<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ticaret &amp; Şirketler Hukuku - Aykut Hukuk Danışmanlık</title>
	<atom:link href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/k/ticaret-sirketler-hukuku/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 25 Apr 2025 19:30:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/06/favicon.png</url>
	<title>Ticaret &amp; Şirketler Hukuku - Aykut Hukuk Danışmanlık</title>
	<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tbk ve Tkhk Kapsamında Ayıp Türleri</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/tbk-ve-tkhk-kapsaminda-ayip-turleri/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/tbk-ve-tkhk-kapsaminda-ayip-turleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[efe]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Oct 2023 14:52:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ticaret & Şirketler Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=964</guid>

					<description><![CDATA[<p>TBK VE TKHK KAPSAMINDA AYIP TÜRLERİ 1.Maddi Ayıp Maddi ayıp, satılan malın fiziksel, işlevsel ve yapısal özellikleriyle ilgili olan nitelik eksikliği olarak tanımlanabilir . Satılan malın şekil, renk, görünüm gibi fiziksel, kimyasal ve teknik durumunu etkileyen ayıplar, maddi ayıplardır. Maddi ayıba en çok verilen örnekler satılan malın ezik, çürük, yırtık, kırık, bozuk, çatlak, lekeli vb. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/tbk-ve-tkhk-kapsaminda-ayip-turleri/">Tbk ve Tkhk Kapsamında Ayıp Türleri</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>TBK VE TKHK KAPSAMINDA AYIP TÜRLERİ</h1>
<h2>1.Maddi Ayıp</h2>
<p>Maddi ayıp, satılan malın fiziksel, işlevsel ve yapısal özellikleriyle ilgili olan nitelik eksikliği olarak tanımlanabilir . Satılan malın şekil, renk, görünüm gibi fiziksel, kimyasal ve teknik durumunu etkileyen ayıplar, maddi ayıplardır. Maddi ayıba en çok verilen örnekler satılan malın ezik, çürük, yırtık, kırık, bozuk, çatlak, lekeli vb. olmasıdır. Taşınmaz mallar açısından ise dairenin rutubetli olması, elektrik tesisatının yanlış döşenmesi, su tesisatının sızdırması, taşınmazın çığ bölgesine inşa edilmesi gibi hallerde maddi ayıp söz konusu olur. Satış sözleşmesinin borcunun cins borcu olması halinde satıcı, ortalama nitelikte bir mal teslim ederek borcunu ifa edebilir. Ortalamadan aşağı nitelikte bir malın teslimi konusu ise satıcının ayıptan doğan sorumluluğu doğar. Parça borcunda ise malın nitelikleri özel olarak belirlendiği için bu niteliklerin eksik olması durumunda mal ayıplı olur .</p>
<h2>2.Ekonomik Ayıp</h2>
<p>Satılan malın, alıcının beklediği verimi veya geliri getirememesi halinde ekonomik ayıp söz konusu olur. Bir başka ifadeyle alıcının maldan beklediği yararlanma ve kullanma olanağını azaltan, malın ekonomik değerini düşüren, özellikle satılan şeyin verimini, getirdiği kârı, vergiden muafiyetini vb. niteliklerini etkileyen eksiklikler ekonomik ayıptır. Örneğin, aracın belirtilen oranın %100’ünden daha fazla yakıt tüketmesi, bulaşık makinesinin bulaşıkları iyi temizleyememesi, taşınmaz malın enerji kimlik belgesinin olmaması, satıcının satılan malın belli bir miktarda kira getireceğini söylediği halde beklenen kira gelirinin elde edilememesi gibi durumlarda ekonomik ayıp söz konusu olur. Yargıtay da bir kararında ekonomik ayıbı, “satılan mal veya hizmetin verimi, getirdiği kâr, vergiden muafiyeti veya gizli ücretlendirilmesi gibi iktisadi vasıfların eksik veya ayıplı olması” olarak tanımlamıştır .</p>
<h2>3.Hukukî Ayıp</h2>
<p>Satılan maldan alıcının yararlanmasını veya tasarruf etmesini engelleyen ya da azaltan, hukuk kurallarından kaynaklanan yasaklar veya sınırlamalardan doğan eksiklikler hukukî ayıp olarak tanımlanmıştır . Başka bir ifadeyle, alıcının, satılan maldan tam olarak yararlanmasını engelleyen hukuk normları mevcutsa, bu durumda hukukî ayıp söz konusu olur. Hukukî bir ayıbın bulunmasının şartı, alıcının, satılan maldan yararlanmasını engelleyen yasaklamaların veya sınırlamaların, herkes için bağlayıcı, objektif bir hukuk kuralından kaynaklanması gerekir. Örneğin, iskân izni bulunmayan bir konutun satılması, inşaat veya imar izni bulunmayan bir arsanın satılması, inşaatın uygun olmaması sebebiyle kullanılamaması, kullanımı yasak olan malların satılması, satılan mala gümrükte el koyulması gibi hallerde hukukî ayıp söz konusudur.</p>
