<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aile &amp; Miras Hukuku - Aykut Hukuk Danışmanlık</title>
	<atom:link href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/k/aile-miras-hukuku/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 25 Apr 2025 19:32:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/06/favicon.png</url>
	<title>Aile &amp; Miras Hukuku - Aykut Hukuk Danışmanlık</title>
	<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mirastan Yoksunluk Nedir?</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/mirastan-yoksunluk-nedir/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/mirastan-yoksunluk-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[efe]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Mar 2025 09:56:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile & Miras Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=1073</guid>

					<description><![CDATA[<p>MİRASTAN YOKSUNLUK NEDİR? Mirastan çıkarma ve mirastan yoksunluk farklı iki kavramdır. Mirastan çıkarmada miras bırakan, aile dayanışmasının zedelendiği hallerde saklı pay mirasçısını mirasından uzaklaştırmak için ölüme bağlı bir tasarrufta bulunur. Mirastan yoksunluk hallerinde ise miras bırakanın herhangi bir tasarrufta bulunması gerekmez. Mirastan yoksunluk, yasal mirasçıların, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden mirasçı sıfatını kaybetmelerini ifade [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/mirastan-yoksunluk-nedir/">Mirastan Yoksunluk Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>MİRASTAN YOKSUNLUK NEDİR?</h1>
<p>Mirastan çıkarma ve mirastan yoksunluk farklı iki kavramdır. Mirastan çıkarmada miras bırakan, aile dayanışmasının zedelendiği hallerde saklı pay mirasçısını mirasından uzaklaştırmak için ölüme bağlı bir tasarrufta bulunur. Mirastan yoksunluk hallerinde ise miras bırakanın herhangi bir tasarrufta bulunması gerekmez.</p>
<p>Mirastan yoksunluk, yasal mirasçıların, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden mirasçı sıfatını kaybetmelerini ifade etmektedir. Bunun için mirasbırakanın herhangi bir şekilde ölüme bağlı tasarrufta bulunmasına gerek yoktur. Yani kanunda öngörülen hallerin varlığı halinde mirasçı, mirasçılık sıfatını kaybedecektir.</p>
<p>Aşağıda belirtilen kimseler,</p>
<p>1.Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenler</p>
<p>2.Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak sürekli şekilde ölüme bağlı tasarruf yapamayacak duruma getirenler</p>
<p>3.Mirasbırakanın ölüme bağlı bir tasarruf yapmasını veya böyle bir tasarruftan dönmesini aldatma,<span class="Apple-converted-space">  </span>zorlama veya korkutma yoluyla sağlayanlar ve engelleyenler</p>
<p>4.Mirasbırakanın artık yeniden yapamayacağı bir durumda ve zamanda ölüme bağlı bir tasarrufu kasten ve hukuka aykırı olarak ortadan kaldıranlar veya bozanlar</p>
<p>Mirasçı olamayacakları gibi; ölüme bağlı tasarrufta herhangi bir hak da edinemezler. Mirastan yoksunluk ancak mirasbırakanın affıyla ortadan kalkar.</p>
<p>Cezaların şahsiliği ilkesi gereğince mirastan yoksunluk şahsidir. Yani yalnız mirastan yoksun olan kişiyi etkiler. Mirastan yoksun olanın altsoyu, mirasbırakandan önce ölen kişinin altsoyu gibi mirasçı olur.</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/mirastan-yoksunluk-nedir/">Mirastan Yoksunluk Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/mirastan-yoksunluk-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boşanma Davalarında Af</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanma-davalarinda-af/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanma-davalarinda-af/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[efe]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Aug 2024 12:48:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile & Miras Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=1023</guid>

					<description><![CDATA[<p>BOŞANMA DAVALARINDA HANGİ OLAYLAR AF OLARAK KABUL EDİLİR? TMK 161. Madde de düzenlenen Zina ve 162. Maddede düzenlenen hayata kast,pek kötü ve onur kırıcı davranış nedeniyle açılan boşanma davalarında af hususu açıkça düzenlenmiş olup, maddede af eden eşin dava hakkı olmadığı belirtilmiştir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile açılan davalarda, af konusu madde de açıkça [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanma-davalarinda-af/">Boşanma Davalarında Af</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>BOŞANMA DAVALARINDA HANGİ OLAYLAR AF OLARAK KABUL EDİLİR?</b></p>
<p>TMK 161. Madde de düzenlenen Zina ve 162. Maddede düzenlenen hayata kast,pek kötü ve onur kırıcı davranış nedeniyle açılan boşanma davalarında af hususu açıkça düzenlenmiş olup, maddede af eden eşin dava hakkı olmadığı belirtilmiştir.</p>
<p>Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile açılan davalarda, af konusu madde de açıkça düzenlenmemiştir. Ancak Yargıtay uygulamalarına göre, affa uğradığı kabul edilen davranışlar nedeniyle karşı tarafa kusur yüklenmesi mümkün değildir.</p>
<p><b>YARGITAY UYGULAMALARINA GÖRE NELER AF OLARAK KABUL EDİLİR?</b></p>
<p><b>-Taraflar boşanma davasında kusur olarak dayandıkları olaydan sonra barışmış ve evlilik birliği devam etmişse bu olaylara kusur olarak dayanamazlar.<span class="Apple-converted-space"> </span></b></p>
<p><i>“Her ne kadar mahkemece davalı erkek eşin, eşine şiddet uyguladığı, eşine ve ailesine hakaret ettiği sabit kabul edilse de, taraflar meydana gelen bu olaylardan sonra barışmış, ayrı bir eve taşınarak evlilik birliğini devam ettirmişlerdir. Davacı, davalının kusurlu davranışlarını affetmiş, en azından hoşgörü ile karşılamıştır.” 2. Hukuk Dairesi <span class="Apple-converted-space">        </span>2014/16705 E.<span class="Apple-converted-space">  </span>,<span class="Apple-converted-space">  </span>2015/2460 K.</i></p>
<p><b>-Barışma niyetini dile getiren, eşini sevdiğini beyan eden, ortak yaşama dönme çağrısında bulunan eş o tarihe kadar ki kusurlu davranışları af ermiş sayılır. Yargıtay bu konuda barışma girişimi ile af konusunu birbirinden ayırt etmekte olup sadece barışma girişimi olan olaylar af olarak kabul edilmemektedir.</b></p>
<p><i>“…. mesaj içerikleri ve mesajda kullanılan ifadeler nazara alındığında, davalı-karşı davacı kadının eşinin kusurlu eylemlerini açıkça affettiği, eşinden ayrılmak istemediği, birlikte yaşamaya devam etmek istediği, hatta eşinin kendisini affetmesini beklediği, bu yönde talepte bulunduğu sabittir. Mesaj içerikleri barışma girişiminin ötesinde açıkça af iradesini yansıtmakta olup, mesajlar davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasından sonra kadın tarafından eşine gönderilmiştir. O halde davalı-karşı davacı kadın tarafından, dava ve karşı davada iddia edilen hususlar affedilmiş en azından hoşgörü ile karşılanmıştır. Bu sebeple davalı-karşı davacı kadının mesajlarından önceki hususlar davacı-karşı davalı erkeğe kusur olarak yüklenilemez.”</i> <i>2. Hukuk Dairesi <span class="Apple-converted-space">        </span>2022/1714 E.<span class="Apple-converted-space">  </span>,<span class="Apple-converted-space">  </span>2022/7684 K.</i></p>
<p><b>-Eşlerin kusur olarak dayandıkları olaylardan sonra evliliği sürdürmek için aynı konutta yaşamaya devam etmelerini af olarak kabul etmektedir.</b></p>
<p><i>“….. davalı-karşı davacı erkeğe kusur olarak yüklenen “Eşini darp ettiği” vakıasından sonra tanık Nebiye beyanından anlaşıldığı üzere tarafların bir arada yaşamaya devam ettikleri, bu nedenle bu vakıanın kadın tarafından affedildiğinin, en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulü gerekeceğinden,</i> <i>2. Hukuk Dairesi <span class="Apple-converted-space">        </span>2020/1896 E.<span class="Apple-converted-space">  </span>,<span class="Apple-converted-space">  </span>2020/3269 K.”</i></p>
<p><b>-Açılan boşanma davasından feragat edilmesi halinde feragat tarihinden önceki olaylar af edilmiş sayılmaktadır. Ancak anlaşmalı boşanma davasından feragat, af olarak kabul edilmemektedir.</b></p>
