<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hosteva - Aykut Hukuk Danışmanlık</title>
	<atom:link href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/author/hosteva/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 25 Apr 2025 19:30:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/06/favicon.png</url>
	<title>hosteva - Aykut Hukuk Danışmanlık</title>
	<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İçerik Kaldırmada Hukuki Yollar</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/icerik-kaldirmada-hukuki-yollar/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/icerik-kaldirmada-hukuki-yollar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hosteva]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jun 2023 13:54:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilişim & e-Ticaret Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=806</guid>

					<description><![CDATA[<p>İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN HABER VE İÇERİK KALDIRMADA HUKUKİ YOLLAR Artık yazılı medyanın yerini internet haberciliğinin aldığı, insanların yazılı medyadan çok internetten haber takip ederek bilgiye bu mecradan ulaşmaya çalıştığı bir çağda yaşıyoruz. Bu kapsamda hukuka aykırı yayınlardan zarar gören kişiler  kural olarak klasik süreli yayınlarda basın kanunu kapsamında belirli yasal haklarını kullanabilirlerken, Televizyon yayınlarında ise [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/icerik-kaldirmada-hukuki-yollar/">İçerik Kaldırmada Hukuki Yollar</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class='p1'><b>İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN HABER VE İÇERİK KALDIRMADA HUKUKİ YOLLAR</b></p>
<p class='p1'>Artık yazılı medyanın yerini internet haberciliğinin aldığı, insanların yazılı medyadan çok internetten haber takip ederek bilgiye bu mecradan ulaşmaya çalıştığı bir çağda yaşıyoruz.</p>
<p class='p1'>Bu kapsamda hukuka aykırı yayınlardan zarar gören kişiler<span class='Apple-converted-space'>  </span>kural olarak klasik süreli yayınlarda basın kanunu kapsamında belirli yasal haklarını kullanabilirlerken, Televizyon yayınlarında ise RTÜK kanunu kapsamında bu haklarını kullanmaktaydı. Ancak dijitalleşme doğrultusunda internet ortamında yapılan yayınların artması sonucu bu iki kanun da yetersiz kalmış ve yasal anlamda oluşan bu boşluk<span class='Apple-converted-space'>  </span>5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da düzenlenmeye çalışılmıştır.</p>
<p class='p4'><b>İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN HABER VE İÇERİK KALDIRMA DAVASI NEDİR?</b></p>
<p class='p1'>İnternet haber sitelerinin yaygınlaşması ile birlikte bir çok yeni haber siteleri türemiş, bu siteler isimlerini duyurmak adına siyasiler, ünlü isimler hakkında gerçeği yansıtmayan haberler yapmaya başlamıştır. İçeriği ve doğruluğu kesin olmayan haberlerin yayılması hızlanmıştır. Haber siteleri aracılığıyla hakları ihlal edilen, hakkında özel hayatının gizliliğini ihlal edecek şekilde ya da yalan haber yapılan kişiler mahkemeye başvurarak haberin kaldırılmasını sağlayabilirler. İşte bu dava türüne internet ortamında haber ve içerik kaldırma davası denmektedir.</p>
<p class='p1'>5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla<span class='Apple-converted-space'>  </span>İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’a başvurularak hem suç niteliği taşıyan hem de kişilik haklarına saldırı yönü bulunan haberlerin kaldırılması sağlanabilecektir. <b>İNTERNETTEN HABER KALDIRMA ŞARTLARI NELERDİR?</b></p>
<p class='p1'>İnternette yayınlanan bir haberin kaldırılması için yapılan her şikâyet olumlu sonuçlanmayabilir. Bu kapsamda, haberin kaldırılabilmesi için gereken bazı şartlar mevcuttur.</p>
<p class='p1'>Bunlar, şu şekilde sıralanabilir;</p>
<p class='p1'>-Söz konusu yalan ya da abartılı haberin, kişi veya kişilerin kişilik haklarına saldırı içermesi.</p>
<p class='p1'>-Söz konusu yalan ya da abartılı haberin, kişi veya kişilerin özel hayatlarının gizliliğini ihlal etmesi.</p>
<p class='p1'>-Söz konusu haberde suç unsurlarının bulunuyor olması. Bazı durumlarda haberde suç unsuru bulunması, direkt olarak habere erişimin engellenmesi kararının çıkmasına yeterli olmayabilir. Burada önemli olan kumar oynama, fuhuşa, yasal olmayan bahise, cinsel istismara ya da uyuşturucu kullanmaya yönlendirme gibi suçlara teşvik durumunun da olması gerekiyor.</p>
<p class='p1'>-Haberde bir kişinin eseri ile ilgili telif haklarının ihlal edilmiş olması.</p>
<p class='p1'>-Haberin genel sağlık, kamu düzeni, milli güvenlik ve yaşam hakkı gibi kamu düzeninin korunmasını sağlayan değerleri, ihlal etmesi.</p>
<p class='p1'>-Unutulma hakkı gerekçesi ile (haberin yapılmasının üzerinden çok usun bir sürenin geçmiş olması).</p>
<p class='p1'>-Haber içeriğinin, bir firma ya da şirketin itibarını zedeleyecek nitelikte olması.</p>
<p class='p1'><b>KİŞİLİK HAKLARININ İHLALİ HALİNDE YAYINDAN KALDIRMA</b></p>
<p class='p1'>İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini de isteyebilir. )</p>
<p class='p1'>İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişilerin talepleri, içerik ve/veya yer sağlayıcısı tarafından en geç yirmi dört saat içinde cevaplandırılır.</p>
<p class='p1'>İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talepleri doğrultusunda hâkim bu maddede belirtilen kapsamda içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verebilir.</p>
<p class='p1'>Hâkim, bu madde kapsamında vereceği erişimin engellenmesi kararlarını esas olarak, yalnızca kişilik hakkının ihlalinin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL, vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verir. Zorunlu olmadıkça internet sitesinde yapılan yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesine karar verilemez. Ancak, hâkim URL adresi belirtilerek içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle ihlalin engellenemeyeceğine kanaat getirmesi hâlinde, gerekçesini de belirtmek kaydıyla, internet sitesindeki tüm yayına yönelik olarak erişimin engellenmesine de karar verebilir.</p>
<p class='p1'>Hâkimin bu madde kapsamında verdiği içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararları doğrudan Birliğe gönderilir.</p>
<p class='p1'>Hâkim bu madde kapsamında yapılan başvuruyu en geç yirmi dört saat içinde duruşma yapmaksızın karara bağlar.</p>
<p class='p1'>Erişimin engellenmesine konu içeriğin yayından çıkarılmış olması durumunda hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.</p>
<p class='p1'>Kişilik hakkını ihlal eden aynı yayın başka internet adreslerinde de yayınlanıyorsa ilgili kişi tarafından Birliğe müracaat edilmesi hâlinde hakimin verdiği karar bu adresler için de uygulanır. Sulh ceza hâkiminin kararını bu maddede belirtilen şartlara uygun olarak ve süresinde yerine getirmeyen sorumlu kişi, beş yüz günden üç bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.</p>
<p class='p1'><b>ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİN İHLALİ HALİNDE YAYINDAN KALDIRMA</b></p>
<p class='p1'>İnternette yapılan bir yayın nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, doğrudan kuruma başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilir. Yapılan bu istekte; hakkın ihlaline neden olan yayının tam adresi, hangi açılardan hakkın ihlal edildiğine ilişkin açıklama ve kimlik bilgilerine yer verilir. Başkan, kendisine gelen bu talebi uygulanmak üzere Birliğe bildirir, erişim sağlayıcılar tedbir talebini en geç dört saat içinde yerine getirir.</p>
<p class='p1'>Erişimin engellenmesi, özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayın, kısım, bölüm, resim, video ile ilgili olarak içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla uygulanır. Erişimin engellenmesini talep edenler, internette yapılan yayın nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğinden bahisle erişimin engellenmesi talebini talepte bulunduğu saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunar. Hâkim, durumu değerlendirerek vereceği kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar ve doğrudan Kuruma gönderir; aksi hâlde, erişimin engellenmesi tedbiri kendiliğinden kalkar. Bu karara karşı Başkan tarafından 5271 sayılı Kanun hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir.</p>
<p class='p1'>Erişimin engellenmesine konu içeriğin yayından çıkarılmış olması durumunda hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Özel hayatın gizliliğinin ihlaline bağlı gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde doğrudan Başkanın emri üzerine erişimin engellenmesi Kurum tarafından yapılır. Başkan tarafından verilen erişimin engellenmesi kararı, yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar.</p>
<p class='p1'><b><a href='http://instagram.com'>INSTAGRAM</a>, <a href='http://twitter.com'>TWİTTER</a> GİBİ SOSYAL MEDYA SİTELERİ ÜZERİNDEN YAPILAN KİŞİLİK HAKKI İHLALİ VEYA ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİN İHLALİNE YÖNELİK İÇERİKLER NASIL KALDIRILABİLİR?</b></p>
<p class='p1'>Sosyal medya sitelerinde yapılan ihlaller de bahsettiğimiz üzere internet ortamında yapılan yayınlar kapsamına girdiğinden yukarıda da özetlediğimiz y</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/icerik-kaldirmada-hukuki-yollar/">İçerik Kaldırmada Hukuki Yollar</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/icerik-kaldirmada-hukuki-yollar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaralanmalı Kazalarda Kimler Sorumludur?</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/yaralanmali-kazalarda-kimler-sorumludur/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/yaralanmali-kazalarda-kimler-sorumludur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hosteva]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jun 2023 13:14:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sigorta Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=804</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÖLÜMLÜ YARALANMALI VE MADDİ HASARLI TRAFİK KAZALARINDAKİ ZARARLARDAN KİMLER SORUMLUDUR? 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanuna göre ölümlü yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazalarında sorumlu olanlar; • Motorlu araç işletenler ve araç sahipleri, • Motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/yaralanmali-kazalarda-kimler-sorumludur/">Yaralanmalı Kazalarda Kimler Sorumludur?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="s3"><span class="s2">ÖLÜMLÜ YARALANMALI VE MADDİ HASARLI TRAFİK KAZALARINDAKİ ZARARLARDAN KİMLER SORUMLU</span><span class="s2">DUR?</span></p>