<p>Yargıtay bir kararında satılan taşınmazın bulunduğu yerin orman alanları ile ihtilaflı alan lejantına alınmasının hukukî ayıp olduğunu belirtmiştir .</p>
<p>Yargıtay 13. HD, 2015/28311 E. ve 2015/35520 K.: “&#8230;Borçlar Kanunu’nun 219. maddesi uyarınca satıcı, alıcıya karşı herhangi bir suretle bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğe aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese de bile onlardan sorumludur. Somut olayda davacı tarafından satın alınan taşınmazın bulunduğu yerin orman alanları ile ihtilaflı alan lejantına alındığı hususu tartışma konusu değildir. Davalının taşınmazı hukuki ayıplı olarak sattığı anlaşılmaktadır&#8230;”</p>
<p>Satılan mal üzerinde üçüncü bir kişinin üstün hakkı bulunması sebebiyle alıcının satılan malı tam olarak kullanamaması durumunda hukukî ayıp değil, zapt söz konusu olur. TBK md. 214 vd.’da satıcının zapttan sorumluluğu, ayıptan doğan sorumluluğundan ayrı olarak düzenlenmiştir. Satış sözleşmesi kurulduğu anda mevcut olan bir hak sebebiyle üçüncü kişinin, satılan malın tamamını veya bir kısmını alıcının elinden alması durumunda zapttan sorumluluk meydana gelir.</p>
<p>Dolayısıyla üçüncü bir kişinin üstün bir hakka dayanarak satılana el koyması veya alıcının ondan yararlanmasını engellemesi halinde zapttan doğan sorumluluk hükümlerine; alıcının, satılan malı objektif bir hukuk kuralı sebebiyle kullanamaması halinde ayıptan doğan sorumluluk hükümlerine başvurulur. Zapttan doğan sorumluluğun temelinde öznel bir hak varken, hukukî ayıbın temelinde nesnel bir kamu hukukunun sınırlaması mevcuttur. Dolayısıyla zaptın etkisi hak sahibinin hakkından feragat etmesi veya alıcıya icazet vermesi ile ortadan kaldırılabilirken, hukukî ayıpta nitelik eksikliği tarafların beyanıyla giderilemez.</p>
<p>Hukukî ayıp ile zapt arasındaki farklardan biri de hukukî ayıbın kamu hukuku, zapttan doğan sorumluluğun özel hukuk kaynaklı olmasıdır. Bunun yanında olması gereken hukuk açısından zapt halinin de sözleşmeye aykırılık olarak değerlendirilmesi gerektiği görüşü doktrinde dile getirilmektedir. Hukukî ayıp ile hukukî imkânsızlığın da birbirinden ayrılması gerekir. Örneğin, sözleşmenin kurulduğu sırada ihraç edilmesi ya da ithal edilmesi yasak olan bir malın satışında hukukî imkânsızlık vardır. TBK md. 27 uyarınca böyle bir sözleşme hükümsüzdür.</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/tbk-ve-tkhk-kapsaminda-ayip-turleri/">Tbk ve Tkhk Kapsamında Ayıp Türleri</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/tbk-ve-tkhk-kapsaminda-ayip-turleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/ortakligin-giderilmesi-davasi/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/ortakligin-giderilmesi-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hosteva]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Apr 2023 09:56:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ticaret & Şirketler Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=772</guid>

					<description><![CDATA[<p>ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ (İZALE-İ ŞUYU) DAVASI Ortaklığın giderilmesi davası, hisseli yani paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallar için açılabilen bir dava türü olup halk arasında bu davaya izale-i şuyu davası da denilmektedir. Ortaklığın giderilmesi davaları ancak hisseli mülkiyetlerde yani paylı veya elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlar için söz konusudur. Kısacası tam hisseli yani ferdi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/ortakligin-giderilmesi-davasi/">Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="p1"><b>ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ (İZALE-İ ŞUYU) DAVASI</b></h1>
<p class="p1">Ortaklığın giderilmesi davası, hisseli yani paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallar için açılabilen bir dava türü olup halk arasında bu davaya izale-i şuyu davası da denilmektedir.</p>