<p><i>“…..-Davalı-davacı kadın davasından feragat ettiğine göre erkeğin kusurlu davranışlarını affettiği, en azından hoşgörü ile karşıladığının kabulü gerekmektedir. Affedilen veya hoş görülen olaylar erkeğe kusur olarak yüklenemez.” 2. Hukuk Dairesi <span class="Apple-converted-space">        </span>2022/1032 E.<span class="Apple-converted-space">  </span>,<span class="Apple-converted-space">  </span>2022/3434 K.</i></p>
<p><b>-Eşin eve dönmesi için terk ihtarı çekmek , ihtardan önce gerçekleşen olayların af edildiği anlamına gelir.</b><span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p><i>“…&#8230; Eşine terk ihtarında bulunan taraf; varsa, eşinin ihtar tarihine kadar olan bütün kusurlu davranışlarını affetmiş en azından hoşgörüyle karşılamış sayılır. Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesine dayalı olarak açılan bir davadan önce, eşlerden biri tarafından, yukarıda belirtilen nitelikte gönderilmiş bir terk ihtarı mevcut ise; ihtar eden, eşinin ihtar tarihinden önceki kusurlu davranışlarına boşanma sebebi olarak dayanamaz.” 2. Hukuk Dairesi <span class="Apple-converted-space">        </span>2013/8770 E.<span class="Apple-converted-space">  </span>,<span class="Apple-converted-space">  </span>2013/23271 K.</i></p>
<p><b>-Eşlerin boşanma davalarında kusur olarak dayandıkları olaylardan sonra birlikte tatile çıkmaları, otelde kalmaları gibi durumlarda, bu olayları af ettikleri kabul edilmektedir</b><i>.</i></p>
<p><i>“…….</i> <i>tarafların 2012 yılından beri ayrı yaşadıkları ve ayrı yaşama döneminde 2016 tarihinde aynı otelde kaldıkları, bu hale göre de var ise karşılıklı birbirlerine yönelik önceki kusurları affettikleri, en azından hoşgörü ile karşıladıkları, bu tarihten sonra gerçekleşen başkaca bir kusurun varlığının da ispat edilemediği anlaşılmaktadır.</i> “<i>2. Hukuk Dairesi <span class="Apple-converted-space">        </span>2021/6658 E.<span class="Apple-converted-space">  </span>,<span class="Apple-converted-space">  </span>2021/8169 K.</i></p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanma-davalarinda-af/">Boşanma Davalarında Af</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanma-davalarinda-af/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boşanmanın Ferisi Niteliğindeki Nafaka ve Tazminatlar Ne Zaman İcra Edilebilir Hale Gelir?</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanmanin-ferisi-niteligindeki-nafaka-ve-tazminatlar-ne-zaman-icra-edilebilir-hale-gelir/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanmanin-ferisi-niteligindeki-nafaka-ve-tazminatlar-ne-zaman-icra-edilebilir-hale-gelir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[efe]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 May 2024 12:43:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile & Miras Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=1034</guid>

					<description><![CDATA[<p>Boşanmanın Ferisi Niteliğindeki Nafaka ve Tazminatlar Ne Zaman İcra Edilebilir Hale Gelir? HMK m.367/2 de belirtildiği üzere “Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.” Dolayısıyla, kural olarak boşanma ilamıyla birlikte hükmedilen tazminat ve nafakalar, boşanma kararının feri niteliğinde olmaları nedeniyle boşanma ilamı kesinleşmeden icra edilemez. Ancak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanmanin-ferisi-niteligindeki-nafaka-ve-tazminatlar-ne-zaman-icra-edilebilir-hale-gelir/">Boşanmanın Ferisi Niteliğindeki Nafaka ve Tazminatlar Ne Zaman İcra Edilebilir Hale Gelir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Boşanmanın Ferisi Niteliğindeki Nafaka ve Tazminatlar Ne Zaman İcra Edilebilir Hale Gelir?</h1>
<p>HMK m.367/2 de belirtildiği üzere “Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.”</p>
<p>Dolayısıyla, kural olarak boşanma ilamıyla birlikte hükmedilen tazminat ve nafakalar, boşanma kararının feri niteliğinde olmaları nedeniyle boşanma ilamı kesinleşmeden icra edilemez.</p>
<p>Ancak bazı durumlarda taraflar boşanma kararı yönünden hükmü istinaf veya temyiz etmeyip sadece diğer yönlerden (kusur belirlemesi, tazminat ve nafakalar ) kanun yoluna başvurabilirler. Bu durumda boşanma kararına karşı kanun yoluna başvuruldu ise hükmün tamamı bakımından kesinleşme ve hükmün icrası ertelenecektir. Ancak hükmün boşanma kararı yönünden kesinleşmesi halinde, kararda belirtilen boşanmanın ferisi niteliğindeki alacaklar için ayrıca kesinleşme aranmaksızın icra takibi yapılabilir.</p>
<h3>Buna ilişkin Yargıtay kararını aşağıda paylaşıyoruz.</h3>
<p>“Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; aleyhine başlatılan ilamlı icra takibinde dayanak ilamın boşanma davasına ilişkin olduğunu, ilamın boşanma yönünden kesinleştiğini ancak tazminat ve nafaka yönünden borçlunun temyizi nedeniyle kesinleşmediğini ve kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağını ileri sürerek takibin iptalini istemiş, mahkemece, aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamların kesinleşmeden infaz edilemeyeceği gerekçesi ile şikayetin kabulüne ve takibin iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.</p>
<p>HUMK&#8217;nin 443/4. (HMK&#8217;nin 367/2.) maddesi gereğince aile ve şahsın hukuku ile ilgili hükümler kesinleşmedikçe takibe konu edilemez. Ayrıca, boşanma kararının &#8220;eklentisi&#8221; olan (yoksulluk) ve (iştirak) nafakası da aynı kurala tabi olup, icra takibine konu edilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir. Bir başka anlatımla boşanma hükmü kesinleşmiş ise, eklentilerin (Yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat vs.) infaz edilmesi için kararın, eklentiler yönünden de kesinleşmesi gerekmez.</p>
<p>Somut olayda; icra takibinin dayanağı olan ilam, boşanma ilamının fer&#8217;isi olan maddi ve manevi tazminat ile iştirak ve yoksulluk nafakasına ilişkin olup, boşanma hükmü tarafların kararı temyiz etmemesi üzerine 02.06.2015 tarihinde kesinleşmiştir.</p>
<p>Boşanma hükmünün 02.06.2015 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle, feri kalemler yönünden 19.06.2015 tarihinde yapılan takipte bir usulsüzlük bulunmamaktadır.</p>
<p>O halde, mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.</p>
<p>SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK&#8217;nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA),” 12. Hukuk Dairesi <span class="Apple-converted-space">        </span>2018/4469 E.<span class="Apple-converted-space">  </span>,<span class="Apple-converted-space">  </span>2018/10618 K.</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanmanin-ferisi-niteligindeki-nafaka-ve-tazminatlar-ne-zaman-icra-edilebilir-hale-gelir/">Boşanmanın Ferisi Niteliğindeki Nafaka ve Tazminatlar Ne Zaman İcra Edilebilir Hale Gelir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanmanin-ferisi-niteligindeki-nafaka-ve-tazminatlar-ne-zaman-icra-edilebilir-hale-gelir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eşler Arasındaki Yasal Mal Rejimi</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/esler-arasindaki-yasal-mal-rejimi/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/esler-arasindaki-yasal-mal-rejimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[efe]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Apr 2024 10:29:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile & Miras Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=1031</guid>

					<description><![CDATA[<p>EŞLER ARASINDAKİ YASAL MAL REJİMİ TEK TARAFLI OLARAK DEĞİŞTİRİLEBİLİR Mİ? Kural olarak eşler evlenirken kendi aralarında ayrı bir mal rejimini seçmemişlerse yasa gereği edinilmiş mal rejimine tabi olurlar. Eşler kural olarak yasal mal rejiminden tek taraflı olarak dönemezler. Mal rejimini değiştirebilmeleri için kendi aralarında anlaşmaları ve yeni bir mal rejimi sözleşmesi yapmaları gerekir. Ancak mevcut [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/esler-arasindaki-yasal-mal-rejimi/">Eşler Arasındaki Yasal Mal Rejimi</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><b>EŞLER ARASINDAKİ YASAL MAL REJİMİ TEK TARAFLI OLARAK DEĞİŞTİRİLEBİLİR Mİ?</b></h1>
<p>Kural olarak eşler evlenirken kendi aralarında ayrı bir mal rejimini seçmemişlerse yasa gereği edinilmiş mal rejimine tabi olurlar. Eşler kural olarak yasal mal rejiminden tek taraflı olarak dönemezler. Mal rejimini değiştirebilmeleri için kendi aralarında anlaşmaları ve yeni bir mal rejimi sözleşmesi yapmaları gerekir.</p>
