Aile & Boşanma Hukuku

Anasayfa » Hizmet » Aile & Boşanma Hukuku

Aykut Hukuk & Danışmanlık olarak ulusal ve uluslararası düzeyde anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları ve mal rejimleri, evlenmeye izin, evlat edinme, nafaka davaları ve velayet başta olmak üzere Medeni Kanun kapsamında Aile Hukuku’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklar ile yabancı mahkemelerde verilen kararların tenfizi gibi konularda müvekkillerimize çözüm odaklı hizmet vermekteyiz.

Boşanma Hukuku alanında faaliyet gösteren Aykut Hukuk & Danışmanlık Bürosu çalışmalarını İzmir / Bayraklı’daki ofisinde yürütmektedir. Boşanma davalarında, Boşanma Avukatı olarak İzmir ve genelinde hukuki danışmanlık hizmeti vermekteyiz. Boşanma Avukatı olarak müvekkillerimizin hak kayıpları yaşamadan en kısa sürede davalarını sonuçlandırmalarına yardımcı olmayı hedefliyoruz. Alanında uzman, deneyimli ve tecrübeli boşanma avukatı kadromuzla boşanma davaları başta olmak üzere aile hukukunun tüm alanlarında müvekkillerimize destek vermekteyiz. Amacımız etik kurallar içerisinde sizlere sonuca ulaştıracak çözümler üretmektir. Boşanma avukatı arıyorsanız İzmir başta olmak üzere Türkiye genelinden bizler ile iletişime geçebilirsiniz.

En İyi Boşanma Avukatı

Aykut Hukuk Bürosu olarak uzman boşanma avukatı ekibimizle yalnızca boşanma davasının açılması ve yürütülmesi işlerini değil eş zamanlı olarak çiftlerin evlenmeden önce ve evlendikten sonra evlilik sözleşmelerinin ve mal ayrılığı sözleşmelerinin hazırlanması, süreçle ilgili tarafların sözleşmelerin imzalanmasından önce bilgilendirilmesi iş ve işlemlerini de yürütmekteyiz. En iyi avukat, sizin için en iyi olduğunu düşündüğünüz avukattır. Vekalet ilişkisi güven esasına dayanır ve bu anlamda güveneceğiniz bir boşanma avukatı sizi en doğru sonuca en kısa sürede ulaştırmayı hedefleyen en iyi avukattır. İki çeşit boşanma davası vardır.

  • Anlaşmalı Boşanma
  • Çekişmeli Boşanma

Anlaşmalı Boşanma Davası

Anlaşmalı boşanma davalarında; taraflar, boşanmanın tüm sonuçları üzerinde anlaşmaya varmıştır. Nafaka, velayet, mal paylaşımı gibi konularda taraflar sürecin nasıl neticeleneceğini özgürce kararlaştırabileceklerdir. Bu durumda anlaşmaya ilişkin bir anlaşmalı boşanma protokolü oluşturulacaktır. Devamında açılacak dava ile tarafların hazır bulunduğu tek celsede dava neticelenebilecektir.

Anlaşmalı Boşanma İçin Gerekli Şartlar Nelerdir?

  • Anlaşmalı boşanma davası açabilmek için evlilik en az 1 yıl sürmüş olmalıdır. Aksi takdirde mahkeme tarafından evlilik birliğinin temelden sarsılmış olup olmadığını araştırarak karar verilecektir.
  • Eşlerin birlikte dava açmaları veya bir eşin açtığı anlaşmalı boşanma davasının diğer eş tarafından kabul edilmesi gerekir.
  • Eşler arasında bir protokol hazırlanarak dava açılırken veya ilk duruşmaya kadar mahkemeye sunulması gerekir.

