. Yargıtay içtihatlarında inançlı işlem aşağıda ki şekilde tanımlanmaktadır. “… İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak ve yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmeyi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/inancli-islem-nedir/">İnançlı İşlem Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="p1"><b>İNANÇLI İŞLEM NEDİR?</b></h1>
<p class="p1">İnançlı işlem, doğrudan kanunda düzenlenmemekle birlikte uygulamada ve öğretide geçerliliği kabul edilen borçlandırıcı bir işlemdir. Yargıtay içtihatlarında inançlı işlem aşağıda ki şekilde tanımlanmaktadır.</p>
<p class="p1">“… İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak ve yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmeyi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir…” Y. 14. HD. 7.01.2014 T. 2013/3009 E. 2014/249 K.<span class="Apple-converted-space">  </span></p>
<p class="p1">Uygulamada inançlı işlemler mülkiyetin yönetim ve mülkiyetin teminat amacıyla devrinde, alacağın tahsil, ödeme ve teminat amacıyla devrinde ve ticari senetlerin tahsil ve ödeme amacıyla cirosunda sıkça başvurulan işlemlerdir.</p>
<h2 class="p1"><b>İNANÇLI İŞLEMİN KONUSU NEDİR?</b></h2>
<p class="p1">İnançlı işlemin konusunu devri mümkün olan her türlü malvarlığı değeri teşkil edebilir. Bu hak, bir aynî hak veya bir alacak hakkı olabileceği gibi,<span class="Apple-converted-space">  </span>fikir veya sanat eseri üzerindeki bir hak da olabilir. Bu itibarla, taşınırların, taşınmazların, alacakların, hisse senedine bağlanmış veya bağlanmamış şirket paylarının, fikrî hakların, bir ticari işletmenin inançlı işleme konu edilmesi mümkündür.</p>
<h2 class="p1"><b>İNANÇLI İŞLEMİN İSPATI </b></h2>
<h3 class="p1"><b>Taşınırlara İlişkin İnançlı İşlemlerin İspatı </b></h3>
<p class="p1"><span class="Apple-converted-space">   </span>Taşınırlara ilişkin inanç sözleşmelerinin geçerliliği herhangi bir şekle tâbi değildir . İnançlı işlemin değeri HMK 200 de düzenlenen değeri aşmıyorsa tanıkla ispat edilebilir.</p>
<p class="p1">Bu itibarla inanç sözleşmesine konu taşınırın devri maddede söz edilen tutarı aşmıyorsa, tanık delili dâhil her türlü delil ile ispatı mümkündür. Buna karşılık, taşınırın değeri söz konusu tutarı aşıyorsa, inanç sözleşmesi, kural olarak, yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı ve onu tamamlayan diğer delillerle ispatlanmalıdır. Bu durumda söz konusu şekil ispat şeklidir</p>
<p><b>Taşınmazlara İlişkin İnançlı İşlemin İspatı</b> <span class="Apple-converted-space">   </span></p>
<p class="p1">Uygulamada taşınmazların inançlı devri hukuki sebep olarak satım sözleşmesi gösterilerek gerçekleştirilmektedir. Taşınmazların inançlı temlikinde resmi şekilde düzenlenen taşınmaz satım sözleşmesinde taşınmazı devralanın devredene iade yükümlülüğüne yer verilmese de taraflar taşınmazın belirli koşullar gerçekleştiğinde devredene iade edileceği konusunda aralarında anlaşmaktadırlar. Burada ispat konusu mesele, BK m. 18 f. 1 hükmünden hareketle, satım sözleşmesi görünümünde gerçekleşen resmi şekle uygun sözleşmenin esasen bir inanç sözleşmesi olduğunun ispatıdır. Yani, görünürde her ne kadar taşınmazın ileride kendisine iade edileceği hususuna yer vermeyen ve satım sözleşmesi olarak adlandırılan bir sözleşme söz konusu olsa da, esasen inanan, inanılan ile arasındaki bu sözleşmenin bir inançlı devir sözleşmesi olduğunu iddia etmektedir. Yoksa satım sözleşmesinden ayrı olarak akdedilmiş geçerliliği şekle bağlı bir sözleşmenin varlığını iddia etmemektedir. şekle bağlı olmaksızın zilyetliğin devri suretiyle gerçekleştirildiğinden, davGörünürdeki sözleşmenin aslında inanç anlaşması niteliğinde olduğu yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı ve onu tamamlayan belgelerle ispatlanabilecektir.<span class="Apple-converted-space">   </span></p>
<h2 class="p1"><b>ÖRNEK YARGITAY KARARI</b></h2>
<p class="p1">(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi <span class="Apple-converted-space">        </span>2011/12358 E.<span class="Apple-converted-space">  </span>,<span class="Apple-converted-space">  </span>2011/14385 K.</p>
<p class="p1">K A R A R</p>
<p class="p1">Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.</p>
<p class="p1">Davalılardan &#8230;, davaya cevap vermemiş, davalı &#8230; kendilerine husumet düşmeyeceğini, davalı &#8230; iddianın doğru olduğunu savunmuştur.</p>
<p class="p1">Birleşen davanın davalısı &#8230;, iyiniyetle kayıt maliki olduğunu, davanın reddini savunmuştur.</p>
<p class="p1">Mahkemece, dava kabul edilmiştir.</p>
<p class="p1">Hükmü, birleşen davanın davalısı &#8230; temyiz etmiştir.</p>
<p class="p1">İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir.</p>
<p class="p1">İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır.</p>
<p class="p1">İnançlı işlemin taraflarını, inanan ve inanılan oluşturur. Bir hakkı ya da nesneyi, güvendiği bir kişiye inançlı olarak devreden kimseye “inanan” adı verilir. Devredilen hak veya nesneyi, kendisine ait bir hak olarak kendi yararına, doğrudan doğruya ve dolaylı olarak kullanan kişiye de “inanılan”</p>
<p class="p1">denir. İnananın, inanılana inançlı olarak kazandırdığı hak ya da nesne ise “inanç konusu şey” olarak nitelenir. İnançlı bir işlemde, kazandırıcı işlemin tarafları ile borç doğuran anlaşmanın tarafları aynıdır.</p>
<p class="p1">İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.</p>
<p class="p1">İnanç sözleşmesi, 5.2.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.</p>
<p class="p1">Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, yanlar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge varsa 1086 sayılı HUMK’nun 292., 6100 sayılı HMK’nun 202.maddeleri uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.</p>
<p class="p1">Burada öncelikle, yazılı delil başlangıcının hukuki niteliği hakkında bir açıklama yapılması gerekmektedir. Uygulamada, iddianın senetle ispat edilmesi gereken hallerde senet bulunmamakta ise bu iddiaya komşu olan vakaları somutlaştırılan belgelere yazılı delil başlangıcı denilmektedir ve bu belgeler de hiç kuşkusuz delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla, senet iddia edilen hukuki işlemin doğrudan doğruya delilini teşkil ettiği halde, yazılı delil başlangıcı ihtilaflı hukuki işlemin tam ve doğrudan doğruya delilini teşkil etmez. Bu haliyle yazılı delil başlangıcı işlemin varlığını ihtimal dahilinde gösteren bir belgedir. Fakat, bir hususun yazılı delil başlangıcı kabul edilebilmesi için onun karşı taraftan sadır (karşı taraf elinden çıkmış) bir belge olması ve bu belgenin muhtevası iddianın tamamen ispatına yetmemekle beraber bu iddianın vukuunu ihtimal dahilinde göstermesi gerekir. Örnek olmak üzere hasım tarafın kaleme aldığı fakat imzalamadığı bir belge senet sayılmasa da o belge yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilebilir.</p>
<p class="p1">Bu genel açıklamalardan sonra, somut olaya gelince; mahkemece, bankadan gönderilen 23.07.2008 tarihli yazı ekindeki hesap hareketleri ve dekont yazılı delil başlangıcı kabul edilmiş, iddianın ispatı için aranan sözleşme olmadığı halde tanık dinlenmek suretiyle dava kabul edilmiştir. Ne var ki, yukarıda da belirtildiği üzere bir belgenin yazılı delil başlangıcı kabul edilebilmesi için o belgenin üçüncü bir kişi tarafından değil, hasım elinden çıkması (eli mahsulü olması) zorunludur. Dolayısıyla, bankanın 23.07.2008 tarihli cevabi yazısı ve ekindeki belgelerin yazılı delil başlangıcı olarak kabulüne olanak yoktur. Bunun sonucu olarak da tanık sözlerine başvurularak davanın çözümü yoluna gidilemez. Ancak;</p>