<p>Ancak mevcut mal rejiminin devamının eşlerden birinin beklenen hakkına zarar vermesi halinde, bu eşe TMK m. 206 ile mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesini talep hakkı verilmiştir. Kanunun da ki düzenleme aşağıda ki şekildedir.</p>
<p><span class="Apple-converted-space"> </span>Madde 206 – Haklı bir sebep varsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine, mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebilir.</p>
<p>Özellikle aşağıdaki hallerde haklı bir sebebin varlığı kabul edilir:</p>
<p>1. Diğer eşe ait malvarlığının borca batık veya ortaklıktaki payının haczedilmiş olması,</p>
<p>2. Diğer eşin, istemde bulunanın veya ortaklığın menfaatlerini tehlikeye düşürmüş olması,</p>
<p>3. Diğer eşin, ortaklığın malları üzerinde bir tasarruf işleminin yapılması için gereken rızasını haklı bir sebep olmadan esirgemesi,</p>
<p>4. Diğer eşin, istemde bulunan eşe malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması,</p>
<p>5. Diğer eşin sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olması.</p>
<p>Eşlerden biri ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun ise, onun yasal temsilcisi de bu sebebe dayanarak mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilir.</p>
<p>Kanunun metninden anlaşılacağı üzere sayılan bu sebepler kanunda yazılanlarla sınırlı değildir. Hakim her somut olayda haklı bir nedenin var olup olmadığını değerlendirecektir. Yargıtay kararları incelendiğinde, örneğin ortak birikim ile alınan evin veya arabanın eşin rızası ve bilgisi dışında satılması, diğer eşe haber vermeden aileyi etkileyecek ekonomik kararlar alınması, eşlerden biri hakkında ceza ve tazminat davaları açılması vs. gibi sebepler haklı neden olarak kabul edilmiştir.</p>
<h2><b>HAKLI NEDENİN KABULÜ HALİNDE MAHKEME NE KARAR VERECEKTİR?</b></h2>
<p>TMK 206. Madde gereğince dava açan eş tarafından haklı nedenin varlığı kabul edilirse, mahkeme eşler arasındaki mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verir. Kararın kesinleşmesi ile birlikte eşler arasındaki<span class="Apple-converted-space">  </span>mevcut mal rejimi dava tarihinden itibaren kendiliğinden sona erer ve eşler mal ayrılığına geçmiş sayılır.</p>
<h2><b>ÖRNEK YARGITAY KARARI</b></h2>
<p><i>Davacı koca 31.12.2002 tarihinde açtığı dava ile; karısıyla ayrı yaşadıklarını, boşanmaya kararlı olduğunu, katılma rejiminin kendisi için külfet getireceğini ileri sürerek, eşiyle aralarındaki mal rejiminin 1.1.2002 tarihinden itibaren &#8220;Mal Ayrılığı Rejimi&#8221; olduğuna karar verilmesini istemiştir.</i></p>
<p><i>Dosyadaki kanıtlara göre; tarafların 1985 yılında evlendikleri, davacı kocanın 15.11.2000 tarihinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayanarak açtığı boşanma davasının; başka kadınla ilişkisi bulunduğu ve karısını dövmesi nedeniyle tam kusurlu bulunarak reddedildiği, bu kararın 29.1.2002 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Kocanın devlet memuru olarak çalıştığı, düzenli geliri ve taşınmaz malı bulunduğu, davalı kadının ise ev hanımı olduğu, geliri ve malvarlığının bulunmadığı da dosya kapsamıyla sabittir.</i></p>
<p><i>4721 sayılı Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği 1.1.2002 tarihinden önce evlenmiş eşler arasında; 1.1.2002 tarihine kadar, daha önceden tabi oldukları mal rejimi devam eder. Eşler, 1.1.2002 tarihinden başlayarak başka bir mal rejimini seçmedikleri taktirde, 1.1.2002 tarihinden geçerli olmak üzere, yeni kanunun yasal mal rejimi olarak kabul ettiği &#8220;Edinmiş Mallara Katılma Rejimini&#8221; seçmiş sayılırlar (4722 Sayılı Kanun m. 10/1).</i></p>
<p><i>Eşler arasındaki mat rejimi; eşlerden birinin ölümü, evliliğin iptali, boşanma başka bir mal rejiminin kabulüyle sona ereceği gibi mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hallerinde, dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.(TMK. m. 206, 225).</i></p>
<p><i>Temyiz İncelemesine konu olan davada; mahkeme kararıyla mal ayrılığı rejimine geçilmesini (TMK. m. 206) isteyen davacı, diğer eşin malvarlığının borca batık olması, ortaklıktaki payının haczedilmiş olması ve benzeri sebeplerden biriyle ortaklığın menfaatlerini tehlikeye düşürdüğünü kanıtlayamamıştır. Tek başına, eşlerin fiilen ayrı yaşıyor olmaları Türk Medeni Kanununun 206. maddesi uyarınca haklı sebep olarak yorumlanıp mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi için yeterli değildir. Bunun kabulü; kendi kusurlu davranışıyla ayrı yaşamaya neden olan eşin; diğer eşin ileride doğabilecek katılma alacağı hakkını ortadan kaldırmasına olanak tanımak sonucunu doğurur. Bu ise, hiç kimsenin kendi kusurlu davranışıyla kendi lehine sonuç elde edemeyeceğine yönelik temel hukuk ilkesine aykırı olur.</i></p>
<p><i>Açıklanan nedenlerle kanıtlanamayan davanın reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.</i> <i>2. Hukuk Dairesi 2005/3039 E., 2005/6149 K.</i></p>
<p><i>“</i> <i>Davacı &#8230; vekili, evlilik birliği içinde tarafların ortak gelirleri ile arsa alınıp üzerine beş katlı bina yapılarak tapuda bu taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, tarafların fiilen on yıldan fazla süredir ayrı olup davacının Türkiye&#8217;de davalının ise yurtdışında yaşadığını, evliliğin kayden devam ettiğini, taşınmazdaki dairelerin ve dükkanların davacı tarafından kiraya verilmesine davalı tarafça engel olunduğunu ve kira gelirlerinin tamamının davalı tarafından alındığını, davacının ise emekli maaşı ile geçinmeye çalıştığını izah ederek taraflar arasında mal ayrılığı rejimine geçilmesini ve taşınmazın 1/2 hissesinin davacı adına tescilini talep etmiştir.</i></p>
<p><i>Davalı &#8230; vekili, ortada henüz bir boşanma davası bulunmadığını, tarafların evli olduklarını, davalının uzun yıllar yurt dışında çalışması ile arsayı satın alıp üzerine binayı inşa ettirdiğini, davacının hiçbir katkısı olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.</i></p>
<p><i>Mahkemece, taraflar arasında evliliğin halen sürdüğü, edinilmiş mallara katılma rejiminde eşler ayni mal talep edemeyeceklerini ve yasadan doğan alacak hakkı bulunduğunu, öte yandan TMK&#8217;nun 206 maddesinde de haklı bir sebebinin varlığı halinde eşlerden birinin istemi üzerine mal rejiminin mal ayrımına dönüşmesine karar verileceği hüküm altına alındığını, ancak davacı tarafından dosyaya haklı bir neden sunulmadığını, özellikle Yargıtay uygulamaları dikkate alındığında eşlerin edinilmiş mallara katılma rejiminde ayni mal talebine ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerektiği, eşin ancak bir alacak hakkı olduğunun açıkça belirtildiğini, bu nedenle tapu iptali ile 1/2&#8217;sinin davacı adına tesciline ilişkin davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.</i></p>
<p><i>Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, TMK 206. maddesi uyarınca olağanüstü mal rejimine geçiş ve mal rejiminin tasfiyesi ile tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. TMK 206. maddesinde haklı bir sebep varsa hakimin, eşlerden birinin istemi üzerine, mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebileceği düzenlenmiştir.</i></p>
<p><i>Mahkemece; yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamının hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf; dava ve cevaba cevap dilekçelerinde 1986 yılında eşindende katkı alarak kendi parası ile satın aldığı ve inşaatını yaptığı taşınmazın tapusunun davalı adına tescil edildiğini, yine davacı tarafından 1994 yılından itbaren arsa üzerine inşa edilen taşınmazın inşaat bedelleri ödendiğini, tarafların uzun yıllardır ayrı yaşadıklarını, dava konusu taşınmazdaki dükkanların ve dairelerin kira gelirlerinin davalı tarafından alındığını açıklayarak mal ayrılığı rejimine geçilmesini ve davacının büyük emeklerle çalışmasının karşılığı olarak aldığı ve inşa ettirdiği bu taşınmazın 1/2 tapu kaydının davacı adına tescilini talep etmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde davacı tarafça bildirilen tanıklar dinlenmesine rağmen; davacının talebinin, özellikle TMK 206/4 bendindeki &#8221; Diğer eşin, istemde bulunan eşe malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması,&#8221; koşulların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıntısı ile sorulup tutanağa geçirilmeyerek karar verildiği anlaşılmaktadır.</i></p>