<p class="p1">Ortaklığın giderilmesi davaları ancak hisseli mülkiyetlerde yani paylı veya elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlar için söz konusudur. Kısacası tam hisseli yani ferdi mülkiyete konu olan taşınmazlar için ortaklığın giderilmesi davası açılamaz.</p>
<p class="p1">Bu davalar paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda ortaklar arasında mevcut olan birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<h2 class="p1"><b>-Ortaklığın giderilmesi iki şekilde gerçekleştirilebilir:</b></h2>
<p class="p1">-Aynen Taksim Suretiyle Ortaklığın Giderilmesi,</p>
<p class="p1">-Satış Suretiyle Ortaklığın Giderilmesi.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<h2 class="p1"><b>AYNEN TAKSİM SURETİYLE ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ NEDİR?</b></h2>
<p class="p1">Aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesi, her taşınır ya da taşınmaz mal için geçerli olamayabilir. Söz konusu taşınır ya da taşınmaz malın bölünebilir niteliğini haiz olması gerekir. Mahkeme tarafından ilk olarak dava konusu taşınır ya da taşınmaz malın taksiminin mümkün olup olmadığı incelenecektir. Mahkemece yapılacak keşif sonrası aynen taksim mümkün ise fen bilirkişisine taksim projesi düzenlettirilmesi gerekir.</p>
<p class="p1">Aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesinde taşınır ya da taşınmaz mal, paydaşların sayısınca taksim edilir. Dava konusu malın paylarının eşitlenemediği durumlarda eksi parça yönünden değeri tutarında para eklenmesi de söz konusu olabilecektir.</p>
<p class="p1">Aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesine örnek olarak üç paydaşı bulunan bir arazinin, birbirine denk üç parçaya bölünerek paydaşlara bırakılmasını örnek verebiliriz.</p>
<h2 class="p1"><b>SATIŞ SURETİYLE ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ NEDİR?</b></h2>
<p class="p1">Satış suretiyle ortaklığın giderilmesi, taşınır ya da taşınmaz malın icra kanalı ile satılarak satış tutarının ortaklar arasında payları oranında bölünmesidir. Aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesinin mümkün olmadığı durumlarda satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilir.</p>
<p class="p1">Satış suretiyle ortaklığın giderilmesi, İcra ve İflas Kanununda yer alan hükümler uyarınca açık artırma ile gerçekleştirilir. Satışın ortaklar arasında da gerçekleştirilmesi mümkündür fakat belirtmek gerekir ki bu durumda bütün ortakların rızası aranır.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<h2 class="p1"><b>ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI KİME KARŞI AÇILIR?</b></h2>
<p class="p1">Türk Medeni Kanunu’nun 698. maddesinin 1. fıkrasına göre; “Hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir.”</p>
<p class="p1">Yukarıdaki madde uyarınca ortaklığın giderilmesi davasında dava açma hakkı hissedarlara aittir. Yani ortakların her biri malın paylaşılmasını isteyebilir. Davanın davalıları ise diğer ortaklardır.</p>
<h2 class="p1"><span class="Apple-converted-space"> </span><b>ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI HANGİ MAHKEMEDE AÇILIR?</b></h2>
<p class="p1">Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davasında yetkili mahkeme taşınmaz malın bulunduğu yer mahkemesidir. Görevli mahkeme ise Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Birden fazla taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açılacak ise, taşınmazlardan birinin bulunduğu yer<span class="Apple-converted-space">  </span>mahkemesinde de dava açılabilir. Ancak yeni düzenleme ile bu davalarda, dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu hale getirilmiştir.</p>
<h2 class="p1"><b><span class="Apple-converted-space"> </span>ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASINDA MAHKEME HARÇ VE GİDERLERİ</b></h2>
<p class="p1">Ortaklığın giderilmesi davasında nisbi harçlar şu şekildedir: Gayrimenkulün satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesi halinde, taşınmaz malın satış bedelinden bir ortağın payına düşecek paranın binde 11,38 kadar nisbi karar ve ilam harcı alınmaktadır. Taşınmaz malın aynen taksim suretiyle paylaştırmaya karar verilmesi halinde gayrimenkul değerinin binde 4,55’i oranında nisbi karar ve ilam harcına hükmedilecektir. Davayı açan paydaş dava harcını ve mahkeme giderlerini davanın başında ödemek zorunda kalsa da davanın sonunda mahkeme giderleri ve avukatlık ücretleri payları oranında taraflara yükletilir.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<h2 class="p1"><b>ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASINDA MUHDESATIN AİDİYETİ KONUSUNDA ÇEKİŞME OLMASI HALİNDE NE YAPILIR?</b></h2>