<p class="p1">Davacı, dava dilekçesinde ve delil listesinde “her türlü yasal delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış sayılır. Öncelikli davacıya bu hakkı hatırlatılmalı, inançlı işlemin bir tarafı olan davalı &#8230;’e yönelteceği yemine göre inançlı işlemin var olup olmadığı hususu üzerinde durulmalıdır.</p>
<p class="p1">İddia yemin deliliyle kanıtlanırsa, bu takdirde birleşen davanın davalısı</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/inancli-islem-nedir/">İnançlı İşlem Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/inancli-islem-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Arabuluculuk Nedir?</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/arabuluculuk-nedir/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/arabuluculuk-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[efe]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Sep 2023 02:51:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=957</guid>

					<description><![CDATA[<p>ARABULUCULUK NEDİR?  Arabuluculuk, hukuk sistemi gelişmiş ülkelerde yaygın olarak kullanılan bir &#8220;alternatif uyuşmazlık çözümü&#8221; yöntemidir. Arabuluculuk; tarafların içinde bulundukları uyuşmazlığı tarafsız bir üçüncü kişi yardımı ile mahkemeye gitmeden çözmelerinde kullanabilecekleri bir yöntemdir. Arabuluculuk, “zorunlu arabuluculuk” ve “ihtiyari arabuluculuk” olmak üzere ikiye ayrılmaktadır: Zorunlu Arabuluculuk: Bazı uyuşmazlıklar için mahkemeye dava açmadan önce arabulucuya gitme zorunluluğu vardır. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/arabuluculuk-nedir/">Arabuluculuk Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><b>ARABULUCULUK NEDİR?<span class="Apple-converted-space"> </span></b></h1>
<p>Arabuluculuk, hukuk sistemi gelişmiş ülkelerde yaygın olarak kullanılan bir &#8220;alternatif uyuşmazlık çözümü&#8221; yöntemidir. Arabuluculuk; tarafların içinde bulundukları uyuşmazlığı tarafsız bir üçüncü kişi yardımı ile mahkemeye gitmeden çözmelerinde kullanabilecekleri bir yöntemdir. Arabuluculuk, <b>“zorunlu arabuluculuk”</b> ve <b>“ihtiyari arabuluculuk”</b> olmak üzere ikiye ayrılmaktadır:</p>
<p><b>Zorunlu Arabuluculuk: </b>Bazı uyuşmazlıklar için mahkemeye dava açmadan önce arabulucuya gitme zorunluluğu vardır. Zorunlu arabuluculuk, bu uyuşmazlıklar açısından dava şartıdır. Yani, arabulucuya gitmeden açılan dava, dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir. Ticari davalar ve iş davalarına konu olan bazı talepler (kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, maaşlar vb.) zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmıştır.</p>
<p><b>İhtiyari Arabuluculuk:</b> İhtiyari arabuluculuk, tarafların bir arabulucuya gitme zorunluluğu olmadığı halde uyuşmazlığın çözümü için dava açmadan önce arabulucuya başvurmayı tercih etmesidir. Taraflar üzerinde tasarruf edebilecekleri her türlü özel hukuk uyuşmazlığıyla ilgili ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurabilir.</p>
<h2><b>Kimler Arabulucu Olabilir, Şartları Nelerdir?</b></h2>
<p>Türkiye’de<span class="Apple-converted-space">  </span>arabuluculuk yapabilmek için<span class="Apple-converted-space">  </span>hukuk fakültesi mezunu olmak ve en az beş yıllık mesleki tecrübe sahibi olmak gerekmektedir. Adalet Bakanlığı siciline kayıtlı arabulucu olabilmek için bakanlıkça lisanslanan eğitim kurumlarından teorik ve pratik en az kırk sekiz saat eğitim alınması gerekir. Eğitimden sonra bakanlığın açtığı yazılı ve uygulamalı sınavı geçip sicile kaydolanlar arabulucu unvanını kazanır. Türkiye’de arabulucular sicil ve denetim bakımından Adalet Bakanlığı’na bağlıdır.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<h2><b>Hangi Davalarda Zorunlu Arabuluculuk Şartı Vardır?</b></h2>
<p>Tüketici, Ticaret ve İş Davaları ile Gayrimenkul hukukuna ilişkin bazı dava türlerinde arabuluculuk zorunlu hale getirilmiştir.</p>
<h2><b>Tüketici Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk</b></h2>
<p>6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu’nun 73/A maddesiyle Tüketici mahkemelerinde görüşen uyuşmazlıklar açısından arabulucuya başvuru zorunluluğu getirilmiştir. Dava şartı olarak arabuluculuk</p>
<p>MADDE 73/A – (1) Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Şu kadar ki, aşağıda belirtilen hususlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz:</p>
<p>a) Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar</p>
<p>b) Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar</p>
<p>c) 73/A üncü maddenin altıncı fıkrasında belirtilen davalar</p>
<p>ç) 74 üncü maddede belirtilen davalar</p>
<p>d) Tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar</p>
<h2><b>Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk</b></h2>
<p>6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/a maddesine göre, TTK’nın 4. maddesinde belirtilen tüm ticari davalar ile diğer özel kanunlarda yer alan ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Yani, arabulucuya başvurulmadan bu tür davalar doğrudan Ticaret Mahkemesine açılamaz.</p>
<h2><b>Gayrimenkul Hukukunda Arabuluculuk</b></h2>
<p>Gayrimenkul hukukuna ilişkin aşağıdaki uyuşmazlıklarda da dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (6325 sayılı Kanun m.18/B):</p>
<p>-Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı Kanuna göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar.</p>
<p>-Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar.</p>
<p>-23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklar.</p>
<p>-Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar.</p>
<h2><b>İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk</b></h2>
<p>İş hukukunda işçi ve işveren arasındaki yıllık izin ücreti, fazla çalışma (fazla mesai) ücreti, maaş vb. gibi işçilik alacakları ile ihbar tazminatı, kıdem tazminatı vb. gibi tazminatlardan kaynaklanan uyuşmazlıklar 01.01.2018 tarihinden itibaren zorunlu arabuluculuk yoluyla çözülecektir (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3).<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<h2><b><span class="Apple-converted-space"> </span>Hangi Uyuşmazlık ve Davalar İçin İhtiyati Arabuluculuğa Başvurulabilir?</b></h2>
<p>Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri tüm özel hukuk uyuşmazlıkları, işleri ve davaları ihtiyari arabuluculuk uygulaması ile çözüme kavuşturulabilir (Arabuluculuk Kanunu md.1/2).</p>
<p>Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri ve ihtiyari arabuluculuğa elverişli bazı dava ve işler şunlardır:</p>
<p>-Kural olarak ticaret hukuku ve sigorta hukukuna ilişkin her türlü iş ve dava,</p>
<p>-Maddi ve manevi tazminat davası,</p>
<p>-Mirasta mal paylaşımı, miras hukukundan kaynaklanan saklı pay nedeniyle tenkis davası, muris muvazaası gibi hukuki uyuşmazlıklara dair davalar,</p>
<p>-Boşanmada mal paylaşımı, boşanma davası kesinleşmişse boşanmada maddi ve manevi tazminat talepleri, katkı veya katılma alacağına dair talep ve davalar,</p>
<p>-Gayrimenkul hukukundan kaynaklanan; vekalet görevinin (vekillik yetkisinin) kötüye kullanılması, muris muvazaası nedeniyle açılan davalar, usulsüz tasarruf vb. gibi nedenlerle nedenlerle açılan tapu iptal ve tescil davası, gayrimenkule yapılan müdahalenin men-i (tecavüzün önlenmesi) davası, işgal tazminatı (ecrimisil) davası, önalım (Şufa) davası , ortaklığın giderilmesi/izale-i şüyu davaları, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile ilgili uyuşmazlıklar.</p>