<p><i>Mahkemece yapılacak iş, davacı tanıkları yeniden usulüne uygun şekilde dinleyerek tanıklardan davacı tarafın iddia ettiği hususların ayrıntılı olarak sorulup belirlenmeye çalışılması, 1965 yılında evlenen tarafların uzun yıllardan beri ayrı ülkelerde yaşıyor oldukları ve TMK 206 maddesindeki haklı sebeplerin örnekleme yoluyla sayıldığı gözetilerek davacı tarafın ilk talebi olan mal ayrılığı rejimine geçiş hakkında öncelikle karar verilmesi, oluşacak kanaate göre de tasfiye isteği hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesidir. Mahkemece, yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme hüküm tesisi bozma nedeni yapılmıştır.</i></p>
<p><i>SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK&#8217;nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA”</i> <i>8. Hukuk Dairesi <span class="Apple-converted-space">        </span>2016/12480 E.<span class="Apple-converted-space">  </span>,<span class="Apple-converted-space">  </span>2018/2048 K.</i></p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/esler-arasindaki-yasal-mal-rejimi/">Eşler Arasındaki Yasal Mal Rejimi</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/esler-arasindaki-yasal-mal-rejimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boşanma Davalarında İhtiyati Tedbir</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanma-davalarinda-ihtiyati-tedbir/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanma-davalarinda-ihtiyati-tedbir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[efe]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Apr 2024 14:12:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile & Miras Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=1028</guid>

					<description><![CDATA[<p>BOŞANMA DAVALARINDA İHTİYATİ TEDBİR VEYA İHTİYATİ HACİZ KARARI VERİLEBİLİR Mİ? Boşanma davalarında en çok sorulan sorulardan biri de boşanma davası sonrasında kazanılacak nafaka ve tazminatları güvence altına alabilmek için ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz kararı alınabilir mi sorusudur. 6100 sayılı HMK yürürlüğe girmeden önce yürürlükte olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 101/4. Maddesinde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanma-davalarinda-ihtiyati-tedbir/">Boşanma Davalarında İhtiyati Tedbir</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><b>BOŞANMA DAVALARINDA İHTİYATİ TEDBİR VEYA İHTİYATİ HACİZ KARARI VERİLEBİLİR Mİ?</b></h1>
<p>Boşanma davalarında en çok sorulan sorulardan biri de boşanma davası sonrasında kazanılacak nafaka ve tazminatları güvence altına alabilmek için ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz kararı alınabilir mi sorusudur.</p>
<p>6100 sayılı HMK yürürlüğe girmeden önce yürürlükte olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 101/4. Maddesinde “ayrılık veya boşanma davası üzerine Kanunu Medeni mucibince icap eden muvakkat tedbirlerin ittihazına” karar verebileceği düzenlemesi bulunduğundan boşanma davası açılınca ihtiyati tedbir kararı verilebiliyordu. Ancak 6100 sayılı HMK nun yürürlüğe girmesinden sonra HMK 389. Madde de yer alan “uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir” hükmü gereğince artık mahkemeler boşanma davalarında ihtiyati tedbir taleplerini reddetmektedir.</p>
<p>Bu kararlara karşı istinaf yolu açık olmakla birlikte, Bölge Adliye Mahkemeleri de boşanma davalarında üzerine tedbir konulacak malvarlıklarının uyuşmazlık konusu olmaması nedeniyle ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini benimsemiş olup buna ilişkin birçok karar mevcuttur. Yani boşanma davasındaki boşanmaya karar verilmesi halinde hükmedilmesi mümkün olan boşanmaya bağlı tazminat ve nafaka haklarının temin etmek için de olsa dava konusu olmayan ve eş üzerne kayıtlı bulunan taşınmazlar üzerine tedbir konulamaz Yargıtayın bir kararını aşağıda örnek olarak paylaşıyoruz.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>“<i>Hüküm, davacı tarafından 19.11.2012 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara karar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle ihtiyati tedbir kararının uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğinin (HMK. md. 389/1) ve ihtiyati tedbir konulması istenen malların somut olayda uyuşmazlığın konusunu oluşturmadığının anlaşılmasına göre sonucu itibarıyla doğru olan hükmün ONANMASINA</i>,” 2. Hukuk Dairesi <span class="Apple-converted-space">        </span>2013/11635 E.<span class="Apple-converted-space">  </span>,<span class="Apple-converted-space">  </span>2013/16158 K.</p>
<p>Ancak boşanma davalarında malvarlıkları üzerine ihtiyati tedbir konulmaması nedeniyle eşler, ileride hak kaybına uğramamak için aslında boşanma davasının kesinleşmesi sonrasında görülebilir hale gelen mal rejimi davalarını, boşanma davaları ile birlikte açarak ihtiyati tedbir kararı alabilmektedir.</p>
<h2><b>BOŞANMA DAVALARINDA İHTİYATİ HACİZ KARARI VERİLİR Mİ?</b></h2>
<p>İhtiyati hacize ilişkin hükümler İcra İflas Kanunu m.257 de düzenlenmiş olup Yargıtayın önce ki uygulamalarında, boşanma davalarında talep edilen tazminat talepleri için ihtiyati haciz kararı verilebiliyordu. Ancak daha sonra yargıtay bu kararından dönmüş ve İhtiyati Haciz kararlarına karşı istinaf kanunu yolu uygulamasına gidilmesinden sonra da BAM hukuk daireleri,<span class="Apple-converted-space">  </span>“ vadesi gelmiş bir boçtan”<span class="Apple-converted-space">  </span>söz edilemeyeceği gerekçesiyle boşanma davalarında ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğine karar vermeye başlamışlardır. Ancak<span class="Apple-converted-space">  </span>borçlunun İİK 257. Maddesinde düzenlenen kötü niyetli davranışlarının tespit edilmesi halinde, örneğin mallarını kaçırmaya veya kendisi kaçmaya kalkışırsa ihtiyati haciz kararı verilebileceğini düşünmekteyiz. Aşağıda boşanma davalarında ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğine ilişkin örnek bir karar paylaşıyoruz.</p>
<p>“ <i>İcra ve İflas Kanununun 257. maddesi; &#8220;Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malların ve alacaklar ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir&#8221; hükmünü taşımaktadır. Aynı maddenin 2. fıkrası ise; &#8220;Vadesi gelmemiş borçlar için ise belli koşulları taşıması halinde&#8221; ihtiyati haciz kararı verilebileceğini belirtmektedir. Davacı-karşı davalı kadının gerek rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş, gerekse henüz vadesi gelmemiş bir para borcu alacağından bahsedilmesi mümkün değildir. Buna göre davalı-karşı davacı erkeğin taşınmazları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.” </i>2. Hukuk Dairesi <span class="Apple-converted-space">        </span>2016/6596 E.<span class="Apple-converted-space">  </span>,<span class="Apple-converted-space">  </span>2017/13236 K.</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanma-davalarinda-ihtiyati-tedbir/">Boşanma Davalarında İhtiyati Tedbir</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanma-davalarinda-ihtiyati-tedbir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boşanma Davalarında Hangi Olaylar Af Olarak Kabul Edilir?</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanma-davalarinda-hangi-olaylar-af-olarak-kabul-edilir/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanma-davalarinda-hangi-olaylar-af-olarak-kabul-edilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[efe]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Mar 2024 00:11:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile & Miras Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=1024</guid>