Çekişmeli Boşanma Davası

Çekişmeli boşanma davalarında ise taraflar boşanmanın sonuçları hususunda anlaşma sağlayamamışlardır ve Mahkeme yapılacak yargılama neticesinde boşanmada daha fazla kusurlu olan tarafın kim olduğunu, müşterek çocukların velayetinin kime verileceğini, nafaka bağlanıp bağlanmayacağını ve bağlanacaksa bunun miktarının ne kadar olacağını, varsa diğer tüm taleplerin ne şekilde karara bağlanacağını değerlendirecektir. Çekişmeli boşanma davasında tanıklar dinlenir ve tarafların sunduğu tüm deliller değerlendirilir.

Boşanma Kararı Ne Zaman Verilir?

Boşanma kararının verilebilmesinde davanın türü önem arz eder. Buna göre anlaşmalı boşanma davasında dava tek celsede sonuçlanabilecekken çekişmeli boşanma davalarında süre genellikle daha uzun olmaktadır. Bu durum mahkemelerin yoğunluğuna göre değişir. Anlaşmalı boşanma davasında duruşma günü her iki eşin de bizzat duruşmaya katılması gerekir. Hakim ilk duruşmada eşleri dinledikten sonra protokoldeki hususlar uyarınca boşanmaya karar verebilir. Protokolde anlaşılmayan, eksik, hatalı hususların varlığı halinde taraflara/eşlere sorarak iradelerini öğrenip tutanağa geçirerek buna göre karar verebilir. Boşanma kararının yazılması biraz süre alacaktır. Bu süre 1 (bir) ayı bulabilmektedir. Sonrasında mahkemeden kararı alıp istinaf etmeyeceğinizi belirtmeniz halinde karar kesinleşir ve mahkeme tarafından nüfus müdürlüğüne yazı yazılarak boşanma bildirilir. Çekişmeli boşanma davalarında ise; taraflardan biri boşanmak istemeyebilir veya herhangi bir konu üzerinde anlaşmaya varılmadığından, dava çekişmeye gitme durumunda kalmış olabilir. Çekişmeli boşanma davaları uzun süren davalardır bu kapsamda çekişmeli boşanma davaları 1-1,5 yıl gibi bir sürede karara çıkabilmektedir. Tabii tarafların yargılama neticesinde yerel mahkemece verilen karar itiraz edebilmesi mümkündür.

Boşanma Davası Nerede Açılmalıdır?

Boşanma davalarında görevli mahkemeler Aile Mahkemeleri olmakla birlikte boşanma davası, velayet davası, nafaka davası gibi dava türlerinin de Aile Mahkemelerinde açılması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 167. Maddesine göre: “boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir”. Buna göre boşanma davasının hangi yer mahkemesinde açılacağı ilgili kanun maddesi uyarınca belirlenmektedir.

Boşanma Davası Sonuçları

  • Velayet
  • Nafaka
  • Maddi ve manevi tazminat
  • Ziynet eşyaları
  • Mal paylaşımı

Boşanma Sonrası Velayet ve Velayet Avukatı

Boşanmaya karar veren çiftlerin reşit olmamış bir veya birden fazla çocuğu var ise, bu durumda çocuğun yaşam şartları göz önünde bulundurularak çocuğun kimde kalacağının belirlenmesi gerekmektedir. Velayet, çocuğun korunması ve temsil edilmesi için öngörülmüş hukuksal haklardır. Çocuğun doğru ve sağlıklı gelişimi için, ihtiyaçlarının karşılanması ve hoş görülü ortamda yetiştirilmesi gerekir. Yasal bir neden olmadıkça da velayet anne babadan alınamaz. Anne babanın evlilikleri sürdüğü müddetçe velayet anne babanın ikisine aittir. Anne babanın boşanması durumunda ise çocuğun velayetinin kime verileceği hakimin kararı ile belirlenir. Eğer anne baba evli değillerse çocuğun velayeti anneye aittir. Anne bakamayacak durumda ise veya ölmüş ise velayet babaya ya da mahkeme tarafından belirlenen vasiye verilebilir. Velayet hakkında boşanma davası içerisinde taraflar talepte bulunacaktır. Bu durumunda boşanma davanıza bakan avukatınız Aile Mahkemesinden aynı dava içerisinde velayet hakkını da talep edebilecektir.