<h2><b>Hangi Uyuşmazlık ve Davalar İçin Arabuluculuğa Başvurulamaz?</b></h2>
<p><span class="Apple-converted-space"> </span>Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri hukuki sorunlara ilişkin uyuşmazlıklar arabuluculuk yoluyla çözülemez</p>
<p>-Nüfus kaydının düzeltilmesi veya değiştirilmesi davaları,</p>
<p>-Velayet ve vesayete ilişkin davalar</p>
<p>-İdari yargının yetkisine giren tam yargı davası ve iptal davası,</p>
<p>-Vergi hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar,</p>
<p>-İş hukukundan kaynaklanan hizmet veya iş kazasının tespiti vb. gibi tüm tespit davaları.</p>
<p>Ofisimiz de İhtiyari ve Zorunlu Arabuluculuk Hizmeti verilmekte olup bizimle iletişime geçebilirsiniz.</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/arabuluculuk-nedir/">Arabuluculuk Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/arabuluculuk-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yabancılar Hukuku</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/yabancilar-hukuku/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/yabancilar-hukuku/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hosteva]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Jun 2023 13:15:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=796</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yabancılar Hukuku Yabancılar Hukuku alanında sıklıkla yaşanan sorunlar; sınır dışı kararı (deport kararı), sınır dışı kararına itiraz, giriş yasağı, giriş yasağına itiraz, tahdit, tahdit kodunun kaldırılması, oturma (ikamet) izni, idari gözetim kararına itiraz, çalışma izni alınması, gibi konulardır. Bu yazımızda öncelikle sınır dışı kararı ve buna itiraz usulü ile ilgili bilgi vermeye çalışacağız. SINIR DIŞI [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/yabancilar-hukuku/">Yabancılar Hukuku</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="p1">Yabancılar Hukuku</h1>
<p class="p1">Yabancılar Hukuku alanında sıklıkla yaşanan sorunlar; sınır dışı kararı (deport kararı), sınır dışı kararına itiraz, giriş yasağı, giriş yasağına itiraz, tahdit, tahdit kodunun kaldırılması, oturma (ikamet) izni, idari gözetim kararına itiraz, çalışma izni alınması, gibi konulardır. Bu yazımızda öncelikle sınır dışı kararı ve buna itiraz usulü ile ilgili bilgi vermeye çalışacağız.</p>
<h2 class="p1"><b>SINIR DIŞI EDİLME (DEPORT ) NEDİR?</b></h2>
<p class="p1">Türk vatandaşı olmayanlar, yani yabancılar hakkında valilikler tarafından, Türkiye sınırları dışına çıkartılmasını öngören kararlara sınır dışı veya deport kararı denmektedir. Sınır dışı konusunda Uyuşmazlık önüne gelen valilik, sınır dışı kararını vermesi için 48 saatlik zamanı bulunmaktadır.<span class="Apple-converted-space">  </span>Sınır dışı işlemlerinin kimlere ve nasıl uygulanacağı 6458 Sayılı Yabancılar Ve Uluslararası Koruma Kanunu çerçevesinde düzenlenmiştir.</p>
<p class="p1">Sınır dışı etme süreci, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun(YUKK) Yabancılar başlıklı İkinci Kısmının Sınır Dışı Etme başlıklı Dördüncü Bölümünde, 52 ila 60 ıncı maddeleri arasında düzenlenmiştir.</p>
<p class="p1">Sınır dışı etme kararı YUKK’nun 54 üncü maddesinde düzenlenen sebepleri ihlal edenler hakkında uygulanır. Kanunun açık lafzı gereği bu karar sadece valiliklerce alınabilir. Sınır dışı etme kararının değerlendirme ve karar aşaması en fazla 48 saat sürer.</p>
<h2 class="p1"><b>SINIR DIŞI ETME KARARI KİMLER HAKKINDA VERİLİR?</b></h2>
<p class="p1">Kanunun 54 üncü maddesinde yer alan durumlardan birinin veya bir kaçının oluşması durumunda, YUKK’nun 55 inci maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, valiliğin sınır dışı etme kararı alması zorunludur.</p>
<p class="p1">Aşağıda sayılanlar YUKK’nun 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan kimseler olup haklarında sınır dışı etme kararı alınır.</p>
<p class="p1">1)</p>
<p class="p1">a)<span class="Apple-converted-space">  </span>5237 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler (m.54/1-a),</p>
<p class="p1">b)<span class="Apple-converted-space">  </span>Terör örgütü veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar (m.54/1-b),</p>
<p class="p1">c)<span class="Apple-converted-space">  </span>Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar (m.54/1-c),</p>
<p class="p1">ç)<span class="Apple-converted-space">  </span>Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan yollardan sağlayanlar (m.54/1-ç),</p>
<p class="p1">d)<span class="Apple-converted-space">  </span>Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar (m.54/1-d),</p>
<p class="p1">e) <span class="Apple-converted-space">  </span>Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler (m.54/1-e),</p>
<p class="p1">f)<span class="Apple-converted-space">  </span>İkamet izinleri iptal edilenler (m.54/1-f),</p>
<p class="p1">g)<span class="Apple-converted-space">  </span>İkamet izni bulunup da süresinin sona ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on günden fazla ihlal edenler (m.54/1-g),</p>
<p class="p1">ğ) <span class="Apple-converted-space">  </span>Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler (m.54/1-ğ),</p>
<p class="p1">h) <span class="Apple-converted-space">  </span>Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler (m.54/1-h),</p>
<p class="p1">ı) <span class="Apple-converted-space">  </span>Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilenler (m.54/1-ı),</p>
<p class="p1">i)<span class="Apple-converted-space">  </span>Uluslararası koruma başvurusu reddedilenler, uluslararası korumadan hariçte tutulanlar, uluslararası koruma başvurusu kabul edilemez olarak değerlendirilenler, uluslararası koruma başvurusunu geri çekenler, uluslararası koruma başvurusu geri çekilmiş sayılanlar, uluslararası koruma statüleri sona eren veya iptal edilenlerden haklarında verilen son karardan sonra 6458 Sayılı Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de kalma hakkı bulunmayanlar (m.54/1-i),</p>
<p class="p1">j) <span class="Apple-converted-space">  </span>İkamet izni uzatma başvuruları reddedilenlerden, on gün içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar (m.54/1-j).</p>
<p class="p1">k) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/36 md. ; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/31 md.) Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler</p>
<p class="p1">2)<span class="Apple-converted-space">  </span>(Değişik: 3/10/2016-KHK-676/36 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/31 md.) Bu maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri kapsamında oldukları değerlendirilen uluslararası koruma başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler hakkında uluslararası koruma işlemlerinin her aşamasında sınır dışı etme kararı alınabilir.</p>
<h2 class="p1"><b>KİMLER HAKKINDA SINIR DIŞI KARARI ALINAMAZ? </b></h2>
<p class="p1">54 üncü madde kapsamında olsalar dahi, aşağıdaki yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınmaz:</p>
<p class="p1">a)<span class="Apple-converted-space">  </span>Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar (m.55/1-a),</p>
<p class="p1">b)<span class="Apple-converted-space">  </span>Ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler (m.55/1-b),</p>
<p class="p1">c) <span class="Apple-converted-space">  </span>Hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam etmekte iken sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar (m.55/1-c),</p>