<p class="p1">Ortaklığın giderilmesi davasının konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç, tesis gibi bütünleyici parçalar bulunuyor ise ve bu muhdesatların kime ait olduğu konusunda ortaklar arasında anlaşmazlık var ise, bu uyuşmazlığın ayrı bir dava açılmak suretiyle giderilmesi gerekir. Uygulamada bu davalara “muhdesatın aidiyetinin tespiti davası” denilmektedir. Bu davanın açılması halinde, bu dava, izale-i şuyu davasında bekletici mesele yapılır.</p>
<h2 class="p1"><b>ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVALARINDA ZAMANAŞIMI</b></h2>
<p class="p1">Ortaklığın giderilmesi davası her zaman açılabilir. Bu davalarda zamanaşımı süresi yoktur. Ancak dava açılıp ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş ise bu kararın kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde satış kararının infazı istenmelidir. Yani satışa ilişkin karar kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl dolduktan sonra zamanaşımına uğrar.</p>
<p class="p1">Ortaklığın giderilmesi davaları için daha ayrıntılı bilgi almak için ofisimizin<span class="Apple-converted-space">  </span>Taşınmaz Hukukunda uzman avukatlarıyla iletişime geçebilirsiniz.</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/ortakligin-giderilmesi-davasi/">Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/ortakligin-giderilmesi-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Limited Şirket Ortaklarının Kamu Borçlarından Sorumluluğu</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/limited-sirket-ortaklarinin-kamu-borclarindan-sorumlulugu/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/limited-sirket-ortaklarinin-kamu-borclarindan-sorumlulugu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hosteva]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Feb 2023 12:56:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ticaret & Şirketler Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=744</guid>

					<description><![CDATA[<p>LİMİTED ŞİRKET ORTAKLARININ KAMU BORÇLARINDAN SORUMLULUĞU Limited Şirketler, kişi şirketlerine özgü bazı özellikler de içeren sermaye şirketlerindendir. Limited Şirketler, borçlarından tüm malvarlıklarıyla sorumludurlar. Limited Şirketin ortaklarının sorumluluğu ise taahhüt ettikleri sermaye payı ile sınırlı olmak üzere sadece şirkete karşıdır. Ayrıca TTK m. 573. maddesi gereğince de ortaklar, şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/limited-sirket-ortaklarinin-kamu-borclarindan-sorumlulugu/">Limited Şirket Ortaklarının Kamu Borçlarından Sorumluluğu</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><strong>LİMİTED ŞİRKET ORTAKLARININ KAMU BORÇLARINDAN SORUMLULUĞU</strong></h1>
<p>Limited Şirketler, kişi şirketlerine özgü bazı özellikler de içeren sermaye şirketlerindendir. Limited Şirketler, borçlarından tüm malvarlıklarıyla sorumludurlar. Limited Şirketin ortaklarının sorumluluğu ise taahhüt ettikleri sermaye payı ile sınırlı olmak üzere sadece şirkete karşıdır. Ayrıca TTK m. 573. maddesi gereğince de ortaklar, şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdürler. Ancak bu kuralın bazı istisnaları olup bunlardan biri de Amme Alacaklarının Tahsili Usülü Hakkında ki kanunda düzenlenen kamu alacaklarının tahsiline ilişkin hükümlerdir.</p>
<h2><strong>LİMİTED ŞİRKET ORTAĞININ SINIRLI SORUMLULUĞUNUN İSTİSNALARINDAN BİRİ  AATUHK M. 35 DİR.</strong></h2>
<p>Amme Alacaklarının Tahsil usulü Hakkında Kanun’un değişik  35. maddesi, 4369 sayılı Kanun  limited şirket ortaklarının yalnızca şirkete karşı olan sorumluluklarına önemli bir istisna  getirmektedir. Maddeye göre; “Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tâbi tutulurlar.</p>
<h2><strong>KAMU (AMME) ALACAKLARI NELERDİR?</strong></h2>