<p class="s3"><span class="s4">2918 Sayılı </span><span class="s4">Karayolları Trafik Kanuna göre ölümlü yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazalarında sorumlu olanlar;</span></p>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Motorlu araç işletenler ve araç sahipleri</span><span class="s4">,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahipleri</span><span class="s4">,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama ariyet veya rehin alan kişiler</span><span class="s4">,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Sürücüler ve aracın işletilmesine katılan yardımcı kişiler</span><span class="s4">,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunanlar</span><span class="s4">,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Yarış düzenleyicileri</span><span class="s4">,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Devlet ve kamu kuruluşları</span><span class="s4">,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Motorlu aracı çalan veya gas</span><span class="s4">p </span><span class="s4">edenler</span><span class="s4">,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Sigorta Şirketleri</span><span class="s4">,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Karayolları İdaresi</span><span class="s4">,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Bisiklet ve motorsuz araç sürücüleri</span><span class="s4">,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Hayvan tutucuları</span><span class="s4">,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Bina ve yapı eseri ma</span><span class="s4">l</span><span class="s4">ikleri</span><span class="s4">,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Ev başkanı, Veli, Vasi</span><span class="s4">,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Yayal</span><span class="s4">a</span><span class="s4">r</span><span class="s4">,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Yolcular</span><span class="s4">dır.</span></div>
<p class="s3"><span class="s4">Araba vapurlarında araçların çarpışması durumunda bir zarar söz konusu ise trafik kazası olarak kabul edilir. </span><span class="s4">2918 Sayılı </span><span class="s4">Karayolları Trafik Kanunu uygulanır.</span></p>
<p class="s3"><span class="s4">Ayrıca, web sayfamızda bulunan</span> <span class="s4">Trafik Kazası Nedir? </span><span class="s4">Motorlu Araç Nedir?</span> <span class="s4">makale</span><span class="s4">lerimiz</span><span class="s4"> de o</span><a name="_GoBack"></a><span class="s4">kumanızı öneririz.</span></p>
<p class="s3"><span class="s2">NERELER </span><span class="s2">KARAYOLU SAYIL</span><span class="s2">IR? HANGİ YOLLARDA YAPILAN KAZALAR TRAFİK KAZASI SAYILIR?</span></p>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlarla park bahçe park yeri, garaj yolcu ve eşya terminalleri servis ve akaryakıt istasyonları karayolu taşıt trafiği için yararlanılan yerler</span><span class="s4">,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Otoyollar paralı yollar otobanlarla otoban girişlerinde otobüs terminallerinde belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz göl ve akarsular üzerinde işletilen araçlarda motorlu araçların kaza yapması</span><span class="s4">,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Bakım onarım göz</span><span class="s4">etim alım-satım ve benzeri amaçlarla aracın bırakıldığı yerlerde yapılan kazalar. Örneğin tamirhanede veya servis bakım yerinde aracın frenden kurtularak başka araca, kişilere ve nesnelere zarar vermesi durumları,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Gerek kontrollü gerek kontrolsüz hemzemin geçitlerde,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Bir kamu kurumunun araçlara ayrılan park yeri veya bahçesinde,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">İki kara parçasını birbirine bağlayan köprülerde,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Bir işyerinin otelin veya okulun park yerlerinde,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Hava alanlarının uçak pistleri dışında kalan ve motorlu araçların kullanılması için ayrılan yerlerde meydana gelen kazalar trafik kazası olarak değerlendirilmektedir. </span></div>
<p class="s3"><span class="s2">KARAYOLU SAYILMAYAN YERLERDE KAZA OLMASI DURUMUNDA KİMLER SORUMLUDUR?</span></p>
<p class="s7"><span class="s4">Karayolu sayılmayan yerlerden birinde kaza yapmışsa aracın sahibi ve işleteni ile sürücü hakkında 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu değil, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu genel hükümleri uygulanır. </span></p>
<p class="s3"><span class="s2">KARAYOLLARI SAYILMAYAN YERLER</span><span class="s2">DE YAPILAN KAZALAR</span><span class="s2"> NELERDİR?</span></p>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Özel mülkiyete tabi bir arazinin içindeki ve kamunun yararlanmasına açık olmayan yollarda tarla ve bahçe gibi tarım yapılan yerler, </span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Kamunun yararlanmasına açık olmayan ve sadece bir takım resmi araçların girip çıkmasına izin verilen yerler,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Askeri alanlar içinde kalan ve kamunun yararlanmasına açık olmayan yollar,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Apartman sakinleri tarafından kullanılan açık ve kapalı otoparklar,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Deneme sürüşü yapılan yerler,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Havaalanında veya havaalanları dışında uçakların servis ve hizmet araçlarının karıştığı kazalar,</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Oto yarışları yapılan yerler karayolu dışında olsa dahi yarışan aracın neden olduğu kazalar yasanın kapsamındadır.</span></div>
<div class="s6"><span class="s5">• </span><span class="s4">Keşif ve ölçüm amacıyla gidilen arazide motorlu araçların neden olduğu kaza yasa kapsamdadır.</span></div>
<p class="s3"><span class="s4">Yaralanmalı trafik kazası geçirdim ne yapmalıyım? Trafik kazasında yaralanma tazminatı ne kadar? Trafik kazası tazminat</span></p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/yaralanmali-kazalarda-kimler-sorumludur/">Yaralanmalı Kazalarda Kimler Sorumludur?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/yaralanmali-kazalarda-kimler-sorumludur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yabancılar Hukuku</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/yabancilar-hukuku/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/yabancilar-hukuku/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hosteva]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Jun 2023 13:15:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=796</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yabancılar Hukuku Yabancılar Hukuku alanında sıklıkla yaşanan sorunlar; sınır dışı kararı (deport kararı), sınır dışı kararına itiraz, giriş yasağı, giriş yasağına itiraz, tahdit, tahdit kodunun kaldırılması, oturma (ikamet) izni, idari gözetim kararına itiraz, çalışma izni alınması, gibi konulardır. Bu yazımızda öncelikle sınır dışı kararı ve buna itiraz usulü ile ilgili bilgi vermeye çalışacağız. SINIR DIŞI [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/yabancilar-hukuku/">Yabancılar Hukuku</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="p1">Yabancılar Hukuku</h1>
<p class="p1">Yabancılar Hukuku alanında sıklıkla yaşanan sorunlar; sınır dışı kararı (deport kararı), sınır dışı kararına itiraz, giriş yasağı, giriş yasağına itiraz, tahdit, tahdit kodunun kaldırılması, oturma (ikamet) izni, idari gözetim kararına itiraz, çalışma izni alınması, gibi konulardır. Bu yazımızda öncelikle sınır dışı kararı ve buna itiraz usulü ile ilgili bilgi vermeye çalışacağız.</p>
<h2 class="p1"><b>SINIR DIŞI EDİLME (DEPORT ) NEDİR?</b></h2>
<p class="p1">Türk vatandaşı olmayanlar, yani yabancılar hakkında valilikler tarafından, Türkiye sınırları dışına çıkartılmasını öngören kararlara sınır dışı veya deport kararı denmektedir. Sınır dışı konusunda Uyuşmazlık önüne gelen valilik, sınır dışı kararını vermesi için 48 saatlik zamanı bulunmaktadır.<span class="Apple-converted-space">  </span>Sınır dışı işlemlerinin kimlere ve nasıl uygulanacağı 6458 Sayılı Yabancılar Ve Uluslararası Koruma Kanunu çerçevesinde düzenlenmiştir.</p>
<p class="p1">Sınır dışı etme süreci, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun(YUKK) Yabancılar başlıklı İkinci Kısmının Sınır Dışı Etme başlıklı Dördüncü Bölümünde, 52 ila 60 ıncı maddeleri arasında düzenlenmiştir.</p>
<p class="p1">Sınır dışı etme kararı YUKK’nun 54 üncü maddesinde düzenlenen sebepleri ihlal edenler hakkında uygulanır. Kanunun açık lafzı gereği bu karar sadece valiliklerce alınabilir. Sınır dışı etme kararının değerlendirme ve karar aşaması en fazla 48 saat sürer.</p>
<h2 class="p1"><b>SINIR DIŞI ETME KARARI KİMLER HAKKINDA VERİLİR?</b></h2>
<p class="p1">Kanunun 54 üncü maddesinde yer alan durumlardan birinin veya bir kaçının oluşması durumunda, YUKK’nun 55 inci maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, valiliğin sınır dışı etme kararı alması zorunludur.</p>
<p class="p1">Aşağıda sayılanlar YUKK’nun 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan kimseler olup haklarında sınır dışı etme kararı alınır.</p>
<p class="p1">1)</p>
<p class="p1">a)<span class="Apple-converted-space">  </span>5237 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler (m.54/1-a),</p>
<p class="p1">b)<span class="Apple-converted-space">  </span>Terör örgütü veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar (m.54/1-b),</p>
<p class="p1">c)<span class="Apple-converted-space">  </span>Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar (m.54/1-c),</p>
<p class="p1">ç)<span class="Apple-converted-space">  </span>Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan yollardan sağlayanlar (m.54/1-ç),</p>