<p class="p1">d) <span class="Apple-converted-space">  </span>Mağdur destek sürecinden yararlanmakta olan insan ticareti mağdurları (m.55/1-ç),</p>
<p class="p1">e) <span class="Apple-converted-space">  </span>Tedavileri tamamlanıncaya kadar, psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları (m.55/1-d).</p>
<p class="p1">55 inci madde kapsamında olup olmadıklarına ilişkin değerlendirme her yabancı için ayrı ayrı yapılır. Bu yabancıların ülkede kalabilmesi için YUKK’nun 46 ncı maddesi gereği kendilerine insani ikamet izni verilebilecek olup, bu kimselerden belli bir adreste ikamet etmeleri, istenilen şekil ve sürelerde bildirimde bulunmaları da istenebilecektir.</p>
<p class="p1">Söz konusu durumların sona ermesi hâlinde bu yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınacaktır.</p>
<h2 class="p1"><b>SINIR DIŞI ETME KARARINA KARŞI NE YAPILABİLİR?</b></h2>
<p class="p1">Sınır dışı etme kararı, gerekçeleriyle birlikte hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir. Sınır dışı etme kararına karşı İdare Mahkemesinde dava açılabilir.</p>
<h2 class="p1"><b>İDARE MAHKEMESİNE BAŞVURU NASIL YAPILIR?</b></h2>
<p class="p1">Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine bir dilekçe ile başvurabilir.</p>
<p class="p1">Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir.</p>
<p class="p1">Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır.</p>
<p class="p1">Mahkemenin vermiş olduğu karar kesindir.</p>
<p class="p1">Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.</p>
<h2 class="p1"><b>TÜRKİYE’Yİ TERKE DAVET</b></h2>
<p class="p1">Sınır dışı etme kararı alınanlara, sınır dışı etme kararında belirtilmek kaydıyla, Türkiye’yi terk edebilmeleri için on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre tanınır.</p>
<p class="p1">Türkiye’den çıkış için süre tanınan kişilere, hiçbir harca tabi olmayan “Çıkış İzin Belgesi” verilir.</p>
<p class="p1">Türkiye’yi terke davet edilenlerden, süresi içinde ülkeyi terk edenler hakkında giriş yasağı kararı alınmayabilir.</p>
<p class="p1">Süresi içinde Türkiye’yi terk etmeyen yabancılar, idari gözetim altına alınır.</p>
<p class="p1">Aşağıdaki kişiler Türkiye’yi terke davet edilmez ve kendilerine yukarıda bahsi geçen süre uygulanmaz:</p>
<p class="p1">a) Kaçma ve kaybolma riski bulunanlar,</p>
<p class="p1">b) Yasal giriş veya yasal çıkış kurallarını ihlal edenler,</p>
<p class="p1">c) Sahte belge kullananlar,</p>
<p class="p1">d) Asılsız belgelerle ikamet izni almaya çalışanlar veya aldığı tespit edilenler,</p>
<p class="p1">e) Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar.</p>
<h2 class="p1"><span class="s1"><br />
</span><b>SINIR DIŞI ETMEK ÜZERE İDARİ GÖZETİM KARARI VE SÜRESİ</b></h2>
<p class="p1">İdari Gözetim Kararı</p>
<p class="p1">Sınır dışı etme kararı alınanlardan aşağıda sayılanlar hakkında valilik tarafından idari gözetim kararı alınır:</p>
<p class="p1">Kaçma ve kaybolma riski bulunanlar,</p>
<p class="p1">Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal edenler,</p>
<p class="p1">Sahte ya da asılsız belge kullananlar,</p>
<p class="p1">Kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayanlar,</p>
<p class="p1">Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar.</p>
<p class="p1">Haklarında idari gözetim kararı alınanlar Geri Gönderme Merkezlerinde (GGM) tutulurlar.</p>
<p class="p1">GGM’ndeki idari gözetim süresi altı ayı geçemez. Ancak bu süre, sınır dışı etme işlemlerinin yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamaması hâlinde, en fazla altı ay daha uzatılabilir.</p>
<p class="p1">İdari gözetimin devamında zaruret olup olmadığı, valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirilir. Gerek görüldüğünde, otuz günlük süre beklenilmez.</p>
<p class="p1">İdari gözetiminin devamında zaruret olmadığı değerlendirilenler derhal Bakanlığa bildirilir. Bakanlığın uygun görmesi halinde yabancı hakkındaki idari gözetim kararı kaldırılır. Bu yabancılara kanunun 57/A maddesi uyarınca idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir.</p>
<p class="p1">6458 sayılı YUKK&#8217;un 57 nci maddesinin ikinci fıkrasında sayılan yabancılara ya da idari gözetimi sonlandırılan yabancılara aşağıdaki idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilebilir.</p>
<p class="p1">A) Belirli adreste ikamet etme</p>
<p class="p1">B) Bildirimde bulunma</p>
<p class="p1">C) Aile temelli geri dönüş</p>
<p class="p1">Ç) Geri dönüş danışmanlığı</p>
<p class="p1">D) Kamu yararına hizmetlerde gönüllülük esasıyla görev alma</p>
<p class="p1">E) Teminat</p>
<p class="p1">F) Elektronik izleme</p>
<p class="p1">Yabancıya idari gözetime alternatif yükümlülüklerden bir veya birkaçının getirilmesi durumunda, bu süre 24 ayı geçemez.</p>
<p class="p1">İdari gözetime alternatif tedbirlere uymayan yabancılar idari gözetim altına alınabilir.</p>
<p class="p1">Elektronik izleme yükümlülüğüne tabi tutulan yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı bu karara karşı Sulh Ceza Hakimine başvurabilir. Başvuru yabancının tabi tutulduğu idari yükümlülüğü durdurmaz. Sulh Ceza Hakimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır. Sulh Ceza Hakiminin kararı kesindir.</p>
<h2 class="p1"><b>Gönüllü Geri Dönüş</b></h2>
<p class="p1">Hakkında sınır dışı etme kararı alınmış ve menşe ülkesine gönüllü olarak geri dönmek isteyen düzensiz göçmenlerden Genel Müdürlüğün uygun gördüğü kişilere ayni veya nakdi destek sağlanabilir.</p>
<p class="p1">Düzensiz göçmenlerin gönüllü geri dönüşlerine ilişkin çalışmalar uluslararası kuruluşlar, kamu kurum ve kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği halinde yürütülebilir.</p>
<h2 class="p1"><b>İDARİ GÖZETİM KARARINA KARŞI YARGI YOLU</b></h2>
<p class="p1">İdari gözetim kararı, idari gözetim süresinin uzatılması ve her ay düzenli olarak yapılan değerlendirmelerin sonuçları, gerekçesiyle birlikte yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Aynı zamanda, idari gözetim altına alınan kişi bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa, kendisi veya yasal temsilcisi kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.</p>
<p class="p1">Sulh ceza hakimine başvuru:</p>
<p class="p1">İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir.</p>
<p class="p1">Başvuru idari gözetimi durdurmaz.</p>
<p class="p1">Dilekçenin idareye verilmesi hâlinde, dilekçe yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılır.</p>
<p class="p1">Sulh ceza hâkimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır.</p>
<p class="p1">Sulh ceza hâkiminin kararı kesindir.</p>
<p class="p1">İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden sulh ceza hâkimine başvurabilir.</p>
<p class="p1">İdari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuranlardan, avukatlık ücretlerini karşılama imkânı bulunmayanlara, talepleri hâlinde 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır.</p>
<h2 class="p1"><b>SINIR DIŞI ETME KARARININ YERİNE GETİRİLMESİ</b></h2>
<p class="p1">Geri gönderme merkezindeki yabancılar, kolluk birimi tarafından sınır kapılarına götürülür.</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/yabancilar-hukuku/">Yabancılar Hukuku</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/yabancilar-hukuku/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Motorlu Araç Nedir?</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/motorlu-arac-nedir/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/motorlu-arac-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hosteva]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 May 2023 12:27:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=789</guid>