					<description><![CDATA[<p>BOŞANMA DAVALARINDA HANGİ OLAYLAR AF OLARAK KABUL EDİLİR? TMK 161. Madde de düzenlenen Zina ve 162. Maddede düzenlenen hayata kast,pek kötü ve onur kırıcı davranış nedeniyle açılan boşanma davalarında af hususu açıkça düzenlenmiş olup, maddede af eden eşin dava hakkı olmadığı belirtilmiştir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile açılan davalarda, af konusu madde de açıkça [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanma-davalarinda-hangi-olaylar-af-olarak-kabul-edilir/">Boşanma Davalarında Hangi Olaylar Af Olarak Kabul Edilir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><b>BOŞANMA DAVALARINDA HANGİ OLAYLAR AF OLARAK KABUL EDİLİR?</b></h1>
<p>TMK 161. Madde de düzenlenen Zina ve 162. Maddede düzenlenen hayata kast,pek kötü ve onur kırıcı davranış nedeniyle açılan boşanma davalarında af hususu açıkça düzenlenmiş olup, maddede af eden eşin dava hakkı olmadığı belirtilmiştir.</p>
<p>Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile açılan davalarda, af konusu madde de açıkça düzenlenmemiştir. Ancak Yargıtay uygulamalarına göre, affa uğradığı kabul edilen davranışlar nedeniyle karşı tarafa kusur yüklenmesi mümkün değildir.</p>
<h2><b>YARGITAY UYGULAMALARINA GÖRE NELER AF OLARAK KABUL EDİLİR?</b></h2>
<h3><b>-Taraflar boşanma davasında kusur olarak dayandıkları olaydan sonra barışmış ve evlilik birliği devam etmişse bu olaylara kusur olarak dayanamazlar.<span class="Apple-converted-space"> </span></b></h3>
<p><i>“Her ne kadar mahkemece davalı erkek eşin, eşine şiddet uyguladığı, eşine ve ailesine hakaret ettiği sabit kabul edilse de, taraflar meydana gelen bu olaylardan sonra barışmış, ayrı bir eve taşınarak evlilik birliğini devam ettirmişlerdir. Davacı, davalının kusurlu davranışlarını affetmiş, en azından hoşgörü ile karşılamıştır.” 2. Hukuk Dairesi <span class="Apple-converted-space">        </span>2014/16705 E.<span class="Apple-converted-space">  </span>,<span class="Apple-converted-space">  </span>2015/2460 K.</i></p>
<h3><b>-Barışma niyetini dile getiren, eşini sevdiğini beyan eden, ortak yaşama dönme çağrısında bulunan eş o tarihe kadar ki kusurlu davranışları af ermiş sayılır. Yargıtay bu konuda barışma girişimi ile af konusunu birbirinden ayırt etmekte olup sadece barışma girişimi olan olaylar af olarak kabul edilmemektedir.</b></h3>
<p><i>“…. mesaj içerikleri ve mesajda kullanılan ifadeler nazara alındığında, davalı-karşı davacı kadının eşinin kusurlu eylemlerini açıkça affettiği, eşinden ayrılmak istemediği, birlikte yaşamaya devam etmek istediği, hatta eşinin kendisini affetmesini beklediği, bu yönde talepte bulunduğu sabittir. Mesaj içerikleri barışma girişiminin ötesinde açıkça af iradesini yansıtmakta olup, mesajlar davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasından sonra kadın tarafından eşine gönderilmiştir. O halde davalı-karşı davacı kadın tarafından, dava ve karşı davada iddia edilen hususlar affedilmiş en azından hoşgörü ile karşılanmıştır. Bu sebeple davalı-karşı davacı kadının mesajlarından önceki hususlar davacı-karşı davalı erkeğe kusur olarak yüklenilemez.”</i> <i>2. Hukuk Dairesi <span class="Apple-converted-space">        </span>2022/1714 E.<span class="Apple-converted-space">  </span>,<span class="Apple-converted-space">  </span>2022/7684 K.</i></p>
<h3><b>-Eşlerin kusur olarak dayandıkları olaylardan sonra evliliği sürdürmek için aynı konutta yaşamaya devam etmelerini af olarak kabul etmektedir.</b></h3>
<p><i>“….. davalı-karşı davacı erkeğe kusur olarak yüklenen “Eşini darp ettiği” vakıasından sonra tanık Nebiye beyanından anlaşıldığı üzere tarafların bir arada yaşamaya devam ettikleri, bu nedenle bu vakıanın kadın tarafından affedildiğinin, en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulü gerekeceğinden,</i> <i>2. Hukuk Dairesi <span class="Apple-converted-space">        </span>2020/1896 E.<span class="Apple-converted-space">  </span>,<span class="Apple-converted-space">  </span>2020/3269 K.”</i></p>
<h3><b>-Açılan boşanma davasından feragat edilmesi halinde feragat tarihinden önceki olaylar af edilmiş sayılmaktadır. Ancak anlaşmalı boşanma davasından feragat, af olarak kabul edilmemektedir.</b></h3>
<p><i>“…..-Davalı-davacı kadın davasından feragat ettiğine göre erkeğin kusurlu davranışlarını affettiği, en azından hoşgörü ile karşıladığının kabulü gerekmektedir. Affedilen veya hoş görülen olaylar erkeğe kusur olarak yüklenemez.” 2. Hukuk Dairesi <span class="Apple-converted-space">        </span>2022/1032 E.<span class="Apple-converted-space">  </span>,<span class="Apple-converted-space">  </span>2022/3434 K.</i></p>
<h3><b>-Eşin eve dönmesi için terk ihtarı çekmek , ihtardan önce gerçekleşen olayların af edildiği anlamına gelir.</b><span class="Apple-converted-space"> </span></h3>
<p><i>“…&#8230; Eşine terk ihtarında bulunan taraf; varsa, eşinin ihtar tarihine kadar olan bütün kusurlu davranışlarını affetmiş en azından hoşgörüyle karşılamış sayılır. Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesine dayalı olarak açılan bir davadan önce, eşlerden biri tarafından, yukarıda belirtilen nitelikte gönderilmiş bir terk ihtarı mevcut ise; ihtar eden, eşinin ihtar tarihinden önceki kusurlu davranışlarına boşanma sebebi olarak dayanamaz.” 2. Hukuk Dairesi <span class="Apple-converted-space">        </span>2013/8770 E.<span class="Apple-converted-space">  </span>,<span class="Apple-converted-space">  </span>2013/23271 K.</i></p>
<h3><b>-Eşlerin boşanma davalarında kusur olarak dayandıkları olaylardan sonra birlikte tatile çıkmaları, otelde kalmaları gibi durumlarda, bu olayları af ettikleri kabul edilmektedir</b><i>.</i></h3>
<p><i>“…….</i> <i>tarafların 2012 yılından beri ayrı yaşadıkları ve ayrı yaşama döneminde 2016 tarihinde aynı otelde kaldıkları, bu hale göre de var ise karşılıklı birbirlerine yönelik önceki kusurları affettikleri, en azından hoşgörü ile karşıladıkları, bu tarihten sonra gerçekleşen başkaca bir kusurun varlığının da ispat edilemediği anlaşılmaktadır.</i> “<i>2. Hukuk Dairesi <span class="Apple-converted-space">        </span>2021/6658 E.<span class="Apple-converted-space">  </span>,<span class="Apple-converted-space">  </span>2021/8169 K.</i></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanma-davalarinda-hangi-olaylar-af-olarak-kabul-edilir/">Boşanma Davalarında Hangi Olaylar Af Olarak Kabul Edilir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanma-davalarinda-hangi-olaylar-af-olarak-kabul-edilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boşanma Davası Sırasında Eşin Ölümü</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanma-davasi-sirasinda-esin-olumu/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanma-davasi-sirasinda-esin-olumu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[efe]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Mar 2024 21:08:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile & Miras Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=1020</guid>

					<description><![CDATA[<p>BOŞANMA DAVASI SIRASINDA EŞLERDEN BİRİNİN ÖLÜMÜ HALİNDE MİRASÇILAR DAVAYA DEVAM EDEBİLİR Mİ? Kural olarak boşanma davası açma hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olup bizzat kullanılması gereken bir haktır. Ancak TMK m.181/2 uyarınca boşanma davasının devamı sırasında eşlerden birinin ölümü halinde mirasçılara da boşanma davasını kusur tespiti açısından devam ettirme hakkı tanınmıştır. Kanunda ki düzenleme [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanma-davasi-sirasinda-esin-olumu/">Boşanma Davası Sırasında Eşin Ölümü</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><b>BOŞANMA DAVASI SIRASINDA EŞLERDEN BİRİNİN ÖLÜMÜ HALİNDE MİRASÇILAR DAVAYA DEVAM EDEBİLİR Mİ?</b></h1>
<p>Kural olarak boşanma davası açma hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olup bizzat kullanılması gereken bir haktır. Ancak TMK m.181/2 uyarınca boşanma davasının devamı sırasında eşlerden birinin ölümü halinde mirasçılara da boşanma davasını kusur tespiti açısından devam ettirme hakkı tanınmıştır. Kanunda ki düzenleme aşağıda ki şekildedir.</p>
<p><i>TMK m. 181: (1) Boşanan eşler, bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamazlar ve boşanmadan önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça, kaybederler.</i></p>
<p><i>(2) Boşanma davası devam ederken, ölen eşin mirasçılarından birisinin davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması hâlinde de yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır. Ölen eşin mirasçıları arasında zorunlu dava arkadaşlığı yoktur; mirasçıların yalnızca birinin davaya devam etmesi yeterlidir.</i></p>