<p class="p1">d)<span class="Apple-converted-space">  </span>Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar (m.54/1-d),</p>
<p class="p1">e) <span class="Apple-converted-space">  </span>Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler (m.54/1-e),</p>
<p class="p1">f)<span class="Apple-converted-space">  </span>İkamet izinleri iptal edilenler (m.54/1-f),</p>
<p class="p1">g)<span class="Apple-converted-space">  </span>İkamet izni bulunup da süresinin sona ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on günden fazla ihlal edenler (m.54/1-g),</p>
<p class="p1">ğ) <span class="Apple-converted-space">  </span>Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler (m.54/1-ğ),</p>
<p class="p1">h) <span class="Apple-converted-space">  </span>Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler (m.54/1-h),</p>
<p class="p1">ı) <span class="Apple-converted-space">  </span>Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilenler (m.54/1-ı),</p>
<p class="p1">i)<span class="Apple-converted-space">  </span>Uluslararası koruma başvurusu reddedilenler, uluslararası korumadan hariçte tutulanlar, uluslararası koruma başvurusu kabul edilemez olarak değerlendirilenler, uluslararası koruma başvurusunu geri çekenler, uluslararası koruma başvurusu geri çekilmiş sayılanlar, uluslararası koruma statüleri sona eren veya iptal edilenlerden haklarında verilen son karardan sonra 6458 Sayılı Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de kalma hakkı bulunmayanlar (m.54/1-i),</p>
<p class="p1">j) <span class="Apple-converted-space">  </span>İkamet izni uzatma başvuruları reddedilenlerden, on gün içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar (m.54/1-j).</p>
<p class="p1">k) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/36 md. ; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/31 md.) Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler</p>
<p class="p1">2)<span class="Apple-converted-space">  </span>(Değişik: 3/10/2016-KHK-676/36 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/31 md.) Bu maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri kapsamında oldukları değerlendirilen uluslararası koruma başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler hakkında uluslararası koruma işlemlerinin her aşamasında sınır dışı etme kararı alınabilir.</p>
<h2 class="p1"><b>KİMLER HAKKINDA SINIR DIŞI KARARI ALINAMAZ? </b></h2>
<p class="p1">54 üncü madde kapsamında olsalar dahi, aşağıdaki yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınmaz:</p>
<p class="p1">a)<span class="Apple-converted-space">  </span>Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar (m.55/1-a),</p>
<p class="p1">b)<span class="Apple-converted-space">  </span>Ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler (m.55/1-b),</p>
<p class="p1">c) <span class="Apple-converted-space">  </span>Hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam etmekte iken sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar (m.55/1-c),</p>
<p class="p1">d) <span class="Apple-converted-space">  </span>Mağdur destek sürecinden yararlanmakta olan insan ticareti mağdurları (m.55/1-ç),</p>
<p class="p1">e) <span class="Apple-converted-space">  </span>Tedavileri tamamlanıncaya kadar, psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları (m.55/1-d).</p>
<p class="p1">55 inci madde kapsamında olup olmadıklarına ilişkin değerlendirme her yabancı için ayrı ayrı yapılır. Bu yabancıların ülkede kalabilmesi için YUKK’nun 46 ncı maddesi gereği kendilerine insani ikamet izni verilebilecek olup, bu kimselerden belli bir adreste ikamet etmeleri, istenilen şekil ve sürelerde bildirimde bulunmaları da istenebilecektir.</p>
<p class="p1">Söz konusu durumların sona ermesi hâlinde bu yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınacaktır.</p>
<h2 class="p1"><b>SINIR DIŞI ETME KARARINA KARŞI NE YAPILABİLİR?</b></h2>
<p class="p1">Sınır dışı etme kararı, gerekçeleriyle birlikte hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir. Sınır dışı etme kararına karşı İdare Mahkemesinde dava açılabilir.</p>
<h2 class="p1"><b>İDARE MAHKEMESİNE BAŞVURU NASIL YAPILIR?</b></h2>
<p class="p1">Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine bir dilekçe ile başvurabilir.</p>
<p class="p1">Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir.</p>
<p class="p1">Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır.</p>
<p class="p1">Mahkemenin vermiş olduğu karar kesindir.</p>
<p class="p1">Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.</p>
<h2 class="p1"><b>TÜRKİYE’Yİ TERKE DAVET</b></h2>
<p class="p1">Sınır dışı etme kararı alınanlara, sınır dışı etme kararında belirtilmek kaydıyla, Türkiye’yi terk edebilmeleri için on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre tanınır.</p>
<p class="p1">Türkiye’den çıkış için süre tanınan kişilere, hiçbir harca tabi olmayan “Çıkış İzin Belgesi” verilir.</p>
<p class="p1">Türkiye’yi terke davet edilenlerden, süresi içinde ülkeyi terk edenler hakkında giriş yasağı kararı alınmayabilir.</p>
<p class="p1">Süresi içinde Türkiye’yi terk etmeyen yabancılar, idari gözetim altına alınır.</p>
<p class="p1">Aşağıdaki kişiler Türkiye’yi terke davet edilmez ve kendilerine yukarıda bahsi geçen süre uygulanmaz:</p>
<p class="p1">a) Kaçma ve kaybolma riski bulunanlar,</p>
<p class="p1">b) Yasal giriş veya yasal çıkış kurallarını ihlal edenler,</p>
<p class="p1">c) Sahte belge kullananlar,</p>
<p class="p1">d) Asılsız belgelerle ikamet izni almaya çalışanlar veya aldığı tespit edilenler,</p>
<p class="p1">e) Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar.</p>
<h2 class="p1"><span class="s1"><br />
</span><b>SINIR DIŞI ETMEK ÜZERE İDARİ GÖZETİM KARARI VE SÜRESİ</b></h2>
<p class="p1">İdari Gözetim Kararı</p>
<p class="p1">Sınır dışı etme kararı alınanlardan aşağıda sayılanlar hakkında valilik tarafından idari gözetim kararı alınır:</p>
<p class="p1">Kaçma ve kaybolma riski bulunanlar,</p>
<p class="p1">Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal edenler,</p>
<p class="p1">Sahte ya da asılsız belge kullananlar,</p>
<p class="p1">Kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayanlar,</p>
<p class="p1">Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar.</p>
<p class="p1">Haklarında idari gözetim kararı alınanlar Geri Gönderme Merkezlerinde (GGM) tutulurlar.</p>
<p class="p1">GGM’ndeki idari gözetim süresi altı ayı geçemez. Ancak bu süre, sınır dışı etme işlemlerinin yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamaması hâlinde, en fazla altı ay daha uzatılabilir.</p>
<p class="p1">İdari gözetimin devamında zaruret olup olmadığı, valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirilir. Gerek görüldüğünde, otuz günlük süre beklenilmez.</p>
<p class="p1">İdari gözetiminin devamında zaruret olmadığı değerlendirilenler derhal Bakanlığa bildirilir. Bakanlığın uygun görmesi halinde yabancı hakkındaki idari gözetim kararı kaldırılır. Bu yabancılara kanunun 57/A maddesi uyarınca idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir.</p>
<p class="p1">6458 sayılı YUKK&#8217;un 57 nci maddesinin ikinci fıkrasında sayılan yabancılara ya da idari gözetimi sonlandırılan yabancılara aşağıdaki idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilebilir.</p>
<p class="p1">A) Belirli adreste ikamet etme</p>
<p class="p1">B) Bildirimde bulunma</p>
<p class="p1">C) Aile temelli geri dönüş</p>
<p class="p1">Ç) Geri dönüş danışmanlığı</p>
<p class="p1">D) Kamu yararına hizmetlerde gönüllülük esasıyla görev alma</p>
<p class="p1">E) Teminat</p>
<p class="p1">F) Elektronik izleme</p>
<p class="p1">Yabancıya idari gözetime alternatif yükümlülüklerden bir veya birkaçının getirilmesi durumunda, bu süre 24 ayı geçemez.</p>
<p class="p1">İdari gözetime alternatif tedbirlere uymayan yabancılar idari gözetim altına alınabilir.</p>
<p class="p1">Elektronik izleme yükümlülüğüne tabi tutulan yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı bu karara karşı Sulh Ceza Hakimine başvurabilir. Başvuru yabancının tabi tutulduğu idari yükümlülüğü durdurmaz. Sulh Ceza Hakimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır. Sulh Ceza Hakiminin kararı kesindir.</p>
<h2 class="p1"><b>Gönüllü Geri Dönüş</b></h2>
<p class="p1">Hakkında sınır dışı etme kararı alınmış ve menşe ülkesine gönüllü olarak geri dönmek isteyen düzensiz göçmenlerden Genel Müdürlüğün uygun gördüğü kişilere ayni veya nakdi destek sağlanabilir.</p>
<p class="p1">Düzensiz göçmenlerin gönüllü geri dönüşlerine ilişkin çalışmalar uluslararası kuruluşlar, kamu kurum ve kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği halinde yürütülebilir.</p>
<h2 class="p1"><b>İDARİ GÖZETİM KARARINA KARŞI YARGI YOLU</b></h2>
<p class="p1">İdari gözetim kararı, idari gözetim süresinin uzatılması ve her ay düzenli olarak yapılan değerlendirmelerin sonuçları, gerekçesiyle birlikte yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Aynı zamanda, idari gözetim altına alınan kişi bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa, kendisi veya yasal temsilcisi kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.</p>
<p class="p1">Sulh ceza hakimine başvuru:</p>
<p class="p1">İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir.</p>
<p class="p1">Başvuru idari gözetimi durdurmaz.</p>
<p class="p1">Dilekçenin idareye verilmesi hâlinde, dilekçe yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılır.</p>
<p class="p1">Sulh ceza hâkimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır.</p>
<p class="p1">Sulh ceza hâkiminin kararı kesindir.</p>
<p class="p1">İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden sulh ceza hâkimine başvurabilir.</p>
<p class="p1">İdari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuranlardan, avukatlık ücretlerini karşılama imkânı bulunmayanlara, talepleri hâlinde 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır.</p>
<h2 class="p1"><b>SINIR DIŞI ETME KARARININ YERİNE GETİRİLMESİ</b></h2>