<p>Zira “kamu alacağı” kavramı; Kanun’un 1. ve 2. maddelerinde oldukça geniş şeklide sayılan alacakları ifade eder . Buna göre; devlete, il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer’i alacaklar kamu alacağıdır.</p>
<p>Limited şirket ortaklarının sorumluluğuna gidilebilmesinin  şartları şunlardır ;</p>
<p>1-) Şirket borcunun kamu borcu olması gerekmektedir.</p>
<p>2-Kamu borcunun şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememiş olması veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmış olması gerekmektedir.</p>
<p>Tahsil edilemeyen kamu alacağı; kamu borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin kamu alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen kamu alacaklarını ifade eder (AATUHK m. 3).</p>
<p>Tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağı; kamu borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin kamu alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflâs kararı verilen kamu borçlusundan aranılan kamu alacağının iflâs masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip işlemlerinin herhangi bir aşamasında kamu borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan kamu alacaklarını ifade eder (AATUHK m. 3).</p>
<p>Bu şartların gerçekleşmesi halinde şirket ortakları kamu borçlarından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacaktır.[1] Limited şirket ortaklarının, şirketin kamu borçlarından doğan sorumluluğu, ikinci derece sorumluluktur. Yani bu borçlardan dolayı önce şirkete karşı takip yapılmalı bu takibin sonuçsuz kalması halinde ortakların sorumluluğuna gidilmelidir. Kamu borcundan her ortak, kendi payı oranında sorumludur. Kamu alacağını ödeyen ortak, ödediği tutarın kendi payı haricindeki kısmı için diğer ortaklara rücu edebilir.</p>
<h2><strong>LİMİTED ŞİRKETİN MÜDÜRLERİNİN KAMU BORÇLARINDAN SORUMLULUĞU </strong></h2>
<p>Limited şirketlerin, tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu borçlarından müdürler de şahsen sorumludur. Limited şirketin müdürlerinin sorumluluğu da ikinci derece sorumluluktur.  Limited şirkete ait vergi ve buna bağlı borçların müdürlerin malvarlığından alınabilmesi için, vergi borcunun limited şirketin malvarlığından kısmen veya tamamen karşılanamamış olması ve bunun müdürlerin vergi ile ilgili ödevlerini yerine getirmemiş olmasından kaynaklanmış olması gerekir. Danıştay’ın 20.06.2019 tarih ve 30807 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 11.12.2018 T., 2013/1 E. ve 2018/1 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda; limited şirket tüzel kişiliğinden tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi borcunun, şirket ortaklarından tahsili için, öncelikle kanuni temsilcilerin takibinin gerekmediğine hükmedilmiştir. Bu karar ile müdürler ve ortaklar, şirketin kamu borçlarından dolayı “ikinci derecede ve birinci sırada sorumlu” olarak aynı anda takip edilebilir.</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/limited-sirket-ortaklarinin-kamu-borclarindan-sorumlulugu/">Limited Şirket Ortaklarının Kamu Borçlarından Sorumluluğu</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/limited-sirket-ortaklarinin-kamu-borclarindan-sorumlulugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ticari Satışlarda Ayıp İhbarı Nasıl Yapılır?</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/ticari-satislarda-ayip-ihbari-nasil-yapilir/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/ticari-satislarda-ayip-ihbari-nasil-yapilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hosteva]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Jul 2022 18:10:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ticaret & Şirketler Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=636</guid>

					<description><![CDATA[<p>TİCARİ ALIM SATIMLARDA AYIP İHBARI NASIL YAPILIR? Satıcıyla alıcı arasında gerçekleşen mal satışlarında malın kararlaştırılan özelliklerde olmaması ya da objektif olarak taşıması gereken özelliklere sahip olmaması halinde mal ayıplıdır. Türk Hukuk Sisteminde ayıplı mal kavramı üç ayrı kanun çerçevesinde düzenlenmiştir. Bunlar Tüketici işlemi olan satışlara ilişkin TKHK m. 8-12 hükümleri, Tüketici işlemi olmayan adi satışlara [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/ticari-satislarda-ayip-ihbari-nasil-yapilir/">Ticari Satışlarda Ayıp İhbarı Nasıl Yapılır?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><strong>TİCARİ ALIM SATIMLARDA AYIP İHBARI NASIL YAPILIR? </strong></h1>