<h2><b>DAVANIN DEVAMI SIRASINDA EŞLERDEN BİRİNİN ÖLÜMÜ HALİNDE MAHKEME NE YAPAR?</b></h2>
<p>Ölümle birlikte mahkeme tarafından, ölen eşin mirasçılarına davayı takip edip etmeyeceklerinin sorulması amacıyla tebligat çıkarılır.</p>
<p>Mirasçılar davaya kusur yönünden devam etmek istemezse, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.</p>
<p>Yargılama sonucunda, sağ kalan eşin kusurlu olduğu yönünde karar verilirse, sağ kalan eş, ölen eşin mirasçısı olamaz</p>
<p>Mahkemece sağ kalan eşin kusurlu olmadığı yönünde hüküm kurulursa, sağ kalan eş, ölen eşin mirasçısı olabilecektir.</p>
<h2><b>MİRASÇILARIN HEP BİRLİKTE HAREKET ETMESİ GEREKİR Mİ?</b></h2>
<p>Sağ kalan eşin kusurlu olup olmadığının tespitini mirasçılardan sadece birinin istemesi yeterli olup tüm mirasçıların birlikte hareket etme zorunluluğu yoktur.</p>
<h2><b>SAĞ KALAN EŞİN KUSURU NASIL İSPAT EDİLİR?</b></h2>
<p>Boşanma davası sırasında eşlerden biri vefat ederse, ölen eşin mirasçıları davayı kaldığı yerden devam ettirecektir. Yani ölüm, dilekçeler aşaması ve delil sunma aşaması bittikten sonra gerçekleşmişse mirasçılar yeniden delil sunamazlar. Ancak ölen eş tarafından sunulan delillerin toplanmasını talep edebilirler. Ancak ölüm, henüz delillerin sunulmasından önce gerçekleşmişse mirasçılar delil ve tanık ismi bildirebilecektir.</p>
<h2><b>MAHKEME NASIL KARAR VERİR?</b></h2>
<p>Mirasçıların devam ettiği davanın sonunda mahkeme, “evlilik ölümle sonuçlandığından boşanma konusunda karar verilmesine yer olmadığına”, sağ kalan eşin kusurlu olduğunun ispatı halinde “sağ kalan eşin kusurlu olduğuna” kusurun ispat edilememesi halinde ise “sağ kalan eşin kusuru bulunmadığının tespitine” karar verecektir.</p>
<h2><b>ÖRNEK YARGITAY KARARI</b></h2>
<p><i>Nüfus kaydına göre, davacı erkek &#8230;’in kadının temyiz başvurusundan sonra, hüküm henüz kesinleşmeden (11.05.2022 tarihinde) öldüğü anlaşılmaktadır. Bu halde evlilik ölümle sona ermiş, boşanma davası konusuz kalmıştır. Bu itibarla; boşanma yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve sağ kalan eşin kusurunun tespiti yönünden de, davacı erkek mirasçılarına TMK m. 181/2. maddesi uyarınca sağ kalan eşin kusurunun tespiti bakımından davaya devam edip etmeyecekleri sorularak sonucu uyarınca karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. YARGITAY 2. HD<span class="Apple-converted-space"> </span></i><i>2022/2809 E, 2022/5043K)</i></p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanma-davasi-sirasinda-esin-olumu/">Boşanma Davası Sırasında Eşin Ölümü</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/bosanma-davasi-sirasinda-esin-olumu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İddet Müddeti Nedir?</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/iddet-muddeti-nedir/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/iddet-muddeti-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[efe]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jan 2024 09:15:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile & Miras Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=997</guid>

					<description><![CDATA[<p>İDDET MÜDDETİ (BEKLEME SÜRESİ) NEDİR? İddet müddeti, evliliği sona eren kadının, yeniden evlenmek için beklemek durumunda kaldığı süre olup Türk Medeni Kanunu nun  132. Maddesinde düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunumuzun 132. Maddesine Göre:&#8221;Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmedikçe evlenemez. Doğurmakla süre biter.  Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/iddet-muddeti-nedir/">İddet Müddeti Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><b>İDDET MÜDDETİ (BEKLEME SÜRESİ) NEDİR?</b></h1>
<p>İddet müddeti, evliliği sona eren kadının, yeniden evlenmek için beklemek durumunda kaldığı süre olup Türk Medeni Kanunu nun<span class="Apple-converted-space">  </span>132. Maddesinde düzenlenmiştir.</p>
<p>Türk Medeni Kanunumuzun 132. Maddesine Göre:&#8221;Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmedikçe evlenemez.</p>
<p>Doğurmakla süre biter.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hâllerinde mahkeme bu süreyi kaldırır.&#8221;</p>
<p>Bu madde, evliliği ölümle veya boşanma ile sona eren kadının, hamile olması ihtimaline binaen soy bağında karışıklık olmaması amacıyla düzenlenmiştir.</p>
<p>İddet müddeti, boşandıktan sonra kadının yeniden evlenmesine ilişkin olarak getirilmiş olan, kanundan kaynaklı bir kısıtlamadır ve boşanma sonrasında yalnızca kadın açısından söz konusu olmaktadır. Yani evliliği sona eren bir erkeğin yeniden evlenmesi için belli bir süre bekleme şartı yoktur.</p>
<h2><b>İDDET MÜDDETİ NE KADARDIR?</b></h2>
<p>Bir kadının eşinin ölmesi veya eşinden boşanmış olması halinde yeniden evlenebilmesi için evliliğin sona erdiği tarihten itibaren 300 gün geçmesi gerekir. Yani iddet müddeti 300 gündür. Bu süre, mahkeme tarafından çiftin boşanmasına karar verilmesiyle değil, verilmiş olan bu kararın kesinleşmesiyle başlayacaktır.</p>
<h2><b>İDDET MÜDDETİ NASIL KALDIRILIR?</b></h2>
<p>İddet müddetinin kaldırılması için<span class="Apple-converted-space">  </span>kadının yerleşim yeri mahkemesinde iddet müddetinin kaldırılması davası açılır. Bu dava hasımsız olarak açılacaktır. Mahkeme kadının hamile olmadığını tespit için hastaneye sevk eder ve kadının hamile olmadığı resmi doktor raporuyla tespit edilirse iddet müddetini kaldırır. Evliliği sona eren eşler yeniden evlenmek istiyorsa rapora gerek olmadan iddet müddeti kaldırılır.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<h2><b>İDDET MÜDDETİNİN KALDIRILMASI DAVASINDA YETKİLİ VE GÖREVLİ MAHKEME HANGİSİDİR?</b></h2>
<p>İddet süresinin kaldırılması için açılacak olan davada görevli mahkeme, aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemeleri, aile mahkemesi sıfatıyla bu davalara bakar.</p>
<p>İddet müddetinin kaldırılması davasında yetkili mahkeme ise, kadının yerleşim yeri mahkemesi olacaktır.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<h2><b>İDDET MÜDDETİNİN KALDIRILMASI DAVASI NE KADAR SÜRER?</b></h2>
<p>Bu süre mahkemelerin yoğunluğuna göre değişmekle birlikte çekişmesiz yargı işi olduğundan yaklaşık bir hafta veya bir ay aralığında sonuçlanmaktadır.</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/iddet-muddeti-nedir/">İddet Müddeti Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/iddet-muddeti-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vasiyetname Nedir? Nasıl Düzenlenir?</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/vasiyetname-nedir-nasil-duzenlenir/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/vasiyetname-nedir-nasil-duzenlenir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[efe]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Dec 2023 12:14:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile & Miras Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=979</guid>

					<description><![CDATA[<p>VASİYETNAME NEDİR? NASIL DÜZENLENİR? Vasiyetname, miras bırakanın son istek ve arzuları ile mirasının paylaşım esaslarını belirleyen yazılı belge veya sözlü beyandır. Vasiyetname resmi memur (noter, hakim vs.) önünde yapılabileceği gibi miras bırakanın kendi el yazısı ile veya koşulları varsa sözlü beyan yolu ile de geçerli bir şekilde yapılabilir. Ölüme bağlı tasarruflardan en önemlisi vasiyetnamedir. VASİYETNAME [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/vasiyetname-nedir-nasil-duzenlenir/">Vasiyetname Nedir? Nasıl Düzenlenir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="p1"><b>VASİYETNAME NEDİR? NASIL DÜZENLENİR?</b></h1>
<p class="p1">Vasiyetname, miras bırakanın son istek ve arzuları ile mirasının paylaşım esaslarını belirleyen yazılı belge veya sözlü beyandır. Vasiyetname resmi memur (noter, hakim vs.) önünde yapılabileceği gibi miras bırakanın kendi el yazısı ile veya koşulları varsa sözlü beyan yolu ile de geçerli bir şekilde yapılabilir. Ölüme bağlı tasarruflardan en önemlisi vasiyetnamedir.</p>
<h2 class="p1"><b>VASİYETNAME DÜZENLEYEBİLMENİN ŞARTLARI NELERDİR?</b></h2>