Nafaka Nedir? Nafaka Avukatı ve Nafaka Türleri

Boşanma davası devam ederken veya boşanma işleminin sonunda maddi durumu kötüleşecek kişiye bağlanan ücrettir. Her nafaka türü için farklı şartlar gerekmektedir. Boşanma davasında velayet hakkını alan eş müşterek çocukların masrafları açısından destek sağlanması maksadıyla her bir müşterek çocuk için nafaka talep edebileceği için kendisi için de nafaka talep edebilecektir.

Tedbir Nafakası: Boşanma davası devam ederken alınabilecek nafaka türüdür. Tedbir nafakası sadece boşanma davası devam ederken alınabilir. Dava bittiğinde bu tedbir nafakası ödenmez.

İştirak Nafakası: Dava sonuçlandığı zaman ise alınabilecek nafaka çeşitlerinden biridir. İştirak nafakası müşterek çocuk(lar) için ödenen nafaka türüdür.

Yoksulluk Nafakası: Boşanmadan dolayı yoksulluğa düşecek olan ve daha az kusurlu olan tarafça talep edilebilecek nafaka türüdür. Nafakanın ne kadar olacağı, karşı tarafın sosyo-ekonomik durumuna göre, hakim tarafından belirlenir. Belirli bir zaman geçtikten sonra nafakanın günün şartlarına göre yetmemesi durumunda nafaka alacaklısı nafaka artırım davası açabilir.

Nafakanın Artırılması Davası, Nafakanın Azaltılması Davası, Nafakanın Kaldırılması Davası veya Nafakanın Uyarlanması Davası

Boşanma davasının kesinleşmesinden sonra nafaka ödemekle yükümlü olan eşin maddi durumunda olumlu veya olumsuz anlamda bir değişiklik meydana gelirse ve bu değişiklik nafaka miktarına etki edebilecek nitelikteyse nafaka alacaklısı veya borçlusu nafakanın artırılması yahut azaltılması veya tamamen kaldırılması için nafakanın uyarlanması davasını açabilecektir. Örneği nafaka ödemekle yükümlü olan nafaka borçlusunun maddi durumu kötüleşmişse ve ödemekte olduğu nafaka miktarı gelirine oranla hakkaniyete aykırı oranda yüksek bir hal almışsa bu nafaka miktarının azaltılması veya tamamen nafakanın kaldırılması için Aile Mahkemesinde dava açabilir ve nafaka miktarının azaltılmasını/kaldırılmasını isteyebilir. Aynı şekilde nafaka ödeme borcu olan kişinin mal varlığınca ciddi bir artış gerçekleşmişse nafaka alacaklısı nafakanın artırılmasını da talep edebilecektir.

Boşanmada Mal Paylaşımı

Boşanmanın getirdiği hukuksal bir sonucu da mal paylaşımıdır. Boşanma davasının neticelenip kesinleşmesinden sonra mal paylaşımına ilişkin süreç başlayacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken iki husus vardır. Birincisi boşanma davası ve mal paylaşımı davası birbirinden farklı dava türleridir ve iki ayrı dava açılması gerekir. Bir diğer konu ise mal paylaşımına konu mal varlıklarının boşanma davası devam ederken satılmasının yani bir diğer tabirle kaçırılmasının engellenmesi için mal paylaşımı davasında mahkemeden tedbir kararı alınmasıdır. Aksi takdirde mal paylaşımı davası sonuçlandığında alacaklı olan eş alacağını tahsil edebileceği bir mal varlığı bulamayacaktır. Bu konuda mal paylaşımında uzman bir avukatın desteğinin alınması hak kayıplarını önlemek açısından önem arz etmektedir. Eşler, boşanmanın getirdiği duygusal olarak ortak hareket etme durumunu ortadan kaldırdığı için ekonomik olarak ortak hareket etme durumu da ortadan kalkmış olur ve böylece boşanma sürecinde mal paylaşımı yapılırken taraflar arasındaki ortaklığın niteliği, boşanma davalarının ve mal paylaşımı davalarının konusu olmaktadır. Buna göre; eşlerin tabi oldukları yasal mal varlığı doğrultusunda boşanma sürecinde mal paylaşımı yapmaları gerekir. Mal paylaşımı eğer ki; mal paylaşım sözleşmesi yapılmış ise bu sözleşme gereğince hareket edilir. Herhangi bir sözleşme söz konusu değil ise mal rejimine göre paylaşım yapılmaktadır. Bu noktada hak kaybına uğramamak için; alanında uzman boşanma avukatı, mal paylaşımı avukatı veya nafaka avukatından hukuki danışmanlık hizmeti almanızı önemle belirtmek isteriz.