					<description><![CDATA[<p>MOTORLU ARAÇ NEDİR? 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun (KTK) içinde tanımı yapılmamıştır. Ancak bir aracın motorlu araç olabilmesi için aşağıdaki koşulları taşıması gerekmektedir. Kendi itici gücü ile çalıştırılabilmesi, Bir yerde sabit durumda olmayıp hareket edebilmesi, Bu hareketin toprak üzerinde gerçeklemesi, İstisna olarak makine gücü ile hareket etmesine karşın içten yanmalı veya elektrik motorlu bisikletler bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/motorlu-arac-nedir/">Motorlu Araç Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="p1"><b>MOTORLU ARAÇ NEDİR?</b></h1>
<p class="p1">2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun (KTK) içinde tanımı yapılmamıştır. Ancak bir aracın motorlu araç olabilmesi için aşağıdaki koşulları taşıması gerekmektedir.</p>
<ul class="ul1">
<li class="li1">Kendi itici gücü ile çalıştırılabilmesi,</li>
<li class="li1">Bir yerde sabit durumda olmayıp hareket edebilmesi,</li>
<li class="li1">Bu hareketin toprak üzerinde gerçeklemesi,</li>
</ul>
<p class="p1">İstisna olarak makine gücü ile hareket etmesine karşın içten yanmalı veya elektrik motorlu bisikletler bu yasa kapsamında motorlu taşıt sayılmazlar.</p>
<p class="p1">Ayrıca, web sayfamızda bulunan <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/genel/trafik-kazasi-nedir"><span class="s2">Trafik Kazası Nedir?</span></a> makalemizi de okumanızı öneririz.</p>
<h2 class="p1"><b>MOTORLU ARAÇ İŞLETENLER KİMLERDİR?</b></h2>
<p class="p1">2918 sayılı KTK’da motorlu araç işletenler tanımlanmıştır. İşleten araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı olan kişidir. Ancak ilgili tarafından bir başka kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği veya araç üzerinde hakimiyeti tasarruf hakkı olduğu ispat edilirse o kişide işleten sayılır.</p>
<p class="p1">Motorlu araç işletenlerin sorumluluğu tehlike sorumluluğudur. Tehlike sorumluluğunun genel sonucu olarak işletenler sürücünün ve yardımcı kişilerin kusurlu eylemlerinden kendi kusuru gibi sorumlu olurlar.</p>
<h2 class="p1"><b>SÜRÜCÜ İLE YARDIMCI KİŞİLERİN KUSURUNDAN KENDİ KUSURU GİBİ SORUMLU TUTULAN İŞLETENLER KİMLERDİR?</b></h2>
<ul class="ul1">
<li class="li1">Araç Sahibi,</li>
<li class="li1">İşleten = Araç sahibi olan veya aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işleten veya araç üzerinde fiili tasarrufu bulunan kimse,</li>
<li class="li1">Girişimci = Motorlu aracı bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında işletenler ve çeşitli biçimlerde işletme faaliyetine katılanlar,</li>
<li class="li1">Taşımacılar = Motorlu araçlarla yolcu ve yük taşıma işleri yapanlar,</li>
<li class="li1">Mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta, alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen kişiler,</li>
<li class="li1">Aracın uzun süreli kiracısı,</li>
<li class="li1">Motorlu aracı ödünç alan,</li>
<li class="li1">Motorlu aracı rehin alan,</li>
<li class="li1">Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunanlar,</li>
<li class="li1">Motorlu aracı çalan veya gasp edenler,</li>
<li class="li1">Yarış düzenleyicileri,</li>
</ul>
<h2 class="p2"><b>ARAÇ SAHİBİ VE İŞLETEN SAYILMANIN KOŞULLARI NELERDİR?</b></h2>
<ul class="ul1">
<li class="li1">Trafik sicilinde adı kayıtlı olmak,</li>
<li class="li1">Adına kayıtlı olsun veya olmasın aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işletiyor olmak,</li>
<li class="li1">Araç üzerinde eylemli tasarrufta bulunuyor olmak,</li>
<li class="li1">Trafik siciline henüz kaydolmamış olsa da aracı noter kanalıyla veya icra yoluyla satın almış olmak,</li>
<li class="li1">Mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı olmak,</li>
<li class="li1">Motorlu aracı ödünç veya rehin alan konumunda olmak,</li>
<li class="li1">Motorlu aracı uzun süreli kira sözleşmesi ile kiralayıp kullanıyor olmak,</li>
</ul>
<h2 class="p1"><b>İŞLETENİN TRAFİK KAZASINDAN SORUMLULUĞUNUN KOŞULLARI NELERDİR?</b></h2>
<p class="p3">Motorlu aracı işletenlerin sorumlulukları için motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan bir zarar bulunmalı zarar ile motorlu aracın işletilmesi arasında bir nedensellik ilişkisi bulunmalıdır.</p>
<ul class="ul1">
<li class="li3">Bir zarar doğmuş olmalı=ölüm yaralanma ve bir şeyin zarara uğraması gereklidir,</li>
<li class="li3">Zarar bir motorlu araçtan kaynaklanmalıdır,</li>
<li class="li3">İşletilen bir motorlu araç bulunmalıdır,</li>
<li class="li3">İşletenin sorumlu olabilmesi için zarar ile kaza arasında nedensel bir ilişki bulunmalıdır.</li>
</ul>
<h2 class="p3"><b>İŞLETENLER KİMLERDİR?</b></h2>
<ul class="ul1">
<li class="li3">İşyerinin kullandıkları araçlar kendilerine ait olmayıp da uzun süreli kira sözleşmesi ile kiralanmış ise işleten kiracı konumundaki işyeri sahibi olduğundan işleten olarak olabilecek bir kazadan sorumludur.</li>
<li class="li3">Bazı işyerleri personel taşıma işlerini kendi araçlarıyla değil sözleşme ile başkalarına yaptırmaktadır. Bu durumda taşıma işlerini başkalarına yaptıran işleten konumda olmadığı için 3. Kişilere karşı zarardan sorumludur. Ancak söz konusu kiralanan taşıtı kaza yapması sonucunda işyeri çalışanı zarar görmüşse işveren her türlü sorumludur.</li>
<li class="li3">İnşaat makinelerini işletenler inşaatlarda taşeron olarak iş yapmakta iseler gerek üçüncü kişilere ve gerekse çalışanlara verilen zararlardan dolayı asıl yüklenici-üst işveren ile birlikte ortaklaşa sorumludur.</li>
<li class="li3">Araç kiralama işini meslek edinmiş oto kiralama işi yapan gerçek veya tüzel kişilerin araç gereksinimi olanlara kısa süreleri araç kiralamaları olup bu tür kiralamalarda işleten sıfatı kiracıya geçmeyip oto kiralama işi yapan şirket veya firmanın işleten olarak sorumluluğu devam etmektedir. Oto kiralama işini meslek edinmiş olan ve bu yoldan kazanç elde eden kişiler araçlarını uzun süreli kiraya vermiş olsalar dahi onlar kiracının veya sürücüsünün yaptığı kazadan dolayı üçüncü kişilere karşı sorumludurlar.</li>
<li class="li3">İcra yoluyla araç satışlarında satış işleminin kesinleşmesi birlikte aracın mülkiyeti alıcıya geçer o andan itibaren işleten alıcı olur.</li>
</ul>
<h2 class="p3"><b>İŞLETEN GİBİ SORUMLU OLANLAR KİMLERDİR?</b></h2>
<p class="p3">Kanuna göre doğrudan işleten olarak sayılmamış ancak onun gibi sorumlu olanlardır. Örneğin motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunanlar işleten gibi sorumlu tutulmaktadır.</p>
<p class="p3">Ayrıca, web sayfamızda bulunan <span class="s2">AVM Otoparkında Aracıma Zarar Geldi Ne Yapmalıyım?</span> makalemizi de okumanızı öneririz.</p>
<p class="p1">Yaralanmalı trafik kazası geçirdim ne yapmalıyım? Trafik kazasında yaralanma tazminatı ne kadar? Trafik kazası tazminatı ne kadar sürer? Trafik kazası geçirdim ne kadar tazminat alırım? Soruları aklınıza takılıyorsa İzmir başta olmak üzere Türkiye genelinde faaliyet gösteren <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/iletisim"><span class="s3">Aykut Hukuk &amp; Danışmanlık</span></a> ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<p class="p4"><span class="s4"><a href="https://www.google.com/maps/place/AYKUT+Hukuk+Dan%25C4%25B1%25C5%259Fmanl%25C4%25B1k/@38.4504911,27.1764562,15z/data=!4m5!3m4!1s0x0:0x968fc4018857a62e!8m2!3d38.4504911!4d27.1764562"><b>Aykut Hukuk</b></a><b> </b><a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/"><b>Danışmanlık</b></a></span></p>