<p class="p1">Vasiyetname yapabilmek için öncelikle on beş yaşını doldurmuş olmak ve ayrıt etme gücüne sahip olmak gerekir (MK.m.502). Vasiyetname yapılırken miras bırakanın uyması gereken şekil kuralları ile bazı sınırlamalar bulunmaktadır.</p>
<h2 class="p1"><b>VASİYETNAME KAÇ ŞEKİLDE DÜZENLENEBİLİR?</b></h2>
<p class="p1">Resmi vasiyetname (MK m.532-537),El yazılı vasiyetname (MK m.538),Sözlü vasiyetname (MK m.539-341) olmak üzere üç şekilde düzenlenebilir.</p>
<h2 class="p1"><b>RESMİ VASİYETNAME NEDİR?</b></h2>
<p class="p1">Uygulamada en çok karşılaşılan vasiyetname şekli resmi vasiyetname olup aslında en doğru yöntem de vasiyetnamenin yazılı şekilde düzenlenmesidir. Resmi vasiyetname TMK 532 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.</p>
<p class="p1">Resmi vasiyetname, resmi memur tarafından iki tanığın katılmasıyla düzenlenir. Vasiyetnameyi düzenleyecek resmi memur; Sulh hakimi, noter veya kanunda kendisine yetki verilmiş diğer bir görevli olabilir. Mirasbırakan, arzularını resmi memura bildirir. Bunun üzerine memur, vasiyetnameyi yazar veya yazdırır ve okuması için mirasbırakana verir. Vasiyetname, mirasbırakan tarafından okunup imzalanır. Memur vasiyetnameyi tarih koyarak imzalar. Daha sonra mirasbırakan, vasiyetnameyi okuduğunu, bunun son arzularını içerdiğini memurun huzurunda iki tanığa beyan eder. Tanıklar, bu beyanın kendi önlerinde yapıldığını ve mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar. Vasiyetname içeriğinin tanıklara bildirilmesi zorunlu değildir. Vasiyet eden okuma yazma bilmiyorsa<span class="Apple-converted-space">  </span>vasiyet eden beyanlarını resmi memura bildirir ve resmi memur bu beyanlara uygun olarak vasiyetname metnini hazırlar. Bu metni iki tanık huzurunda vasiyet edene okur. Okuma işlemini bizzat resmi memur yapmak zorundadır. Metin okunduktan sonra vasiyet eden bunun isteklerine uygun olduğunu beyan eder ve bunun üzerine tanıklar da metnin kendi huzurlarında vasiyetçiye okunduğunu ve bunun vasiyetçi tarafından uygun bulunduğunu, vasiyetçinin vasiyet yapmaya ehil olduğunu yazarak şerh ederler ve metni imzalarlar. Ardından resmi memur da tarih yazarak metni imzalar (MK m.535).</p>
<h2 class="p1"><b>Vasiyetname Düzenlenirken Kimler Tanık Olamaz?</b></h2>
<p class="p1">TMK 536. Maddesi gereğinceFiil ehliyeti bulunmayanlar,Kamu hizmetinden yasaklılar,Okur-yazar olmayanlar,Miras bırakanın eşi, alt ve üst soy kan hısımları, kardeşleri, bunların eşleri vasiyetnamenin düzenlenmesine tanık veya memur olarak katılamazlar.</p>
<p class="p1">. Ayrıca resmi vasiyetname ile; vasiyetname düzenlenmesine katılan resmi memur veya tanıklar, bunların alt soy-üst soy hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşlerine bir kazandırmada bulunulamaz (MK. m.536/ll).</p>
<h2 class="p1"><b>El Yazısı İle Vasiyetname Nedir? Nasıl Yapılır?</b></h2>
<p class="p1">El yazılı vasiyetname MK m.538 de düzenlenmiştir. Medeni Kanuna göre el yazısı ile yapılan vasiyetnamede; tarih ve imza dahil metnin tümünün vasiyetçinin el yazısı ile yazılması zorunludur. Bu vasiyetname türü ancak okuma-yazma bilen kişilerce yapılabilir..</p>
<p class="p1">El yazılı vasiyetname düzenlendikten sonra, muhafazası içim açık veya kapalı olarak notere, Sulh hakimine bırakılabilir.</p>
<h2 class="p1"><b>Sözlü Vasiyetname Nedir? Nasıl Yapılır?</b></h2>
<p class="p1">Sözlü vasiyetname, ancak olağanüstü durumlarda düzenlenebilir (MK m. 539-541).</p>
<h2 class="p1"><b>Vasiyetnamenin Açılması Nasıl Yapılır?</b></h2>
<p class="p1">Vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın, tesliminden başlayarak bir ay içinde miras bırakanın yerleşim yeri Sulh hakimi tarafından açılır. Vasiyetname açılırken bilinen mirascılar ve diğer ilgililer açılması sırasında diledikleri takdirde hazır bulunmak üzere çağrılır ve okunur. (TMK.md.596) Vasiyetnamede vasiyeti yerine getirme görevlisi atanmış ise, Sulh Hakimi tarafından bu görev kendisine bildirilir. (TMK.m.550/3) Vasiyetnamenin açılışını müteakip mirasta hak sahibi her birine, vasiyetnamenin kendilerine ilişkin kısımlarının onaylı bir örneği tebliğ olunur. (TMK.md.597) Lehlerine karşılıksız kazandırma yapılan kimselerin ve mirasçıların adresleri belli değilse kendilerine vasiyet ilanen tebliğ edilir. (TMK.md.597/2) Sulh Hakimi vasiyetnamenin kendisine teslimini müteakip gerekli koruma önlemlerini alır, olanak varsa ilgilileri dinleyerek yasal mirasçılara terekenin geçici olarak teslimine yahut resmen yönetilmesine karar verir. (TMK.md.595/3) Kendilerine belirli bir şey vasiyet edilen kimse (vasiyet alacaklısı) bu vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona, yoksa yasal ve atanmış mirasçılara karşı vasiyet edilen şeyin teslimini veya hakkın devrini dava etme hakkına sahiptirler</p>
<p class="p1">Sulh hukuk mahkemesi hakiminin görevi vasiyetnameyi açmak, okumak ve ilgililere tebliğ etmektir. Bunun dışında Sulh Hakimi, eda hükmü içeren karar veremez. Vasiyetname Sulh hakimince açılıp okunmadıkça doğrudan tapuya götürülerek işlem yapılamaz.</p>
<h2 class="p1"><b>Vasiyetnamenin Açılmasında Görevli Mahkeme Hangisidir?</b></h2>
<p class="p1">Vasiyetnamenin açılması davasında görevli mahkeme, vasiyet edenin son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesidir.</p>
<h2 class="p1"><b>Vasiyetnamenin Tenfizi Nedir?</b></h2>
<p class="p1">Vasiyetnamenin tenfizi ise vasiyetnamenin açılıp itiraza uğramadığı veya yapılan itirazların sonuçsuz kaldığının tespit edilmesidir.<span class="Apple-converted-space">  </span>Vasiyet ile bırakılan mal varlığının vasiyet alacaklıları adına hüküm ve tescili vasiyetnamenin okunması ile kendiliğinden olmaz. Bunun için tüm mirasçıların anlaşması gerekir, mirasçılar vasiyetnameyi yerine getirmekten kaçınırsa lehine vasiyetname yapılan kişi vasiyetnamenin tenfizi için dava açmalıdır. Vasiyetnamenin tenfizi için vasiyetnamenin iptali için öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi gerekir. Vasiyetnamenin tenfizi davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk mahkemesidir.</p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/vasiyetname-nedir-nasil-duzenlenir/">Vasiyetname Nedir? Nasıl Düzenlenir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/vasiyetname-nedir-nasil-duzenlenir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vesayet (Vasi Tayini) Nedir?</title>
		<link>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/vesayet-vasi-tayini-nedir/</link>
					<comments>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/vesayet-vasi-tayini-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hosteva]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Apr 2023 10:38:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile & Miras Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aykuthukukdanismanlik.com/?p=767</guid>

					<description><![CDATA[<p>VESAYET (VASİ TAYİNİ ) NEDİR? “Vesayet”, küçüklerin ve kısıtlıların (mahcurların) korunması amacıyla, özel hukukta düzenlenen ve bir kamu hizmeti niteliği gösteren kurumdur. “Vasi” ise yasanın öngördüğü durumlarda, küçüklük ve kısıtlılık (hacir) nedeniyle bu tür kişilerin yararlarını korumak üzere sulh yargıcı tarafından atanan kanunî temsilciye denir (Ejder YILMAZ; Hukuk Sözlüğü, 2005, s.729 ve 739). KİMLERE VASİ [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/vesayet-vasi-tayini-nedir/">Vesayet (Vasi Tayini) Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><b>VESAYET (VASİ TAYİNİ ) NEDİR?</b></h1>
<p><span style="font-weight: 400;">“Vesayet”, küçüklerin ve kısıtlıların (mahcurların) korunması amacıyla, özel hukukta düzenlenen ve bir kamu hizmeti niteliği gösteren kurumdur. “Vasi” ise yasanın öngördüğü durumlarda, küçüklük ve kısıtlılık (hacir) nedeniyle bu tür kişilerin yararlarını korumak üzere sulh yargıcı tarafından atanan kanunî temsilciye denir (Ejder YILMAZ; Hukuk Sözlüğü, 2005, s.729 ve 739).</span></p>