<p>Satıcıyla alıcı arasında gerçekleşen mal satışlarında malın kararlaştırılan özelliklerde olmaması ya da objektif olarak taşıması gereken özelliklere sahip olmaması halinde mal ayıplıdır.</p>
<p>Türk Hukuk Sisteminde ayıplı mal kavramı üç ayrı kanun çerçevesinde düzenlenmiştir. Bunlar Tüketici işlemi olan satışlara ilişkin TKHK m. 8-12 hükümleri, Tüketici işlemi olmayan adi satışlara ilişkin TBK m. 219-231 hükümleri, Ticari satış olarak ifade edilen ve tarafları tacir olan satışlarda ise TTK m. 23/1-c hükümleridir. Biz bu yazımızda Tacirler arasında ki satışlarda ki ayıp ihbarı üzerinde duracağız.</p>
<h2><strong>AYIP İHBARI NEDİR?</strong></h2>
<p>Ayıp ihbarı, alıcının ayıp nedeniyle doğan seçimlik haklarını kullanabilmesi amacıyla yapılması gereken bir bildirimdir.</p>
<p>Türk Borçlar Kanunu’nun 219 maddesi<em>;”</em> <em>Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur</em>.” Şeklinde ki düzenlemesiyle satıcının ayıptan sorumluluğunu düzenlemiştir.</p>
<h2><strong>AYIP İHBARININ SÜRESİ VAR MIDIR?</strong></h2>
<p>TBK 223. Maddesi <em>“Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.</em></p>
<p><em>Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır</em>.” Şeklinde düzenleme getirmiştir.</p>
<p>Bu düzenlemeye göre TBK’da adi satışlarda alıcının inceleme ve ihbar yükümlülükleri için açık ve belli bir süre belirtilmemiş, yalnızca “işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz” inceleme ve ortaya çıkan ayıbın satıcıya “uygun bir süre içinde” bildirimi öngörülmüştür. Ancak tacirler arasında yapılan ticari satışlar için TTK da ihbar süreleri ayrıca düzenlenmiştir.</p>
<h2><strong>TİCARİ SATIŞ NEDİR? İHBAR SÜRELERİ NE KADARDIR?</strong></h2>
<p>Tacirler arasında gerçekleştirilecek olan ve aynı zamanda her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendiren satış sözleşmeleri ticari satış olarak tanımlanmaktadır. Bu tür satışlarda ayıp ihbar süreleri TTK 23/c Maddesinde ayrıca düzenlenmiştir. Bu maddeye göre;</p>
<p><em>“Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.”</em></p>
<p>Ticari satışlarda bu ayıpları üç türe ayırmak mümkün: Açık ayıplar, açıkça belli olmayan ayıplar ve gizli ayıplar. Açık ayıplar satılan malın teslimi sırasında gözle görülür şekilde belli olan ayıplardır. Bu türdeki ayıpları, alıcı tacirin, teslim tarihinden itibaren iki gün içinde satıcıya bildirmesi gerekir. Açıkça belli olmayan ayıplar, malın tesliminden sonra muayene suretiyle ortaya çıkabilen ayıplardır. Bu tür ayıpların malın teslim tarihinden itibaren sekiz gün içinde satıcıya bildirilmesi gerekir. Gizli ayıp ise malın olağan muayenesinden anlaşılmayan ancak malın kullanılmasıyla beraber ortaya çıkan ayıplardır. Gizli ayıpta özel ihbar süresi öngörülmemiş olduğundan, alıcının, ayıbın ortaya çıkması ve öğrenilmesi akabinde satıcıya derhal ayıp bildirimi yapması gerekir.</p>
<h2><strong>AYIP İHBARI NASIL YAPILIR?</strong></h2>
<p>Satın alanın malı gözden geçirme yükümlülüğünün yanında birde ayıbı tespit etmesi halinde ayıbı karşı tarafa ihbar yükümlülüğü de bulunmaktadır.</p>
<p>Tacirler bakımından önem arz eden bir başka konu ise bildirimin şeklidir. Gerek Türk Borçlar Kanunu’nda gerekse de Türk Ticaret Kanunu’nda bildirimin şekline ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak Türk Ticaret Kanunu’nun 18/3 maddesi “<em>Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.”</em> şeklinde düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere ilgili hükümde ayıp bildirimine yer verilmemiştir ancak Yargıtay’ın bazı dairelerinin yerleşik uygulamasına göre tacirler arasındaki ayıp ihbarının TTK’da öngörülen özel şekil şartına uyularak noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Bu nedenle ispata ilişkin herhangi bir riskle karşılaşmamak için Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre ayıp ihbarının TTK’da öngörülen özel şekil şartına uyularak yapılması daha doğru olacaktır. Ancak Yargıtay’ın farklı kararları da mevcut olup bu kararlardan birini örnek olarak ekliyoruz.</p>