<p class="p5">2022©</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/motorlu-arac-nedir/">Motorlu Araç Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/motorlu-arac-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trafik Kazası Nedir?</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/trafik-kazasi-nedir/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/trafik-kazasi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hosteva]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 May 2023 09:11:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=779</guid>

					<description><![CDATA[<p>TRAFİK KAZASI NEDİR? Hukuki olarak trafik kazalarının tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3’üncü maddesinde tanımlanmıştır. İşbu tanıma göre; Karayolunda insan hayvan ve yük taşımaya yarayan motorlu, motorsuz ve özel amaçlı taşıtlar ile iş makineleri ve lastik tekerlekli traktörlerin karıştığı ölüm, yaralanma ve maddi zararla sonuçlanan kazalar trafik kazasıdır. TRAFİK KAZASI SAYILMANIN KOŞULLARI NELERDİR? Kaza [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/trafik-kazasi-nedir/">Trafik Kazası Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="p1"><b>TRAFİK KAZASI NEDİR?</b></h1>
<p class="p2">Hukuki olarak trafik kazalarının tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3’üncü maddesinde tanımlanmıştır. İşbu tanıma göre; Karayolunda insan hayvan ve yük taşımaya yarayan motorlu, motorsuz ve özel amaçlı taşıtlar ile iş makineleri ve lastik tekerlekli traktörlerin karıştığı ölüm, yaralanma ve maddi zararla sonuçlanan kazalar trafik kazasıdır.</p>
<h2 class="p2"><b>TRAFİK KAZASI SAYILMANIN KOŞULLARI NELERDİR?</b></h2>
<ul class="ul1">
<li class="li2">Kaza karayolu üzerinde meydana gelmiş olmalı,</li>
<li class="li2">Olaya hareket halinde olan bir veya birden fazla araç karışmış olmalı,</li>
<li class="li2">Olay sonunda ölüm yaralanma ve maddi zarar doğmuş olmalı,</li>
<li class="li2">Olay ile zarar arasında nedensellik ilişkisi olmalıdır.</li>
</ul>
<h2 class="p2"><b>TRAFİK KAZASI SAYILMAYAN HALLER NELERDİR?</b></h2>
<ul class="ul1">
<li class="li2">Birini öldürme veya yaralama kastıyla aracın üzerine sürülmesi,</li>
<li class="li2">Araca bomba yüklenip terör eylemlerinde kullanılması,</li>
<li class="li2">Aracın garajda bulunduğu sırada yanması,</li>
<li class="li2">Tamirde veya lastik değiştirirken aracın kayarak kişilere zarar vermesi,</li>
<li class="li2">Aracın aküsünün patlaması,</li>
<li class="li2">Araç park halindeyken üzerine binadan kalas saksı ve sair eşyaların düşmesi,</li>
<li class="li2">Elektrik direğinin devrilip aracı zarara uğratması,</li>
<li class="li2">Yolcunun parmağının kapıya sıkışması,</li>
<li class="li2">Kamyona yükleme sırasında işçilerin zarar görmesi trafik kazası sayılmayan hallerdendir.</li>
</ul>
<p class="p2">Yaralanmalı trafik kazası geçirdim ne yapmalıyım? Trafik kazasında yaralanma tazminatı ne kadar? Trafik kazası tazminatı ne kadar sürer? Trafik kazası geçirdim ne kadar tazminat alırım? Soruları aklınıza takılıyorsa İzmir başta olmak üzere Türkiye genelinde faaliyet gösteren <strong>Aykut Hukuk &amp; Danışmanlık</strong> ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<p class="p2"><b>Aykut Hukuk</b><span class="s1"><b> | </b></span><b>Danışmanlık<br />
</b>2023©</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/trafik-kazasi-nedir/">Trafik Kazası Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/trafik-kazasi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trafik Kazalarında Bedensel Zararlar Nedeniyle Tazminat Davaları</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/trafik-kazalarinda-bedensel-zararlar-nedeniyle-tazminat-davalari/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/trafik-kazalarinda-bedensel-zararlar-nedeniyle-tazminat-davalari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hosteva]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2023 12:58:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=738</guid>

					<description><![CDATA[<p>TRAFİK KAZALARINDA BEDENSEL ZARARLAR NEDENİYLE TAZMİNAT DAVALARI Bedensel zarar, haksız bir eylemin, vücut bütünlüğüne verdiği zarardır.  Hukuka aykırı bir eylemle, bir kimseye bedensel olarak zarar veren kişi bu zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Bedensel zarar, trafik kazası, iş kazası, yanlış tedavi veya yaralama gibi eylem ve olaylar sonucunda ortaya çıkabilir. Biz bu makalede özellikle Trafik kazalarından [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/trafik-kazalarinda-bedensel-zararlar-nedeniyle-tazminat-davalari/">Trafik Kazalarında Bedensel Zararlar Nedeniyle Tazminat Davaları</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><b>TRAFİK KAZALARINDA BEDENSEL ZARARLAR NEDENİYLE TAZMİNAT DAVALARI</b></h1>
<p><span style="font-weight: 400;">Bedensel zarar, haksız bir eylemin, vücut bütünlüğüne verdiği zarardır. </span><span style="font-weight: 400;"> </span><span style="font-weight: 400;">Hukuka aykırı bir eylemle, bir kimseye bedensel olarak zarar veren kişi bu zararı tazmin etmekle yükümlüdür.</span> <span style="font-weight: 400;">Bedensel zarar, trafik kazası, iş kazası, yanlış tedavi veya yaralama gibi eylem ve olaylar sonucunda ortaya çıkabilir. Biz bu makalede özellikle Trafik kazalarından kaynaklanan bedensel zararların tazmin edilmesinden bahsedeceğiz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> </span><span style="font-weight: 400;">Ölümlü veya yaralamalı trafik kazası nedeniyle tazminat davası, uygulamada en çok karşılaşılan tazminat davası türüdür. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3.maddesinde trafik kazası ‘’Karayolu üzerinde hareket halinde olan bir ve ya birden fazla aracın karıştığı ölüm, yaralanma ve maddi zararla sonuçlanmış olay’’ olarak tanımlanmıştır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Trafik kazası nedeniyle hem malvarlığı hem de vücut bütünlüğü zarar görebilir. Trafik kazası nedeniyle zarara uğrayanlar veya yakınları da maddi ve manevi tazminat davası açabilirler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54. Maddesine göre bedensel zarar özellikle şunlardır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1.Tedavi Giderleri</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2.Kazanç kaybı</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">3.Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">4.Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bedensel Zarar Türlerini Aşağıdaki gibi sınıflandırabiliriz.</span></p>
<h2><b>1.Geçici İş Göremezlik</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Kaza geçiren kişinin, kalıcı bir sakatlığı olup olmayacağının veya eksilen ve yitirilen bir organ varsa bunun yetkili sağlık kurullarınca ne oranda olduğunun belirlenmesinden önceki tedavi ve iyileşme sürecine geçici tam iş göremezlik durumu denilmektedir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Geçici iş göremezlik zararı, çalışan kişiler yönünden elde ettikleri kazançlar üzerinden, çalışmayan kişiler, ev kadınları, emekliler, yaşlılar, çocuklar yönünden ise asgari ücretlerin geçim indirimsiz net tutarları üzerinden hesaplanacaktır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bazı durumlarda sigorta şirketleri geçici iş göremezlik halinin tedavi giderleri kapsamında olduğundan bu zararlardan kendilerinin değil Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olacağını ileri sürseler de;  Yargıtay yerleşmiş kararlarında ‘’geçici iş göremezlik zararlarının’’ tedavi gideri olmadığını, ‘’bedensel zararlar’’ kapsamında bir zarar olduğunu ve bu tür zararların sigorta şirketleri tarafından ödenmesi gerektiğini kabul etmektedir.</span><span style="font-weight: 400;"> (</span><span style="font-weight: 400;">4. Hukuk Dairesi 2021/4334 E. </span><span style="font-weight: 400;">2021/5347 K.)</span></p>