Boşanmada Ziynet Eşyaları / Altınlar

Eşler tarafından ziynet eşyası ile diğer ekonomik değerlerin (altın, para vb.) nasıl paylaşılacağına dair aralarında bir sözleşme yapılmışsa, bu sözleşme geçerli kabul edilecektir.

Taraflar arasında bu anlamda bir sözleşme olmaması halinde Yargıtay’ın Hukuk Daireleri ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK) kararına göre düğün töreni esnasında kadına takılan her türlü ziynet eşyası (çeyrek/yarım/tam altın, bilezik, takı seti vs.) ve para kadına aittir. Düğün töreninde erkeğe takılan ziynet eşyalarından  kadına özgü olanlar (bilezik, kolye, küpe, yüzük vs.) kadına; diğer ziynetler (çeyrek/yarım/tam altın gibi) ve paralar ise erkeğe aittir.

Erkek eş, kendisine takılan ve kadına özgü olan takıların -kadına ait olmadığı konusunda- yerel örf veya adetin olduğunu ispatlarsa, bu takdirde bu takı(lar) da erkeğe ait olacaktır. Örneğin; Erkeğe takılan ziynet eşyalarından bazıları erkek ve kadın tarafından kullanılabilen şeylerden ise bu şey sadece kadına özgü olmadığından -takı erkeğe takıldığı için- erkek eşe ait olacaktır.

Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat

Boşanma davasında, boşanmaya sebebiyet verecek olaylarda ve konularda daha fazla kusurlu olan taraf, daha az kusurlu veya kusursuz olan tarafa tazminat ödemek zorunda kalabilir. Maddi tazminat, boşanma davası sonrasında yeni bir hayat kuracak olması nedeniyle kişinin ihtiyaç duyacağı şeylerin masrafının karşılanması amacıyla takdir edilmektedir. Manevi tazminat ise kişinin boşanma ve boşanmaya neden olan olaylar nedeniyle duyduğu elem, keder ve ızdırabın dindirilmesi amacıyla takdir edilmektedir. Burada önemli olan ise Aile Mahkemesinde kusura ilişkin durumların delillerle ispat edilebilmesidir.

Yurtdışında Verilen Boşanma Kararlarının Tanıma ve Tenfizi

Yabancı Mahkemelerce verilen kararlar Türkiye’de kendiliğinden geçerli olmaz. Yabancı bir mahkemeden alınan kararı Türkiye’de uygulanabilir hale getirmek için yarıca bir dava açılması gerekmektedir. Örneğin yurtdışında boşanmış olan bir çift bu kararın Türkiye’de tanıma tenfizini yaptırmadıysa Türkiye’de hala evli olarak görünecektir. Bu nedenle de bir dava açılmak suretiyle ilgili kararın Türkiye’de de uygulanabilir hale getirilmesi tanınması gerekmektedir. Tanıma ve tenfiz davaları Aile Mahkemelerinde açılacaktır. Bunun için yurtdışındaki mahkemenin vermiş olduğu kararın kesinleşmesi ve kesinleşen kararın apostil şerh

Bizimle İletişime
Geçin

İletişim