<p>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/4077 E., 2021/3351 K. da <em>‘’</em> <em>Dava, cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemidir. Mahkemece tacirler arasında ayıp ihbarının TTK&#8217;nın 18/3 maddesine göre yapılacağı, davalının süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de TTK m.18/3’deki tacirler arasındaki bildirim usulleri geçerlilik şartı değil ispat şartıdır. Kaldı ki ayıp ihbarı TTK 18. maddesinde sayılan işlemlerden değildir. Davalı tarafça 16.07.2014 tarihli fax ile ayıp ihbarında bulunulduğu ileri sürülmüş olup faksın davacı adresine ulaştığı davalı tarafından ispat edildiği takdirde faksla yapılan ayıp bildirimi ile ayıp ihbarının yapıldığının kabulü gerekir. Mahkemece bu konuda araştırma yapılarak dosyada bulunan faksın davacıya ait olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.”</em></p>
<h2><strong>Malın Ayıplı Çıkması Halinde Alıcının Hakları Nelerdir?</strong></h2>
<p>Alıcının seçimlik hakları TBK 227. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre;</p>
<p>Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:</p>
<ol>
<li>Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.</li>
<li>Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.</li>
<li>Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.</li>
<li>İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.</li>
</ol>
<p>Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.</p>
<h2><strong>Bu davalarda zamanaşımı süreleri ne kadardır? </strong></h2>
<p>Bu husus TBK 231. madde de düzenlenmiştir. Bu maddeye göre<em>”</em> <em>Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz.</em></p>
<p><em>Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.”</em></p>
<p>Ticari Satışlarda Ayıp İhbarı Nasıl Yapılır? Satıcının Yükümlülükleri Nelerdir? Satş</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/ticari-satislarda-ayip-ihbari-nasil-yapilir/">Ticari Satışlarda Ayıp İhbarı Nasıl Yapılır?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/ticari-satislarda-ayip-ihbari-nasil-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Teminat Senedi Nedir?</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/teminat-senedi-nedir/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/teminat-senedi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hosteva]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jun 2022 20:10:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ticaret & Şirketler Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[teminat senedi]]></category>
		<category><![CDATA[ticaretveşirketlerhukuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=623</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEMİNAT SENEDİ NEDİR? 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun’da Teminat Senedine ilişkin özel olarak bir hüküm bulunmamakla birlikte uygulamada sıkça karşılaşılmaktadır. Teminat senedi herhangi bir alacağın garanti altına alınması amacıyla düzenlenir. Özellikle tacirler arasındaki ilişkilerde ve kira ilişkilerinde karşılaşılması mümkündür. Zira taraflar teminat senedi ile Sözleşmesel  yükümlülüklerin  eksik, hatalı yapılması veya hiç yapılmaması gibi durumlarda katlanılan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/teminat-senedi-nedir/">Teminat Senedi Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TEMİNAT SENEDİ NEDİR?<br />
</strong>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun’da Teminat Senedine ilişkin özel olarak bir hüküm bulunmamakla birlikte uygulamada sıkça karşılaşılmaktadır. Teminat senedi herhang<u>i</u> bir alacağın garanti altına alınması amacıyla düzenlenir. Özellikle tacirler arasındaki ilişkilerde ve kira ilişkilerinde karşılaşılması mümkündür. Zira taraflar teminat senedi ile Sözleşmesel  yükümlülüklerin  eksik, hatalı yapılması veya hiç yapılmaması gibi durumlarda katlanılan zararı  garanti altına almak istemektedir.</p>
<p>Teminat Senedi şartlı olduğundan (yani bir şeyin yapılması veya yapılmamasına ilişkin olduğundan) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu anlamında kambiyo senedi vasfında değildir. Dolayısı ile teminat senedine ilişkin yapılacak olan icra takibi kambiyo senetlerine özgü olan değil genel haciz yolu ile yapılmalıdır.</p>