<p class="p1">Geri gönderme merkezindeki yabancılar, kolluk birimi tarafından sınır kapılarına götürülür.</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/yabancilar-hukuku/">Yabancılar Hukuku</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/yabancilar-hukuku/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tahliye Taahhütnamesi Nedir?</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/tahliye-taahhutnamesi-nedir/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/tahliye-taahhutnamesi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hosteva]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 May 2023 08:31:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kira & Kat Mülkiyeti ve Gayrimenkul Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=792</guid>

					<description><![CDATA[<p>TAHLİYE TAAHHÜTNAMESİ NEDİR? Türk Borçlar Kanunu’nun 352/1 maddesine göre tahliye taahhüdü kiracının kiralananı belli bir zamanda boşaltma edimini üstlendiği taahhüttür. TBK  madde 352/1 e göre “Kiracı kiralanın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği halde boşaltmamışsa, kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/tahliye-taahhutnamesi-nedir/">Tahliye Taahhütnamesi Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="p1"><b>TAHLİYE TAAHHÜTNAMESİ NEDİR?</b></h1>
<p class="p1">Türk Borçlar Kanunu’nun 352/1 maddesine göre tahliye taahhüdü kiracının kiralananı belli bir zamanda boşaltma edimini üstlendiği taahhüttür. TBK<span class="Apple-converted-space">  </span>madde 352/1 e göre “Kiracı kiralanın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği halde boşaltmamışsa, kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir.” şeklindedir. Bu ifadelerden de anlaşılacağı üzere yazılı tahliye taahhüdü, kiracının yazılı olarak kiralananı boşaltmayı taahhüt etmesidir.</p>
<h2 class="p1"><b>GEÇERLİ BİR TAHLİYE TAAHHÜDÜNÜN ŞARTLARI NELERDİR?</b></h2>
<h3 class="p1"><b>-Tahliye taahhüdünün ilk kira sözleşmesinden sonra verilmesi gerekir.</b></h3>
<p class="p1">Gerek kira sözleşmesinin özel şartlar kısmına yazılmak suretiyle olsun, gerek bağımsız, ayrı bir yazılı veya noterlikçe re’sen düzenlenmiş veya tarih ve imzası onaylanmış bulunan belge tarzında olsun, sözleşmenin yapılışı sırasında verilmiş olan taahhütler geçerli değildir.</p>
<h3 class="p1"><b>-Tahliye taahhüdü yazılı olmalıdır.</b></h3>
<p class="p1">Tahliye taahhüdünün yazılı olması gerekir. Sözlü taahhütler geçersizdir. Tahliye taahhüdü adi yazılı şekilde yapılabileceği gibi noterlikçe re’sen düzenlenmiş veya tarih ve imzası noterlikçe tasdik edilmiş olabilir.</p>
<h3 class="p1"><b>-Tahliye taahhüdünü bizzat kiracı yapmalıdır.</b></h3>
<p class="p1">Kiracı ile birlikte kiralananda oturma hakkına sahip olanlardan birisi tarafından böyle bir taahhüt yazısının verilmiş olması bir önem taşımaz.</p>
<p class="p1">Kira sözleşmesinin tarafı birden fazla kiracı ise tüm kiracıların birlikte taahhüt vermiş olması gerekecektir.</p>
<p class="p1">Kiracı bir tüzel kişi ise, taahhüdün yetkili organ veya temsilciler tarafından verilmesi gerekir.</p>
<p class="p1">Kiralanan taşınmaz aile konutu ise tahliye taahhüdünün eşler tarafından birlikte imzalanması gerekir.</p>
<h3 class="p1"><b>-Tahliye taahhüdü belirli bir tarih içermelidir</b>.</h3>
<p class="p1">Kiracının kiralananı tahliye etme taahhüdü belli bir tarih içermediği takdirde geçersizdir. Yazılı tahliye taahhüdü vade koşulunu gerektirir.</p>
<h2 class="p1"><b>BOŞ TAHLİYE TAAHHÜTNAMESİ GEÇERLİ MİDİR? BOŞ TAHLİYE TAAHHÜTNAMESİ SONRADAN DOLDURULUR MU?</b></h2>
<p class="p1">Uygulamada kiracılar, kiraya verenin istemi üzerine tarih kısmı boş olan tahliye taahhütnamelerini imzalamakta, tahliyenin gerçekleşeceği günün belirlenmesini kiraya verene bırakmaktadırlar. Bu durum kiracılar açısından olumsuz sonuçlar doğurmaktadır</p>
<p class="p1">Kiracı tarafından tarih kısmı boş olarak imzalanan tahliye taahhütleri, üzeri sonradan doldurulsa bile geçerlidir. Uygulamada kiraya veren, boş olarak imzalan bu tahliye taahhütnamesini dilediği tarih için doldurabilir. Kiraya veren, tahliye taahhütnamesinin kira sözleşmesi ile aynı tarihte imzalanmadığı sürece kira taahhütnamesine dayanarak kiracıyı tahliye edebilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus kira sözleşmesi ile tahliye taahhüdünün aynı tarihli olmamasıdır.</p>
<h2 class="p1"><b>KİRACI, TAHLİYE TAAHHÜDÜNE HANGİ NEDENLERLE NASIL İTİRAZ EDER?</b></h2>
<p class="p1">Kiracılar, tahliye taahhüdüne karşı, tahliye emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde itiraz edebilirler. Bu itirazın konusunu birçok neden oluşturabilir. Bunlar;</p>
<p class="p1">-Tahliye emrinin yetkisiz icra dairesinden gönderilmesi,</p>
<p class="p1">-Tahliye taahhüdünde, kira sözleşmesi ve tahliye tarihinin aynı gün olarak belirlenmesi,</p>
<p class="p1">-Türk Borçlar Kanunundan doğan hile, aldatma veya korkutma ile kira taahhütnamesinin geçersiz olması,</p>
<p class="p1">-Tahliye taahhüdündeki imzanın sahte veya kendisine ait olmadığının ileri sürülmesi gibi nedenlerdir.</p>
<p class="p1">Bu nedenlerin varlığı halinde tahliye emrine karşı tebliğinden itibaren 7 gün içinde itirazda bulunabilir.</p>
<h2 class="p1"><b>KİRACI, TAHLİYE TAAHHÜDÜ İLE NASIL TAHLİYE EDİLİR?</b></h2>
<p class="p1">Kiracı, imzaladığı yazılı ve geçerli bir tahliye taahhüdü varsa, taahhüt ettiği tarihte kiralananı boşaltmalıdır. Bu taahhüde rağmen kiracı kiralananı boşaltmazsa, kiraya veren taahhüt edilen tarihten itibaren bir ay içinde taşınmazın bulunduğu icra dairesine başvurmak veya Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açmak suretiyle kiracıyı tahliye edebilir.</p>
<p class="p1">Kiraya veren, tahliye konusunda kiracıya icra dairesinden tahliye emri gönderme veya kiracıya karşı Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açma seçeneğine sahiptir. Dava açma konusunda bir aylık süre öngörülmüş olup bu sürenin işlemeye başladığı tarih kiracının yazılı tahliye taahhüdünde kiralananı boşaltmaya söz verdiği tarihtir. Bu süreyi geçiren kiraya veren bu tahliye taahhüdüne dayanarak tahliye talep edemeyecektir. İcra takibi süreyi koruyacağından takip halinde bir aydan sonra da dava açılabilir. Bu husus kamu düzeni ile ilgili olduğundan taraflar ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden dikkate alınır. Dava bir aylık süre geçtikten sonra açılırsa dava reddedilir.</p>
<p class="p1">Tahliye taahhüdüne dayalı olarak açılacak dava ve icra takiplerinin, kira konusunda uzman bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önemlidir. Bu konu ile ilgili bilgi almak için ofisimizin <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/hizmet/kira-kat-mulkiyet-hukuku">kira ve gayrimenkul</a> konusunda uzman avukatları ile iletişime geçebilirsiniz.</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/tahliye-taahhutnamesi-nedir/">Tahliye Taahhütnamesi Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/tahliye-taahhutnamesi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Motorlu Araç Nedir?</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/motorlu-arac-nedir/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/motorlu-arac-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hosteva]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 May 2023 12:27:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=789</guid>

					<description><![CDATA[<p>MOTORLU ARAÇ NEDİR? 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun (KTK) içinde tanımı yapılmamıştır. Ancak bir aracın motorlu araç olabilmesi için aşağıdaki koşulları taşıması gerekmektedir. Kendi itici gücü ile çalıştırılabilmesi, Bir yerde sabit durumda olmayıp hareket edebilmesi, Bu hareketin toprak üzerinde gerçeklemesi, İstisna olarak makine gücü ile hareket etmesine karşın içten yanmalı veya elektrik motorlu bisikletler bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/motorlu-arac-nedir/">Motorlu Araç Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="p1"><b>MOTORLU ARAÇ NEDİR?</b></h1>
<p class="p1">2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun (KTK) içinde tanımı yapılmamıştır. Ancak bir aracın motorlu araç olabilmesi için aşağıdaki koşulları taşıması gerekmektedir.</p>
<ul class="ul1">
<li class="li1">Kendi itici gücü ile çalıştırılabilmesi,</li>
<li class="li1">Bir yerde sabit durumda olmayıp hareket edebilmesi,</li>
<li class="li1">Bu hareketin toprak üzerinde gerçeklemesi,</li>
</ul>
<p class="p1">İstisna olarak makine gücü ile hareket etmesine karşın içten yanmalı veya elektrik motorlu bisikletler bu yasa kapsamında motorlu taşıt sayılmazlar.</p>
<p class="p1">Ayrıca, web sayfamızda bulunan <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/genel/trafik-kazasi-nedir"><span class="s2">Trafik Kazası Nedir?</span></a> makalemizi de okumanızı öneririz.</p>
<h2 class="p1"><b>MOTORLU ARAÇ İŞLETENLER KİMLERDİR?</b></h2>
<p class="p1">2918 sayılı KTK’da motorlu araç işletenler tanımlanmıştır. İşleten araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı olan kişidir. Ancak ilgili tarafından bir başka kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği veya araç üzerinde hakimiyeti tasarruf hakkı olduğu ispat edilirse o kişide işleten sayılır.</p>
<p class="p1">Motorlu araç işletenlerin sorumluluğu tehlike sorumluluğudur. Tehlike sorumluluğunun genel sonucu olarak işletenler sürücünün ve yardımcı kişilerin kusurlu eylemlerinden kendi kusuru gibi sorumlu olurlar.</p>
<h2 class="p1"><b>SÜRÜCÜ İLE YARDIMCI KİŞİLERİN KUSURUNDAN KENDİ KUSURU GİBİ SORUMLU TUTULAN İŞLETENLER KİMLERDİR?</b></h2>
<ul class="ul1">
<li class="li1">Araç Sahibi,</li>
<li class="li1">İşleten = Araç sahibi olan veya aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işleten veya araç üzerinde fiili tasarrufu bulunan kimse,</li>
<li class="li1">Girişimci = Motorlu aracı bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında işletenler ve çeşitli biçimlerde işletme faaliyetine katılanlar,</li>
<li class="li1">Taşımacılar = Motorlu araçlarla yolcu ve yük taşıma işleri yapanlar,</li>
<li class="li1">Mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta, alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen kişiler,</li>
<li class="li1">Aracın uzun süreli kiracısı,</li>
<li class="li1">Motorlu aracı ödünç alan,</li>
<li class="li1">Motorlu aracı rehin alan,</li>
<li class="li1">Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunanlar,</li>