<h2><b>KİMLERE VASİ ATANIR? (VESAYETİ GEREKTİREN HALLER NELERDİR?</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Kimlere vasi tayin edileceği TMK 404 ve devamı maddelerinde tek tek belirtilmiştir. Vesayeti gerektiren haller aşağıda belirtilen hallerdir.</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Yaş küçüklüğü: </b><span style="font-weight: 400;">TMK 404. Maddesine göre velayet altında olmayan her küçük vesayet altına alınır. Bazı hallerde küçüğün anne ve babası vefat etmiş veya gaipliklerine karar verilmiş veya hükümlü olmaları nedeniyle velayet haklarını kullanacak durumda olmayabilirler. İşte bu durumda olan 18 yaşından küçüklere vasi tayin edilmesi zorunludur. Görevlerini yaparken bu durumu öğrenen nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler bu durumu yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadır.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Akıl hastalığı ve akıl zayıflığı:</b> <span style="font-weight: 400;">Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. Bu durumda ilgili kişiler vasi tayin edilmesi için yetkili vesayet dairesine vasi tayin talebinde bulunabilirler.</span><span style="font-weight: 400;"> </span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmi sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. (Ek 2. cümle: 06.12.2019 – 7196 S.K/Madde 52) Bu raporun tanzimi için gerektiğinde 436 ncı madde hükümleri uygulanır. Hakim, karar vermeden önce, kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir.</span></p>
<ul>
<li aria-level="1"><b>Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim: </b><span style="font-weight: 400;">TMK 406. Madde gereğince</span> <span style="font-weight: 400;">Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.</span></li>
<li style="list-style-type: none;">
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Özgürlüğü bağlayıcı ceza : </b><span style="font-weight: 400;">Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her ergin kısıtlanır. Cezayı yerine getirmekle görevli makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür. </span></li>
</ul>
</li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><b>İstek üzerine: </b><span style="font-weight: 400;">Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir. Bu durumda mahkeme kısıtlanmak istenen kişiyi dinlemeden kısıtlama kararı veremez.</span></li>
</ul>
<h2><b>VESAYET DAVASI USULÜ NASILDIR?</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">TMK’nın 409/1. maddesine göre savurganlık, alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı ve kötü yönetimi veya isteği bağlı kısıtlama hallerinde, kısıtlanması söz konusu olan kişinin dinlenmesi zorunludur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İkinci fıkrasına göre ise, bir kişinin akıl hastalığı ve akıl zayıflığı sebepleriyle kısıtlanması için, resmi sağlık kurulu raporu alınmış olmalıdır. Hâkim, bu sebeplerle kısıtlama kararı vermeden önce, kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir.  Bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. Hâkim, karar vermeden önce, kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir.</span></p>
<h2><b>VESAYET KARARININ İLANI</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">TMK’nın 410. maddesinin birinci fıkrasına göre, kısıtlama kararı kesinleşince, kısıtlının hem nüfusa kayıtlı olduğu yerde, hem de yerleşim yerinde hemen ilan edilir. Kısıtlama kararı kesinleşince hemen kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan olunur. Kısıtlama, iyiniyetli üçüncü kişileri ilandan önce etkilemez. </span></p>
<h2><b>VESAYET DAVASI YETKİLİ VE GÖREVLİ MAHKEME HANGİSİDİR?</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Vesayet işlerinde yetkili mahkeme, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki mahkemedir. Görevli mahkeme ise Sulh Hukuk Mahkemesi (vesayet makamı) olarak düzenlenmiştir. Vesayete ilişkin davalar, basit yargılama usulüne tabi olup hasımsız olarak açılmaktadır. Basit yargılama usulüne tabi olduğundan adli tatil boyunca süreler işleyecek ve bu davalar adli tatilde görülebilecektir.</span></p>
<h2><b>KİMLER VASİ OLABİLİR?</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Vasi olacak kimsenin TMK m. 413/I uyarınca; ergin ve vesayet işlerini görmeye ehil olması gerekir. Bununla birlikte vasi olacak kimsede, vesayete engel sebeplerden birinin bulunmaması gerekir. Vasi atanacak kişinin, kısıtlanacak olan kimsenin mallarını idare edecek, onun bakım ve korunmasını sağlayabilecek güç ve yetenekte olması gerekir. “Kısıtlılar, kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler, menfaati kendisine vasi atanacak kişinin menfaati ile önemli ölçüde çatışanlar veya onunla aralarında düşmanlık bulunanlar, ilgili vesayet daireleri ve yargıçları’’ vasi olarak atanamazlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Mahkeme haklı sebepler olmadıkça vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini vasi olarak tayin eder. Yerleşim yerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler vasi tayininde göz önünde tutulur. </span></p>
<h2><b>VASİLİKTEN KAÇINMA HALLERİ NELERDİR?</b><span style="font-weight: 400;"> </span></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşağıdaki kişiler vasiliği kabul etmeyebilirler:</span></p>
<ol>
<li><span style="font-weight: 400;"> Altmış yaşını doldurmuş olanlar,</span></li>
</ol>
<p><span style="font-weight: 400;">2.Bedensel engelleri veya sürekli hastalıkları sebebiyle bu görevi güçlükle yapabilecek olanlar,</span></p>
<ol start="3">
<li><span style="font-weight: 400;"> Dörtten çok çocuğun velisi olanlar,</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Üzerinde vasilik görevi olanlar,</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Bakanlar Kurulu üyeleri, hakimlik ve savcılık mesleği mensupları.</span></li>
</ol>
<h2><b>KİMLER VASİ OLAMAZ?</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşağıdaki kişiler vasi olamazlar:</span></p>
<ol>
<li><span style="font-weight: 400;"> Kısıtlılar,</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler,</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Menfaati kendisine vasi atanacak kişinin menfaati ile önemli ölçüde çatışanlar veya onunla aralarında düşmanlık bulunanlar,</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> İlgili vesayet daireleri hakimleri.</span></li>
</ol>
<h2><b>VASİLİKTEN KAÇINMA VE VASİLİĞE İTİRAZ NASIL YAPILIR?</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Vasiliğe atanan kişi, bu durumun kendisine tebliğinden başlayarak on gün içinde vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İlgili olan herkes, vasinin atandığını öğrendiği günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Vesayet makamı, vasilikten kaçınma veya itiraz sebebini yerinde görürse yeni bir vasi atar; yerinde görmediği takdirde, bu konudaki görüşü ile birlikte gerekli kararı vermek üzere durumu denetim makamına bildirir.</span></p>
<h2><b>VESAYET MAKAMINDAN İZİN ALINMASI GEREKEN HALLER NELERDİR?</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Vesayet makamından izin alınması gereken belli başlı durumlar vardır. Bu hallerde Sulh Hukuk Mahkemesine başvurularak izin alınması gerekmektedir. Vesayet mahkemesinden izin alınan durumlar şu şekilde sıralanabilir:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ödünç verme ve alma</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kambiyo taahhüdü altına girme</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yönetim sınırlarını aşan yapı işleri</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Taşınmaz alım ve satımı</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Vesayet altındaki kişinin bir meslek veya sanatla uğraşması</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çıraklık sözleşmesi yapılması</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Borç ödemeden aciz beyanı</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mal rejimi ve miras sözleşmelerine ilişkin düzenlemeler</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin değişti</span></p><p>The post <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com/vesayet-vasi-tayini-nedir/">Vesayet (Vasi Tayini) Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.aykuthukukdanismanlik.com">Aykut Hukuk Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aykuthukukdanismanlik.com/vesayet-vasi-tayini-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