<p><strong>Teminat Senedi Nasıl Düzenlenir? Geçerlilik Şartları Nelerdir?<br />
</strong>Genelde tacirler senedin üzerine yalnızca “Teminat Senedidir” yazmaktadırlar. Fakat bu ibare senedin teminat senedi olduğuna ispatlamak için yeterli değildir. Senedin üzerine teminatın hangi ilişkiden kaynaklandığı açık bir şekilde yazılması veyahut sözleşme üzerine teminat senedinin vasıf ve unsurları belirtilerek açıkça atıf yapılması zorunludur. Aksi takdirde senet bir kambiyo senedi olacaktır ve borcu olmadığını iddia eden taraf iddiasını yazılı delil ile ispatlamak zorunda kalacaktır. Bu durum ise tacirin ticari hayatında ciddi problemlere neden olabilir.</p>
<p><strong><u>Teminat Senedi Üzerinde Yer Alması Gereken Zorunlu Unsurlar Nelerdir?</u></strong></p>
<ol>
<li><strong>Senedin vade kısmına-ödeme gününe;</strong>  ‘<u>’Teminat Senedidir.’’</u> ibaresi yazılmalıdır.</li>
<li><strong>Senedin ön yüzüne; </strong>(genelde sol yanda boşluk vardır, oraya; yok ise münasip bir yerine)</li>
</ol>
<ul>
<li>“…….tarihli ……. Sözleşmesine istinaden Teminat Senedi olarak hazırlanmıştır.” ibaresi yazılmalıdır.</li>
<li>Taraflar arasında yazılı Sözleşme yoksa bu kısma teminatın hangi ilişkiden kaynaklandığı açık ve net bir şekilde yazılarak, bu ilişkiye istinaden Teminat Senedi olarak hazırlandığı belirtilmelidir.</li>
</ul>
<ol start="3">
<li><strong>Senedin arka yüzüne;</strong></li>
</ol>
<ul>
<li>“İşbu Teminat Senedi taraflar arasında imza altına alınmış ……. tarihli  …… Sözleşmesine istinaden hazırlanmıştır, başka amaçla kullanılamaz. Ciro edilemez. Sözleşme konusu edimlere kavuşulması şartıyla Sözleşmesinin sona ermesi durumunda Teminat Senedinin hükümleri geçersizdir ve iade edilir.” ibareleri yazılmalıdır.</li>
<li>Taraflar arasında yazılı Sözleşme yoksa bu kısma “işbu Teminat Senedi taraflar arasında bulunan ………. ilişkiye istinaden hazırlanmıştır, başka amaçla kullanılamaz. Ciro edilemez. Taraflar arasında bulunan …… ilişki konusu edimlere kavuşulması şartıyla …… ilişkinin sona ermesi durumunda Teminat Senedinin hükümleri geçersizdir ve iade edilir. ” ibareleri yazılmalıdır.</li>
</ul>
<p>Kısacası, teminat senedi alacak veyahut verecek olan tacirler senedin üzerine senedin hangi ilişkiye dayanılarak verildiğini ve şartlarını açık bir şekilde yazmalıdır. Sözleşme söz konusu ise sözleşmenin üzerine senedin vasıf ve unsurları yazılmalıdır. Taraflar arasında var olan ilişkiye ilişkin önceden imza altına alınmış bir Sözleşme söz konusu ise ek bir sözleşme yapılarak senede atıf yapılmasını öneririz.  Taraflar arasında var olan ilişkiye ilişkin imza altına alınmış bir Sözleşme yoksa ve yapılmakta istenmiyor ise salt Teminat Senedine ilişkin kısa bir sözleşme veya protokol yapılarak Senede atıf yapılmasını öneririz.</p>
<p><strong><u>Sözleşmede Yer Alması Gereken Unsurlar Nelerdir?<br />
</u></strong>Sözleşmenin uygun olan bir yerine aşağıdaki hükmün eklenmesini ve teminat senedinin arkalı-önlü bir fotokopisinin alınarak Sözleşme eki yapılmasını öneririz.</p>
<p>“….. Sözleşmesel yükümlülüğü olan borçlarını tam ve zamanında ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder. …… borçlarına istinaden işbu Sözleşmenin ekinde bir örneği bulunan (arkalı-önlü) teminat senedini teslim etmiştir. Anılan Teminat Senedi işbu sözleşmeye istinaden verilmiş olup, başkaca bir amaç için kullanılamaz, ciro edilemez. Sözleşme konusu işlere kavuşulması şartıyla Sözleşmesinin sona ermesi durumunda Teminat Senedinin hükümleri geçersizdir ve senet aslı iade edilir.”<strong> </strong></p>
<p><strong><u>Sözleşme İmzalanırken Dikkat Edilmesi Gerekilen Diğer Hususlar Nelerdir?<br />
</u></strong>Sözleşmenin her sayfasının altı ve sözleşmenin ekleri taraflarca kaşelenip &#8211; imzalanmış olmalıdır. İmzalar yetkili kişilerce atılmış olmalıdır. Tüzel kişilikler adına imza atanların İmza Sirkülerinden yetkili olup olmadıkları mutlaka kontrol edilmelidir.</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/teminat-senedi-nedir/">Teminat Senedi Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/teminat-senedi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