<h2><b>2.Sürekli İşgöremezlik</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Sürekli işgöremezlik, organ eksilmesi veya organ zayıflaması sonucu beden gücünün belli bir oranda azalması veya büsbütün yitirilmesi durumudur. Bu duruma Yargıtay kararlarında ‘’güç kaybı’’ denmektedir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalışan kişiler yönünden, kişilerin kazançlarında bir azalma olmasa bile, aynı kazancı elde ederken yaşıtlarına ve aynı işi yapanlara göre daha fazla güç harcayacak olması nedeniyle güç kaybı tazminatı istenebilecektir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Trafik kazalarında yaralanan ve beden gücü kaybına uğrayan ev hanımlarıda kendi ev işlerini yaparken sakatlık oranında daha fazla güç harcayacaklarından onların da güç kaybı tazminatı isteme hakları vardır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yine küçük yaşta sakatlanan çocuklar yönünden de Yargıtay çocukların ‘’güç kaybı tazminatını’’ onsekiz yaşından itibaren değil olay tarihinden itibaren hesaplanacağını kabul etmektedir.</span></p>
<h2><b>3.Yaşam Boyu Bakım Giderleri</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Haksız eylem sonucu ağır yaralanan kişi, artık yaşamını tek başına sürdüremeyecekse, yani yaşaması için başkasının sürekli yardımına ihtiyaç duyacaksa bu kişiye güç kaybı tazminatı dışında birde ‘’yaşam boyu bakım giderleri’’ ödenecektir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yaşam boyu bakımın hangi durumlarda söz konusu olacağı ilgili yönetmeliklerde düzenlenmiş olup örnek verecek olursak; ileri derecede felç durumu, iki gözde de yüzde yüz tam görme kaybı, iki elin kaybı, her iki bacağın alttan en az 1/3 nün kaybı ve yok hükmünde olması vs.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yargıtay kararlarında yaşam boyu bakım giderleri ,tedavi giderleri kapsamındadır.2918 sayılı KTK’nın 98. Maddesine göre Sosyal Güvenlik Kurumu’ nun tedavi giderlerinden sorumluluğu hastane masraflarıyla sınırlı olup bunun dışındaki tedavi giderleri sigorta şirketleri ve diğer sorumlular tarafından ödenecektir.</span></p>
<h2><b>4.Ekonomik Geleceğin Sarsılmasından Doğan Kayıplar</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Öğretide, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zarar ‘’ekonomik geleceği sarsılmasaydı kişinin elde edebileceği kazanç ile kazadan sonraki durumuyla gelecekte elde edebileceği kazanç arasındaki fark’’ olarak tanımlanmaktadır. Yargıtay uygulamalarında bu zarar daha çok güç kaybı tazminatı içinde hesaplanmaktadır.</span></p>
<h2><b>5.Tedavi Giderleri</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Yargıtay’ın yerleşmiş kararlarına göre, masraflar kavramının içine zarar görenin beden bütünlüğünü eski haline getirmeye, yani iyileşmeyi sağlamaya veya hastalık ya da sakatlığın artmasını önlemeye yönelik harcamak durumunda olduğu ve ilerde harcaması olası bütün masraflar girer.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tedavi giderleri her türlü delil ile ispatlanabilir.</span></p>
<h2><b>Manevi Tazminat</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Manevi tazminat, kişinin haksız fiil nedeniyle yaşadığı fiziksel acı, psikolojik sarsıntı ve manevi sıkıntıların karşılığında ödenen tazminat türüdür. Bedensel zarara uğrayan kişilere, kalıcı ve geçici işgöremezlik durumuna, sakatlık durumuna, beden gücü kaybının ağır veya hafif olmasına göre uygun miktarda manevi tazminata hükmedilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yaralanmanın yarattığı acının boyutları, Uzuv kaybı ve sakatlanma söz konusu ise bu durumun kişide ömür boyu yaratacağı fiziksel ve psikolojik acı,yüzde veya vücudun açıkta kalan bölümlerinde sabit bir iz kalması nedeniyle yaşanacak manevi sarsıntı gibi durumlar göz önüne alınarak manevi tazminat miktarı belirlenir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">6098 sayılı TBK’nın 56. Maddesinin ikinci fıkrasına göre ağır cismani zarar hallerinde kişinin yakınlarına da manevi tazminat ödenebilir.</span></p>
<h2><b>Bedensel Zararlardan Doğan Tazminat Davalarında Yetkili ve Görevli Mahkeme</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Trafik kazalarında sorumlular, genel olarak işleten, sürücü ve sigorta şirketidir. Zarar görenler, ortaklaşa ve zincirleme sorumluluk kurallarına dayanarak, aynı davada bunların hepsine karşı dava açabilecekleri gibi, yalnız birine karşı da dava açabilirler. Açılan davada davalılar arasında Sigorta Şirketi varsa dava Ticaret Mahkemesinde, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmalıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yolcu taşıma halinde meydana gelen kazalar için yolcu taşıma işi ‘’ticari iş’’ niteliğinde olduğundan görevli mahkeme Ticaret Mahkemeleridir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Trafik iş kazalarında görevli mahkeme İş Mahkemesi olacaktır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aynı davada, bir kısım davalılar yönünden genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi görevliyken bir kısım davalılar yönünden ise özel mahkemeler görevli ise bu durumda davanın özel olan mahkemede açılması gerekir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Örneğin; trafik kazası aynı zamanda trafik iş kazası niteliğindeyse yani işveren ile birlikte üçüncü kişiler ortaklaşa sorumlu isler görevli mahkeme İş Mahkemesi olacaktır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ölüm veya bedensel zararlar nedeniyle açılacak tazminat davalarında zarar görenin dava açarken üç tane seçimlik hakkı vardır.</span></p>
<ol>
<li><span style="font-weight: 400;">a) Haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi (HMK.m.16)</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">b) Davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesi (HMK.m.6)</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">c) Sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemesi ( 2918 sayılı KTK. m. 110/2)</span></li>
</ol>
<p><span style="font-weight: 400;">Davacı bedensel zarardan doğan tazminat davasını bu seçimlik haklarından birini kullanarak açabilecektir.</span></p>
<h2><b>TRAFİK KAZALARINDAN KAYNAKLANAN TAZMİNATLARDA TAHKİM YOLU</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Trafik kazalarından kaynaklı sigorta uyuşmazlıklarında, adli yargı yerlerinde tazminat davası açılabileceği gibi isteğe bağlı bir yol olan sigortacılıkta Tahkim  Komisyonuna da başvurulabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 13. maddesi hükmüne göre trafik kazaları sonucu oluşan tazminat uyuşmazlıklarda komisyona başvurulmasının ön koşulları şunlardır:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1.Trafik kazası sonucu zarar gören tarafından öncelikle tazminat istemiyle ilgili olarak gerekli tüm belgelerle birlikte sigorta şirketine baş</span></p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/trafik-kazalarinda-bedensel-zararlar-nedeniyle-tazminat-davalari/">Trafik Kazalarında Bedensel Zararlar Nedeniyle Tazminat Davaları</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/trafik-kazalarinda-bedensel-zararlar-nedeniyle-tazminat-davalari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tasarrufun İptali Davası Nedir?</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/tasarrufun-iptali-davasi-nedir/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/tasarrufun-iptali-davasi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hosteva]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Dec 2022 19:35:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=711</guid>