<li class="li1">Motorlu aracı çalan veya gasp edenler,</li>
<li class="li1">Yarış düzenleyicileri,</li>
</ul>
<h2 class="p2"><b>ARAÇ SAHİBİ VE İŞLETEN SAYILMANIN KOŞULLARI NELERDİR?</b></h2>
<ul class="ul1">
<li class="li1">Trafik sicilinde adı kayıtlı olmak,</li>
<li class="li1">Adına kayıtlı olsun veya olmasın aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işletiyor olmak,</li>
<li class="li1">Araç üzerinde eylemli tasarrufta bulunuyor olmak,</li>
<li class="li1">Trafik siciline henüz kaydolmamış olsa da aracı noter kanalıyla veya icra yoluyla satın almış olmak,</li>
<li class="li1">Mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı olmak,</li>
<li class="li1">Motorlu aracı ödünç veya rehin alan konumunda olmak,</li>
<li class="li1">Motorlu aracı uzun süreli kira sözleşmesi ile kiralayıp kullanıyor olmak,</li>
</ul>
<h2 class="p1"><b>İŞLETENİN TRAFİK KAZASINDAN SORUMLULUĞUNUN KOŞULLARI NELERDİR?</b></h2>
<p class="p3">Motorlu aracı işletenlerin sorumlulukları için motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan bir zarar bulunmalı zarar ile motorlu aracın işletilmesi arasında bir nedensellik ilişkisi bulunmalıdır.</p>
<ul class="ul1">
<li class="li3">Bir zarar doğmuş olmalı=ölüm yaralanma ve bir şeyin zarara uğraması gereklidir,</li>
<li class="li3">Zarar bir motorlu araçtan kaynaklanmalıdır,</li>
<li class="li3">İşletilen bir motorlu araç bulunmalıdır,</li>
<li class="li3">İşletenin sorumlu olabilmesi için zarar ile kaza arasında nedensel bir ilişki bulunmalıdır.</li>
</ul>
<h2 class="p3"><b>İŞLETENLER KİMLERDİR?</b></h2>
<ul class="ul1">
<li class="li3">İşyerinin kullandıkları araçlar kendilerine ait olmayıp da uzun süreli kira sözleşmesi ile kiralanmış ise işleten kiracı konumundaki işyeri sahibi olduğundan işleten olarak olabilecek bir kazadan sorumludur.</li>
<li class="li3">Bazı işyerleri personel taşıma işlerini kendi araçlarıyla değil sözleşme ile başkalarına yaptırmaktadır. Bu durumda taşıma işlerini başkalarına yaptıran işleten konumda olmadığı için 3. Kişilere karşı zarardan sorumludur. Ancak söz konusu kiralanan taşıtı kaza yapması sonucunda işyeri çalışanı zarar görmüşse işveren her türlü sorumludur.</li>
<li class="li3">İnşaat makinelerini işletenler inşaatlarda taşeron olarak iş yapmakta iseler gerek üçüncü kişilere ve gerekse çalışanlara verilen zararlardan dolayı asıl yüklenici-üst işveren ile birlikte ortaklaşa sorumludur.</li>
<li class="li3">Araç kiralama işini meslek edinmiş oto kiralama işi yapan gerçek veya tüzel kişilerin araç gereksinimi olanlara kısa süreleri araç kiralamaları olup bu tür kiralamalarda işleten sıfatı kiracıya geçmeyip oto kiralama işi yapan şirket veya firmanın işleten olarak sorumluluğu devam etmektedir. Oto kiralama işini meslek edinmiş olan ve bu yoldan kazanç elde eden kişiler araçlarını uzun süreli kiraya vermiş olsalar dahi onlar kiracının veya sürücüsünün yaptığı kazadan dolayı üçüncü kişilere karşı sorumludurlar.</li>
<li class="li3">İcra yoluyla araç satışlarında satış işleminin kesinleşmesi birlikte aracın mülkiyeti alıcıya geçer o andan itibaren işleten alıcı olur.</li>
</ul>
<h2 class="p3"><b>İŞLETEN GİBİ SORUMLU OLANLAR KİMLERDİR?</b></h2>
<p class="p3">Kanuna göre doğrudan işleten olarak sayılmamış ancak onun gibi sorumlu olanlardır. Örneğin motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunanlar işleten gibi sorumlu tutulmaktadır.</p>
<p class="p3">Ayrıca, web sayfamızda bulunan <span class="s2">AVM Otoparkında Aracıma Zarar Geldi Ne Yapmalıyım?</span> makalemizi de okumanızı öneririz.</p>
<p class="p1">Yaralanmalı trafik kazası geçirdim ne yapmalıyım? Trafik kazasında yaralanma tazminatı ne kadar? Trafik kazası tazminatı ne kadar sürer? Trafik kazası geçirdim ne kadar tazminat alırım? Soruları aklınıza takılıyorsa İzmir başta olmak üzere Türkiye genelinde faaliyet gösteren <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/iletisim"><span class="s3">Aykut Hukuk &amp; Danışmanlık</span></a> ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<p class="p4"><span class="s4"><a href="https://www.google.com/maps/place/AYKUT+Hukuk+Dan%25C4%25B1%25C5%259Fmanl%25C4%25B1k/@38.4504911,27.1764562,15z/data=!4m5!3m4!1s0x0:0x968fc4018857a62e!8m2!3d38.4504911!4d27.1764562"><b>Aykut Hukuk</b></a><b> </b><a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/"><b>Danışmanlık</b></a></span></p>
<p class="p5">2022©</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/motorlu-arac-nedir/">Motorlu Araç Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/motorlu-arac-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trafik Kazası Nedir?</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/trafik-kazasi-nedir/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/trafik-kazasi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hosteva]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 May 2023 09:11:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=779</guid>

					<description><![CDATA[<p>TRAFİK KAZASI NEDİR? Hukuki olarak trafik kazalarının tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3’üncü maddesinde tanımlanmıştır. İşbu tanıma göre; Karayolunda insan hayvan ve yük taşımaya yarayan motorlu, motorsuz ve özel amaçlı taşıtlar ile iş makineleri ve lastik tekerlekli traktörlerin karıştığı ölüm, yaralanma ve maddi zararla sonuçlanan kazalar trafik kazasıdır. TRAFİK KAZASI SAYILMANIN KOŞULLARI NELERDİR? Kaza [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/trafik-kazasi-nedir/">Trafik Kazası Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="p1"><b>TRAFİK KAZASI NEDİR?</b></h1>
<p class="p2">Hukuki olarak trafik kazalarının tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3’üncü maddesinde tanımlanmıştır. İşbu tanıma göre; Karayolunda insan hayvan ve yük taşımaya yarayan motorlu, motorsuz ve özel amaçlı taşıtlar ile iş makineleri ve lastik tekerlekli traktörlerin karıştığı ölüm, yaralanma ve maddi zararla sonuçlanan kazalar trafik kazasıdır.</p>
<h2 class="p2"><b>TRAFİK KAZASI SAYILMANIN KOŞULLARI NELERDİR?</b></h2>
<ul class="ul1">
<li class="li2">Kaza karayolu üzerinde meydana gelmiş olmalı,</li>
<li class="li2">Olaya hareket halinde olan bir veya birden fazla araç karışmış olmalı,</li>
<li class="li2">Olay sonunda ölüm yaralanma ve maddi zarar doğmuş olmalı,</li>
<li class="li2">Olay ile zarar arasında nedensellik ilişkisi olmalıdır.</li>
</ul>
<h2 class="p2"><b>TRAFİK KAZASI SAYILMAYAN HALLER NELERDİR?</b></h2>
<ul class="ul1">
<li class="li2">Birini öldürme veya yaralama kastıyla aracın üzerine sürülmesi,</li>
<li class="li2">Araca bomba yüklenip terör eylemlerinde kullanılması,</li>
<li class="li2">Aracın garajda bulunduğu sırada yanması,</li>
<li class="li2">Tamirde veya lastik değiştirirken aracın kayarak kişilere zarar vermesi,</li>
<li class="li2">Aracın aküsünün patlaması,</li>
<li class="li2">Araç park halindeyken üzerine binadan kalas saksı ve sair eşyaların düşmesi,</li>
<li class="li2">Elektrik direğinin devrilip aracı zarara uğratması,</li>
<li class="li2">Yolcunun parmağının kapıya sıkışması,</li>
<li class="li2">Kamyona yükleme sırasında işçilerin zarar görmesi trafik kazası sayılmayan hallerdendir.</li>
</ul>
<p class="p2">Yaralanmalı trafik kazası geçirdim ne yapmalıyım? Trafik kazasında yaralanma tazminatı ne kadar? Trafik kazası tazminatı ne kadar sürer? Trafik kazası geçirdim ne kadar tazminat alırım? Soruları aklınıza takılıyorsa İzmir başta olmak üzere Türkiye genelinde faaliyet gösteren <strong>Aykut Hukuk &amp; Danışmanlık</strong> ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<p class="p2"><b>Aykut Hukuk</b><span class="s1"><b> | </b></span><b>Danışmanlık<br />
</b>2023©</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/trafik-kazasi-nedir/">Trafik Kazası Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/trafik-kazasi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşe İade Davası</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/ise-iade-davasi/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/ise-iade-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hosteva]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Apr 2023 10:13:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=776</guid>

					<description><![CDATA[<p>İŞE İADE DAVASI NEDİR? İşe iade davası, İş Kanunu madde 20’de düzenlenmektedir. İşveren tarafından iş akdi feshedilen ancak bu feshin geçersiz olduğunu düşünen işçinin, iş güvencesinden faydalanarak işe iadesini talep ettiği davadır. İşe iade davası, iş sözleşmesi geçersiz bir nedenle sonlandırılan işçi tarafından açılabilir. İşverenin bu davayı açma hakkı bulunmamaktadır. İşçinin İşe İade Hükümlerinden Yaralanabilmesi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/ise-iade-davasi/">İşe İade Davası</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class='p1'><b>İŞE İADE DAVASI NEDİR?</b></h1>
<p class='p2'>İşe iade davası, İş Kanunu madde 20’de düzenlenmektedir. İşveren tarafından iş akdi feshedilen ancak bu feshin geçersiz olduğunu düşünen işçinin, iş güvencesinden faydalanarak işe iadesini talep ettiği davadır. İşe iade davası, iş sözleşmesi geçersiz bir nedenle sonlandırılan işçi tarafından açılabilir. İşverenin bu davayı açma hakkı bulunmamaktadır.</p>
<p class='p3'>İşçinin İşe İade Hükümlerinden Yaralanabilmesi İçin Gerekli Şartlar:</p>
<p class='p4'>İş güvencesinden yararlanabilmek ve <span class='s1'><b>işe iade davası</b></span> açabilmek için şu şartlara uyulmalıdır:</p>
<ul class='ul1'>
<li class='li4'><span class='s3'><b>İşyerinde en az 30 işçi çalıştırılıyor olmalıdır.</b> Bu sayı belirlenirken sadece, işe iade davası açan işçinin çalıştığı işyeri değil, eğer varsa işverenin aynı işkolunda başkaca işyerleri de hesaba katılır. İş akdinin feshedilme anındaki sayı önemli olandır. Bu sayı, davada mutlaka ortaya konulmalıdır. Delillerle işçi sayının 30’dan fazla olduğu ispatlanmalıdır. İşçi sayısı belirlenirken, çıraklar, stajyerler değerlendirme dışıdır. Eğer asıl işveren alt işveren durumu söz konusu ise, personel sayısı hesaplanırken alt işverenin işçi sayısı ile asıl işverenin işçi sayısı ayrı ayrı hesaplanacaktır. Bununla birlikte işçi sayısının az gösterilmesi amacıyla muvazalı bir durumun söz konusu olduğu ortaya konabilirse, tüm işçiler beraber değerlendirilir.</span></li>
<li class='li4'><span class='s3'><b>İşçi bu işyerinde en az 6 aydır çalışıyor olmalıdır</b>(Yer altı işlerinde çalışan işçi için bu şart gerekli değildir). 6 aylık kıdem hesaplanırken işçinin, aynı işverenin tüm yerlerinde geçirdiği süreler dahil edilir.</span></li>
<li class='li4'><span class='s3'><b>İşçi ile işveren arasında belirsiz süreli bir iş sözleşmesi bulunmalıdır.</b> Dolayısıyla belirli süreli sözleşme ile çalışan işçinin işe iade davası açma hakkı bulunmamaktadır.</span></li>
<li class='li4'><span class='s3'>İş güvencesinden faydalanmak suretiyle işe iade davası açabilmek için, <b>işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekillerinden olmamak gereklidir</b>.</span></li>
<li class='li4'><span class='s3'><b>İş sözleşmesinin feshi geçerli bir sebebe dayanmıyorsa, işe iade hakkı söz konusu olur</b>. İş akdini sona erdirmek isteyen işveren, geçerli bir sebep ileri sürmelidir. Geçerli sebep, kanunun belirlediği haklı sebepler kadar ağır olmamakla birlikte, işçinin çalışmasını ve işyerinin devamını etkileyen sebeplerdir. İş Kanunu, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılması gerektiğini hükmetmektedir. Bu genel kuralla birlikte kanun, hangi sebeplerin iş akdinin feshine gerekçe olamayacağını da sıralamıştır.</span></li>
</ul>
<ul class='ul1'>
<li class='li4'><span class='s3'>İş sözleşmesini feshetmek isteyen ancak haklı sebebe dayanamayan işveren, geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. Geçerli sebebin neler olamayacağını kanun belirlemiştir. Nelerin geçerli sebep olarak kabul edileceğine ise mahkeme karar verecektir.</span></li>
</ul>
<h2 class='p5'><b>İş Akdinin Feshi Son Çare Olarak Mı Kullanmalıdır?</b></h2>
<p class='p6'>İş akdini fesh eden işveren, elinden gelen tüm iyiniyetle davranmalı ve çözüm yolları aramalıdır. Eğer tüm çabalara rağmen iş akdinin devam etmesi mümkün olmuyorsa, iş akdi fesh edilebilir. Örneğin, işçinin çalışabileceği başka bölümler varken, fazla çalışma yapılırken, yeni iş sözleşmeleri yapılırken, mevcut işçinin iş sözleşmesinin sona erdirilmesi feshin son çare olması ilkesine aykırıdır.</p>
<ul class='ul1'>
<li class='li4'><span class='s3'>İş güvencesinin hükümleri, İş Kanunu ve Basın İş Kanunu kapsamında belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından fesih halinde uygulama alanı bulur. </span></li>
</ul>
<ul class='ul1'>
<li class='li4'><span class='s3'>İş Kanunu’nda iş güvencesinden yararlanma hususunda işçiler açısından bir istisna getirilmiştir. Buna göre işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekillerinin, iş güvencesinden yararlanmaları mümkün değildir. </span></li>
</ul>
<h2 class='p6'><b>İşe İade Davasında Arabuluculuk Dava Şartı Mıdır?</b></h2>
<p class='p6'>İşçinin işe iade davası açabilmesi için ön şart olarak arabulucuya başvurma şartının getirilmesiyle, işe iade davası için mevcut olan dava şartlarına yeni bir dava şartı eklenmiştir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile birlikte dava şartı olarak arabuluculuk ilk kez öngörülmüştür. İlgili Kanunun 3. maddesi ile getirilen yeni düzenlemeye göre; kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacağı tazminat ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulması dava şartı olmuştur. İşe iade talebiyle dava açmak isteyen işçi, fesih bildirimin tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurmak zorundandır. Dolayısıyla işe iade davası açmak isteyen işçiye tanınan hak düşürücü sürenin hesabında, artık arabulucuya başvuru tarihi baz alınacaktır. Arabuluculuk faaliyetleri sonunda anlaşmaya varılamaması halinde ise son tutanağın düzenleme tarihinden itibaren <b>2 hafta içerisinde</b> iş mahkemesinde dava açılması mümkündür.</p>
<h2 class='p6'><b>İşveren İş Sözleşmesini Nasıl Feshetmelidir</b>?</h2>
<p class='p6'>İşveren iş sözleşmesini, İş Kanunu madde 19/1 uyarınca yazılı olarak feshedebilir. Bu yazılı bildirimde işçiye, iş sözleşmesinin neden feshedildiğini açık ve kesin bir şekilde belirtmelidir. Aksi halde işçi, işe iade davası açabilecektir. Zira iş sözleşmesi, geçerli bir sebeple sonlandırılabilirken hiçbir sebep gösterilmemesi, işe iade davası açma hakkının kendiliğinden doğuracaktır.</p>
<h2 class='p8'><b>İşçinin Savunması Alınması Gerekli Midir?</b></h2>
<p class='p6'>Savunma, hukukun insanlara tanıdığı temel haklardan birisidir. Savunma alınmadan yaptırım uygulanması kabul edilemez. İş Kanunu da bununla ilgili düzenleme getirerek, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili bir nedenle iş sözleşmesi feshediliyorsa, mutlaka öncelikle işçinin savunmasının alınmasının gerektiği ortaya konmuştur. Aksi halde yine işçi, işe iade hakkını kullanacaktır.</p>
<h2 class='p5'><b>İşe İade Davası Devam Ederken İşçi, Aynı İşverenin Yanında Çalışmaya Başlarsa Davanın Seyri Ne Olur?</b></h2>
<p class='p6'>İşe iade davasında amaç, sözleşmenin feshinin geçerli olup olmadığının belirlenmesidir. Eğer işveren, iş sözleşmesini feshettiği işçiye yeniden iş vermişse, önceki feshin geçerli olmadığını kabul ettiği anlamı çıkacaktır. Bu durumda işe iade davasında işe iade kararı verilemeyecek olsa da, boşta geçen süre ile ilgili olarak karar verilmelidir.</p>
<h2 class='p5'><b>İşe Başlatılmayan İşçinin İş Sözleşmesi Ne Zaman Feshedilmiş Sayılır?</b></h2>
<p class='p6'><b>İşe iade davası sonucunda</b> işe iadesine karar verilen işçi başvuru yaptığı halde bir ay içerisinde işe başlatılmazsa, iş sözleşmesi feshedilmiş sayılır. Dolayısıyla iş sözleşmesinin fesih tarihi, otuz günlük sürenin dolduğu gün olacaktır.</p>
<h2 class='p5'><b>İşe İade Davası Nerede, Hangi Mahkemede Açılmalıdır?</b></h2>
<p class='p6'>İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca işe iade davası, davalının yerleşim yeri ya da işyerinin bağlı olduğu iş mahkemesinde açılabilecektir. Bunun aksi sözleşmeler geçerli değildir.</p>
<h2 class='p5'><b>İşe İade Davasını Kimler Açamazlar?</b></h2>
<p class='p6'>İşten kendi isteğiyle ayrılan, istifa eden işçiler, belirli süreli çalışan işçiler işe iade davası açamazlar.</p>
<h2 class='p6'><b>İşe İade Davasında Mahkeme Nelere Hükmedebilir?</b></h2>
<ol class='ol1'>
<li class='li9'><span class='s3'>Davanın kabul edilmesi</span></li>
<li class='li9'><span class='s3'>Davanın reddedilmesi</span></li>
<li class='li9'><span class='s3'>Davanın konusuz kalması</span></li>
</ol>
<ul class='ul1'>
<li class='li9'><span class='s3'>Feshin geçersiz olduğuna ve işçinin işe iadesine karar verildiği durumda işçi on gün içinde işverene başvurmalıdır. İşveren ise süresinde başvurulmuşsa bir ay içinde işçiyi işe başlatmalıdır. Davanın kabul edilmesine rağmen işçiyi işe başlatmak istemeyen işveren işçiye belirli bir miktar ücret ve tazminat ödeme yükümlülüğü altına girer. Bu durumda işçiye en az dört aylık ve en fazla sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödeyecektir.</span></li>
<li class='li9'><span class='s3'>Mahkemenin feshin geçerli olduğuna ve haklı bir nedene dayandığına hükmettiği durumlarda ise davanın reddi söz konusudu<br /><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/ise-iade-davasi/">İşe İade Davası</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/ise-iade-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/ortakligin-giderilmesi-davasi/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/ortakligin-giderilmesi-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hosteva]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Apr 2023 09:56:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ticaret & Şirketler Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=772</guid>

					<description><![CDATA[<p>ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ (İZALE-İ ŞUYU) DAVASI Ortaklığın giderilmesi davası, hisseli yani paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallar için açılabilen bir dava türü olup halk arasında bu davaya izale-i şuyu davası da denilmektedir. Ortaklığın giderilmesi davaları ancak hisseli mülkiyetlerde yani paylı veya elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlar için söz konusudur. Kısacası tam hisseli yani ferdi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/ortakligin-giderilmesi-davasi/">Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="p1"><b>ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ (İZALE-İ ŞUYU) DAVASI</b></h1>
<p class="p1">Ortaklığın giderilmesi davası, hisseli yani paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallar için açılabilen bir dava türü olup halk arasında bu davaya izale-i şuyu davası da denilmektedir.</p>
<p class="p1">Ortaklığın giderilmesi davaları ancak hisseli mülkiyetlerde yani paylı veya elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlar için söz konusudur. Kısacası tam hisseli yani ferdi mülkiyete konu olan taşınmazlar için ortaklığın giderilmesi davası açılamaz.</p>
<p class="p1">Bu davalar paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda ortaklar arasında mevcut olan birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<h2 class="p1"><b>-Ortaklığın giderilmesi iki şekilde gerçekleştirilebilir:</b></h2>
<p class="p1">-Aynen Taksim Suretiyle Ortaklığın Giderilmesi,</p>
<p class="p1">-Satış Suretiyle Ortaklığın Giderilmesi.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<h2 class="p1"><b>AYNEN TAKSİM SURETİYLE ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ NEDİR?</b></h2>
<p class="p1">Aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesi, her taşınır ya da taşınmaz mal için geçerli olamayabilir. Söz konusu taşınır ya da taşınmaz malın bölünebilir niteliğini haiz olması gerekir. Mahkeme tarafından ilk olarak dava konusu taşınır ya da taşınmaz malın taksiminin mümkün olup olmadığı incelenecektir. Mahkemece yapılacak keşif sonrası aynen taksim mümkün ise fen bilirkişisine taksim projesi düzenlettirilmesi gerekir.</p>
<p class="p1">Aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesinde taşınır ya da taşınmaz mal, paydaşların sayısınca taksim edilir. Dava konusu malın paylarının eşitlenemediği durumlarda eksi parça yönünden değeri tutarında para eklenmesi de söz konusu olabilecektir.</p>