					<description><![CDATA[<p>TASARRUFUN İPTALİ DAVASI NEDİR? Tasarrufun İptali Davası İİK 277. vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Borçlunun haciz yahut iflasından önce-henüz tasarruf yetkisi mevcut iken- alacaklılarına zarar vermek amacıyla mal varlığından çıkarmış olduğu mal veya hakların yahut bunların yerine geçen değerlerin, zarar gören davacı alacaklı yönüyle iptali ile geçersizliğini sağlamaya yönelik davadır. DAVANIN TARAFLARI KİMLERDİR? A-Davacı Taraf; • İİK’nın [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/tasarrufun-iptali-davasi-nedir/">Tasarrufun İptali Davası Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="p1"><span class="s1"><b>TASARRUFUN İPTALİ DAVASI NEDİR?</b></span></h1>
<p class="p1"><span class="s1">Tasarrufun İptali Davası İİK 277. vd. maddelerinde düzenlenmiştir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Borçlunun haciz yahut iflasından önce-henüz tasarruf yetkisi mevcut iken- alacaklılarına zarar vermek amacıyla mal varlığından çıkarmış olduğu mal veya hakların yahut bunların yerine geçen değerlerin, zarar gören davacı alacaklı yönüyle iptali ile geçersizliğini sağlamaya yönelik davadır.</span></p>
<h2 class="p1"><span class="s1"><b>DAVANIN TARAFLARI KİMLERDİR?</b></span></h2>
<p class="p1"><span class="s1"><b> A-Davacı Taraf; </b>• İİK’nın 277.maddesi uyarınca; elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan her alacaklı, iflas idaresi yahut 245 inci maddede ve 255 inci maddenin 3. fıkrasında yazılı hallerde alacaklıların kendileridir. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">• Alacaklı alacağının bir başkasına temlik ederse –isterse- temlik alan davacı sıfatıyla davayı devam ettirebilecektir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b> B-Davalı Taraf ; </b>(İİK’nın 282/1.madde ve fıkrası) ; Borçlu ile onun devir ya da ödeme yaptığı kimseler, lehine kazandırma yapılanların vefatı halinde mirasçıları, ayrıca kötü olmaları kaydıyla üçüncü kişiler (uygulamadaki aleyhine de iptal davası açılabilir.</span></p>
<h2 class="p1"><span class="s1"><b>Tasarrufun İptali Davasının Şartları</b></span></h2>
<p class="p1"><span class="s1"><b>a) </b>Tasarrufun iptali davası açılabilmesi için, öncelikle alacaklı ile borçlu arasında gerçek bir borç ilişkisi mevcut olmalıdır. Tasarrufun iptali davası, borçluya ve malı borçludan devralan üçüncü kişiye karşı açılacağından, bu şekilde üçüncü kişinin hukuki güvenliği korunmak istenmiştir. Davacı alacaklı ile davalı borçlu arasında doğan borç ilişkisi gerçek bir hukuki ilişkiye dayanmıyorsa buna bağlı tasarrufun iptali davası açılamaz.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>b) </b>Borçlu hakkında kati veya geçici aciz vesikasının olması gerekir; icra takibi konusu edilen alacağın borçlusu hakkında aciz vesikasının alınması gerekir. Ancak, davanın açılması aşamasında aciz vesikasına ihtiyaç yoktur. Aciz vesikası, sonradan ikame edilebilen dava şartlarındandır. Alacaklı, yani tasarrufun iptali davasında davacı kişi davanın her aşamasında, temyiz süreci de dahil olmak üzere, aciz vesikasını mahkemeye sunabilir. Davanın başında geçici aciz vesikasını sunan davacı, daha sonra kesin aciz vesikasını dosyaya ibraz etmek zorundadır. Borçlunun haczi kabil malı olmadığını gösteren haciz tutanağı da aciz vesikası yerine geçer.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>c</b>) Borçlu hakkında başlatılmış olan icra takibinin kesinleşmiş olması gerekir; hakkında icra takibi başlatılan kişi icra takibine itiraz ederse veya usulüne uygun kendisine tebligat yapılmamışsa icra takibinin kesinleşmesinden bahsedilemeyeceğinden söz konusu icra takibi üzerinden de borçlu hakkında tasarrufun iptali davası açılması mümkün değildir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>d) </b>İcra iflas Kanunu’nun 277. ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali davasının açılabilmesi için iptali talep edilen tasarrufun, icra takibi konusu edilen borcun doğum tarihinden sonra yapılması gerekir.</span></p>
<h2 class="p1"><span class="s1"><b>Tasarrufun İptali Davasında Hak Düşürücü Süre</b></span></h2>
<p class="p1"><span class="s1">Tasarrufun iptali davası, dava konusu işlemin yapıldığı tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süreye tabidir.</span></p>
<h2 class="p1"><span class="s1"><b>Tasarrufun İptali Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme </b></span></h2>
<p class="p1"><span class="s1">Bu davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">*İİK’da bu hususta bir hüküm olmadığından, yetkili mahkeme genel hükümler uyarınca(HMK’nın7.maddesi)borçlunun ya da üçüncü kişi davalının ikametgahı mahkemesinde açılır. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">*Alacak bir sözleşmeden doğuyorsa (mesela kredi sözleşmesi), sözleşmede kararlaştırılan yer mahkemesi de-yetki şartının HMK’nın17.maddesine uygun olması, tacir ile tacir veya kamu tüzel kişisi arasında aktedilmesi kaydıyla yetkili olur.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"> *Yetki itirazında yetkili mahkemenin doğru biçimde gösterilmesi, zorunlu dava arkadaşı olan borçlu ile tasarruf lehtarının ikisinin de yetki itirazını usulünce ileri sürmeleri gerekir. Aksi durumda itiraz geçersiz olacaktır (17.HD’nin 09.05.2012tarihve1609/5943;03.03.2021günve2019/1270-2021/2226)</span></p>
<h2 class="p1"><span class="s1"><b>TASARRUFUN İPTALİ DAVASINDA YARGILAMA USULÜ </b></span><b> </b></h2>
<p class="p1"><span class="s1">•Tasarrufun iptali <span class="Apple-converted-space">  </span>davaları <span class="Apple-converted-space">  </span>HMK 316 ve takip eden maddelerinde düzenlenen «basit yargılama» usulüne tabidir. Hakim<span class="Apple-converted-space">  </span>delilleri serbestçe değerlendirir. Ve bu davalar, tanık vb. her türlü delille ispat edilebilir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">•Davanın usulden reddi halinde davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">.Borcun ödenmesi halinde davanın reddine karar verilir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"> •Yargılama sırasında dava konusu şey borçlunun borcundan dolayı (üçüncü kişide iken) cebri icra ile satılırsa, geriye üçüncü kişiye verilecek para kalmadığı taktirde konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir ve HMK’nın331.maddesi uyarınca dava açılırken haklılık/haksız durumuna göre dava giderleri ve vekalet ücretine hükmedilir. Geriye bir para kalması halinde bunun davalı üçüncü kişiden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"> •Ancak, tasarruf konusu mal üçüncü kişinin borcu nedeniyle cebri icra ile satılması durumunda, davalı üçünce kişi malın satış tarihinde ki rayiç değeri kadar davacının alacağını geçmemek kaydıyla<span class="Apple-converted-space">  </span>tazminata hükmedilir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"> •Borç ödendiği taktirde dava konusuz kalmakla, esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir.</span></p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/tasarrufun-iptali-davasi-nedir/">Tasarrufun İptali Davası Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/tasarrufun-iptali-davasi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