<p class="p1">Aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesine örnek olarak üç paydaşı bulunan bir arazinin, birbirine denk üç parçaya bölünerek paydaşlara bırakılmasını örnek verebiliriz.</p>
<h2 class="p1"><b>SATIŞ SURETİYLE ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ NEDİR?</b></h2>
<p class="p1">Satış suretiyle ortaklığın giderilmesi, taşınır ya da taşınmaz malın icra kanalı ile satılarak satış tutarının ortaklar arasında payları oranında bölünmesidir. Aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesinin mümkün olmadığı durumlarda satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilir.</p>
<p class="p1">Satış suretiyle ortaklığın giderilmesi, İcra ve İflas Kanununda yer alan hükümler uyarınca açık artırma ile gerçekleştirilir. Satışın ortaklar arasında da gerçekleştirilmesi mümkündür fakat belirtmek gerekir ki bu durumda bütün ortakların rızası aranır.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<h2 class="p1"><b>ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI KİME KARŞI AÇILIR?</b></h2>
<p class="p1">Türk Medeni Kanunu’nun 698. maddesinin 1. fıkrasına göre; “Hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir.”</p>
<p class="p1">Yukarıdaki madde uyarınca ortaklığın giderilmesi davasında dava açma hakkı hissedarlara aittir. Yani ortakların her biri malın paylaşılmasını isteyebilir. Davanın davalıları ise diğer ortaklardır.</p>
<h2 class="p1"><span class="Apple-converted-space"> </span><b>ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI HANGİ MAHKEMEDE AÇILIR?</b></h2>
<p class="p1">Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davasında yetkili mahkeme taşınmaz malın bulunduğu yer mahkemesidir. Görevli mahkeme ise Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Birden fazla taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açılacak ise, taşınmazlardan birinin bulunduğu yer<span class="Apple-converted-space">  </span>mahkemesinde de dava açılabilir. Ancak yeni düzenleme ile bu davalarda, dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu hale getirilmiştir.</p>
<h2 class="p1"><b><span class="Apple-converted-space"> </span>ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASINDA MAHKEME HARÇ VE GİDERLERİ</b></h2>
<p class="p1">Ortaklığın giderilmesi davasında nisbi harçlar şu şekildedir: Gayrimenkulün satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesi halinde, taşınmaz malın satış bedelinden bir ortağın payına düşecek paranın binde 11,38 kadar nisbi karar ve ilam harcı alınmaktadır. Taşınmaz malın aynen taksim suretiyle paylaştırmaya karar verilmesi halinde gayrimenkul değerinin binde 4,55’i oranında nisbi karar ve ilam harcına hükmedilecektir. Davayı açan paydaş dava harcını ve mahkeme giderlerini davanın başında ödemek zorunda kalsa da davanın sonunda mahkeme giderleri ve avukatlık ücretleri payları oranında taraflara yükletilir.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<h2 class="p1"><b>ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASINDA MUHDESATIN AİDİYETİ KONUSUNDA ÇEKİŞME OLMASI HALİNDE NE YAPILIR?</b></h2>
<p class="p1">Ortaklığın giderilmesi davasının konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç, tesis gibi bütünleyici parçalar bulunuyor ise ve bu muhdesatların kime ait olduğu konusunda ortaklar arasında anlaşmazlık var ise, bu uyuşmazlığın ayrı bir dava açılmak suretiyle giderilmesi gerekir. Uygulamada bu davalara “muhdesatın aidiyetinin tespiti davası” denilmektedir. Bu davanın açılması halinde, bu dava, izale-i şuyu davasında bekletici mesele yapılır.</p>
<h2 class="p1"><b>ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVALARINDA ZAMANAŞIMI</b></h2>
<p class="p1">Ortaklığın giderilmesi davası her zaman açılabilir. Bu davalarda zamanaşımı süresi yoktur. Ancak dava açılıp ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş ise bu kararın kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde satış kararının infazı istenmelidir. Yani satışa ilişkin karar kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl dolduktan sonra zamanaşımına uğrar.</p>
<p class="p1">Ortaklığın giderilmesi davaları için daha ayrıntılı bilgi almak için ofisimizin<span class="Apple-converted-space">  </span>Taşınmaz Hukukunda uzman avukatlarıyla iletişime geçebilirsiniz.</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/ortakligin-giderilmesi-davasi/">Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/ortakligin-giderilmesi-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vesayet (Vasi Tayini) Nedir?</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/vesayet-vasi-tayini-nedir/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/vesayet-vasi-tayini-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hosteva]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Apr 2023 10:38:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile & Miras Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=767</guid>

					<description><![CDATA[<p>VESAYET (VASİ TAYİNİ ) NEDİR? “Vesayet”, küçüklerin ve kısıtlıların (mahcurların) korunması amacıyla, özel hukukta düzenlenen ve bir kamu hizmeti niteliği gösteren kurumdur. “Vasi” ise yasanın öngördüğü durumlarda, küçüklük ve kısıtlılık (hacir) nedeniyle bu tür kişilerin yararlarını korumak üzere sulh yargıcı tarafından atanan kanunî temsilciye denir (Ejder YILMAZ; Hukuk Sözlüğü, 2005, s.729 ve 739). KİMLERE VASİ [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/vesayet-vasi-tayini-nedir/">Vesayet (Vasi Tayini) Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><b>VESAYET (VASİ TAYİNİ ) NEDİR?</b></h1>
<p><span style="font-weight: 400;">“Vesayet”, küçüklerin ve kısıtlıların (mahcurların) korunması amacıyla, özel hukukta düzenlenen ve bir kamu hizmeti niteliği gösteren kurumdur. “Vasi” ise yasanın öngördüğü durumlarda, küçüklük ve kısıtlılık (hacir) nedeniyle bu tür kişilerin yararlarını korumak üzere sulh yargıcı tarafından atanan kanunî temsilciye denir (Ejder YILMAZ; Hukuk Sözlüğü, 2005, s.729 ve 739).</span></p>
<h2><b>KİMLERE VASİ ATANIR? (VESAYETİ GEREKTİREN HALLER NELERDİR?</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Kimlere vasi tayin edileceği TMK 404 ve devamı maddelerinde tek tek belirtilmiştir. Vesayeti gerektiren haller aşağıda belirtilen hallerdir.</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Yaş küçüklüğü: </b><span style="font-weight: 400;">TMK 404. Maddesine göre velayet altında olmayan her küçük vesayet altına alınır. Bazı hallerde küçüğün anne ve babası vefat etmiş veya gaipliklerine karar verilmiş veya hükümlü olmaları nedeniyle velayet haklarını kullanacak durumda olmayabilirler. İşte bu durumda olan 18 yaşından küçüklere vasi tayin edilmesi zorunludur. Görevlerini yaparken bu durumu öğrenen nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler bu durumu yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadır.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Akıl hastalığı ve akıl zayıflığı:</b> <span style="font-weight: 400;">Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. Bu durumda ilgili kişiler vasi tayin edilmesi için yetkili vesayet dairesine vasi tayin talebinde bulunabilirler.</span><span style="font-weight: 400;"> </span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmi sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. (Ek 2. cümle: 06.12.2019 – 7196 S.K/Madde 52) Bu raporun tanzimi için gerektiğinde 436 ncı madde hükümleri uygulanır. Hakim, karar vermeden önce, kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir.</span></p>
<ul>
<li aria-level="1"><b>Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim: </b><span style="font-weight: 400;">TMK 406. Madde gereğince</span> <span style="font-weight: 400;">Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.</span></li>
<li style="list-style-type: none;">
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Özgürlüğü bağlayıcı ceza : </b><span style="font-weight: 400;">Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her ergin kısıtlanır. Cezayı yerine getirmekle görevli makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür. </span></li>
</ul>
</li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><b>İstek üzerine: </b><span style="font-weight: 400;">Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir. Bu durumda mahkeme kısıtlanmak istenen kişiyi dinlemeden kısıtlama kararı veremez.</span></li>
</ul>
<h2><b>VESAYET DAVASI USULÜ NASILDIR?</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">TMK’nın 409/1. maddesine göre savurganlık, alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı ve kötü yönetimi veya isteği bağlı kısıtlama hallerinde, kısıtlanması söz konusu olan kişinin dinlenmesi zorunludur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İkinci fıkrasına göre ise, bir kişinin akıl hastalığı ve akıl zayıflığı sebepleriyle kısıtlanması için, resmi sağlık kurulu raporu alınmış olmalıdır. Hâkim, bu sebeplerle kısıtlama kararı vermeden önce, kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir.  Bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. Hâkim, karar vermeden önce, kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir.</span></p>
<h2><b>VESAYET KARARININ İLANI</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">TMK’nın 410. maddesinin birinci fıkrasına göre, kısıtlama kararı kesinleşince, kısıtlının hem nüfusa kayıtlı olduğu yerde, hem de yerleşim yerinde hemen ilan edilir. Kısıtlama kararı kesinleşince hemen kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan olunur. Kısıtlama, iyiniyetli üçüncü kişileri ilandan önce etkilemez. </span></p>
<h2><b>VESAYET DAVASI YETKİLİ VE GÖREVLİ MAHKEME HANGİSİDİR?</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Vesayet işlerinde yetkili mahkeme, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki mahkemedir. Görevli mahkeme ise Sulh Hukuk Mahkemesi (vesayet makamı) olarak düzenlenmiştir. Vesayete ilişkin davalar, basit yargılama usulüne tabi olup hasımsız olarak açılmaktadır. Basit yargılama usulüne tabi olduğundan adli tatil boyunca süreler işleyecek ve bu davalar adli tatilde görülebilecektir.</span></p>
<h2><b>KİMLER VASİ OLABİLİR?</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Vasi olacak kimsenin TMK m. 413/I uyarınca; ergin ve vesayet işlerini görmeye ehil olması gerekir. Bununla birlikte vasi olacak kimsede, vesayete engel sebeplerden birinin bulunmaması gerekir. Vasi atanacak kişinin, kısıtlanacak olan kimsenin mallarını idare edecek, onun bakım ve korunmasını sağlayabilecek güç ve yetenekte olması gerekir. “Kısıtlılar, kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler, menfaati kendisine vasi atanacak kişinin menfaati ile önemli ölçüde çatışanlar veya onunla aralarında düşmanlık bulunanlar, ilgili vesayet daireleri ve yargıçları’’ vasi olarak atanamazlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Mahkeme haklı sebepler olmadıkça vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini vasi olarak tayin eder. Yerleşim yerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler vasi tayininde göz önünde tutulur. </span></p>
<h2><b>VASİLİKTEN KAÇINMA HALLERİ NELERDİR?</b><span style="font-weight: 400;"> </span></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşağıdaki kişiler vasiliği kabul etmeyebilirler:</span></p>
<ol>
<li><span style="font-weight: 400;"> Altmış yaşını doldurmuş olanlar,</span></li>
</ol>
<p><span style="font-weight: 400;">2.Bedensel engelleri veya sürekli hastalıkları sebebiyle bu görevi güçlükle yapabilecek olanlar,</span></p>
<ol start="3">
<li><span style="font-weight: 400;"> Dörtten çok çocuğun velisi olanlar,</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Üzerinde vasilik görevi olanlar,</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Bakanlar Kurulu üyeleri, hakimlik ve savcılık mesleği mensupları.</span></li>
</ol>
<h2><b>KİMLER VASİ OLAMAZ?</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşağıdaki kişiler vasi olamazlar:</span></p>
<ol>
<li><span style="font-weight: 400;"> Kısıtlılar,</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler,</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Menfaati kendisine vasi atanacak kişinin menfaati ile önemli ölçüde çatışanlar veya onunla aralarında düşmanlık bulunanlar,</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> İlgili vesayet daireleri hakimleri.</span></li>
</ol>
<h2><b>VASİLİKTEN KAÇINMA VE VASİLİĞE İTİRAZ NASIL YAPILIR?</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Vasiliğe atanan kişi, bu durumun kendisine tebliğinden başlayarak on gün içinde vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İlgili olan herkes, vasinin atandığını öğrendiği günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Vesayet makamı, vasilikten kaçınma veya itiraz sebebini yerinde görürse yeni bir vasi atar; yerinde görmediği takdirde, bu konudaki görüşü ile birlikte gerekli kararı vermek üzere durumu denetim makamına bildirir.</span></p>
<h2><b>VESAYET MAKAMINDAN İZİN ALINMASI GEREKEN HALLER NELERDİR?</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Vesayet makamından izin alınması gereken belli başlı durumlar vardır. Bu hallerde Sulh Hukuk Mahkemesine başvurularak izin alınması gerekmektedir. Vesayet mahkemesinden izin alınan durumlar şu şekilde sıralanabilir:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ödünç verme ve alma</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kambiyo taahhüdü altına girme</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yönetim sınırlarını aşan yapı işleri</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Taşınmaz alım ve satımı</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Vesayet altındaki kişinin bir meslek veya sanatla uğraşması</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çıraklık sözleşmesi yapılması</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Borç ödemeden aciz beyanı</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mal rejimi ve miras sözleşmelerine ilişkin düzenlemeler</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin değişti</span></p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/vesayet-vasi-tayini-nedir/">Vesayet (Vasi Tayini) Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/vesayet-vasi-tayini-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bina Güçlendirme Kararı Nasıl Alınır?</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bina-guclendirme-karari-nasil-alinir/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bina-guclendirme-karari-nasil-alinir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hosteva]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Mar 2023 13:42:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kira & Kat Mülkiyeti ve Gayrimenkul Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=763</guid>

					<description><![CDATA[<p>BİNA GÜÇLENDİRME KARARI NASIL ALINIR? 6 Şubat da ülkemizin on ilini kapsayan bir deprem felaketi yaşandı. Bu felaket sonrası insanlar kendi oturdukları binanın depreme dayanıklı olup olmadığı yönünde araştırmalar yapıp bu konuda hukuken neler yapılması gerektiğini merak ediyorlar. Bu yazımızda bu konuda bilgi vermeye çalışacağız. BİNA GÜÇLENDİRME NEDİR? Binanın güçlendirilmesi; binaların ve bina türü yapıların [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bina-guclendirme-karari-nasil-alinir/">Bina Güçlendirme Kararı Nasıl Alınır?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="p1"><b>BİNA GÜÇLENDİRME KARARI NASIL ALINIR?</b></h1>
<p class="p1">6 Şubat da ülkemizin on ilini kapsayan bir deprem felaketi yaşandı. Bu felaket sonrası insanlar kendi oturdukları binanın depreme dayanıklı olup olmadığı yönünde araştırmalar yapıp bu konuda hukuken neler yapılması gerektiğini merak ediyorlar. Bu yazımızda bu konuda bilgi vermeye çalışacağız.</p>
<h2 class="p1"><b>BİNA GÜÇLENDİRME NEDİR?</b></h2>
<p class="p1">Binanın güçlendirilmesi; binaların ve bina türü yapıların tamamının veya bölümlerinin deprem etkisi altında tasarımı ve yapımı ile mevcut binaların deprem etkisi altındaki performanslarının değerlendirilmesi ve değerlendirme sonucunda binada gerekli değişikliklerin yapılması anlamına gelir.</p>
<p class="p1">Bina güçlendirme Kararının nasıl alınacağı konusu 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunun da düzenlenmiştir. Bu Kanunun 19. Maddesinde ki düzenleme aşağıda ki şekildedir.</p>
<p class="p1">“II – ANA GAYRİMENKULÜN BAKIMI, KORUNMASI VE ZARARDAN SORUMLULUK:</p>
<p class="p1">Kat malikleri, ana gayrimenkulün bakımına ve mimarı durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar.</p>
<p class="p1"><span class="Apple-converted-space">  </span>(Değişik fıkra: 13/04/1983 &#8211; 2814/8 md.;Değişik fıkra: 14/11/2007-5711 S.K./8.mad.) Kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça ana gayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz. Ancak, ortak yer ve tesislerdeki bir bozukluğun ana yapıya veya bağımsız bir bölüme veya bölümlere zarar verdiğinin ve acilen onarılması gerektiğinin veya ana yapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun mahkemece tespit edilmiş olması halinde, bu onarım ve güçlendirmenin projesine ve tekniğine uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin rızası aranmaz. Kat maliki kendi bağımsız bölümünde ana yapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamaz. Tavan, taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile ana yapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir.</p>
<p class="p1"><span class="Apple-converted-space"> </span>Her kat maliki ana gayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur.”</p>
<p class="p1">Bu maddenin incelenmesinden şu sonuç çıkmaktadır. Eğer ana gayrımenkulun güçlendirilmesi gerektiği yönünde bir mahkeme kararı varsa bu durumda kat maliklerinin rızası aranmaz. Ancak henüz ortada bir rapor veya mahkeme kararı yoksa <span class="Apple-converted-space">  </span>ve kat malikleri kurulu toplanıp binanın güçlendirilmesi kararı almak istiyorsa, bunun için tüm kat maliklerinin en az 4/5’inin rızası gerekir. Bu durumda Kat malikleri kurulu toplanır, yeterli çoğunlukla karar alır ve istediği bir firmaya güçlendirme işlemini yaptırır. Kat malikleri kurulu isterse toplanır ve karar alarak yukarıdaki usulle güçlendirmeyi yaptırır.</p>
<h2 class="p1"><b>Kat Malikleri Kurulu Karar Almazsa Ne Yapılabilir?</b></h2>
<p class="p1"><span class="Apple-converted-space"> </span>Kat malikleri kurulunda güçlendirme kararı çıkmazsa kat maliklerinden biri<span class="Apple-converted-space">  </span>KMK<span class="Apple-converted-space">  </span>33. Maddesi uyarınca hakimin müdahalesi isteğiyle Sulh Hukuk mahkemesine başvurabilir, mahkeme aracılığıyla proje hazırlatılır ve<span class="Apple-converted-space">  </span>Kat Mülkiyeti Kanununun 35. maddesinin (d) bendi uyarınca anataşınmazın korunması, onarımı ve bakımının yöneticinin görevleri arasında olduğu, yöneticinin bu işi kat maliklerinden toplayacağı avansla yapacağı dikkate alınarak bilirkişinin saptayacağı güçlendirme maliyetinin kat maliklerinden (davacı da dahil) avans niteliğinde olarak Kanunun 20/b maddesi uyarınca arsa payları oranında toplanması, masrafların daha fazla olması halinde kalan kısmın da kat maliklerinden alınması suretiyle onarımı yapması bu proje kapsamında güçlendirme yapılması mümkündür. Bu avans ve bedelleri ödemeyen kat maliklerinden ayrıca dava açılarak bu bedeller tahsil edilebilir.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<h2 class="p1"><b>Depreme dayanıklılık testi nerede yaptırılır?</b></h2>
<p class="p1">Binasının depreme dayanıklılığını test ettirmek isteyen kişi ya da yönetici Belediye, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Teknik üniversiteler ve Yapı denetim firmalarına başvurabilir. <span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p class="p1">Bu yazıda binaların nasıl güçlendirileceğine dair bilgi vermeye çalıştık. Binanın Riskli yapı olarak tespit edilmesi halinde işleyecek süreç tamamen farklı olup bu konuyu RİSKLİ YAPI başlıklı makalemizden okuyabilir ve süreç hakkında bilgi almak için ofisimizin gayrimenkul konusunda uzman avukatlarından bilgi alabilirsiniz.</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bina-guclendirme-karari-nasil-alinir/">Bina Güçlendirme Kararı Nasıl Alınır?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bina-guclendirme-karari-nasil-alinir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
